İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı kocanın davacı kadına yönelik kıskanç davranışlar sergilediği, "gerizekalı mısın, aptal mısın, terbiyesiz" şeklinde hakaret ettiği, son zamanlarda eşi ile ilgilenmediği, evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, her ne kadar davacının evi terk ettiği iddia edilmişse de davacı, davalının kusurlu eylemleri sebebiyle evi terk etmekte haklı olduğu, olayların akışı karşısında davalının tam kusurlu eylemleriyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı anlaşıldığından davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin davacı anneye verilmesine, çocuk ile baba arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk yararına aylık 500,00 TL iştirak nafakasına, davacı kadın yararına 12.000,00 TL maddî ve 12.000,00 TL manevî tazminata, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
DAVA Davacı kadın dava dilekçesinde özetle; davalı erkek ile 2011 senesinde evlendikleri, evliliklerinden üç çocukları olduğu, davalının evliliklerinin ilk yıllarından bu yana çalışmadığı, evine karşı ilgisiz olduğu, kendisini defalarca darp ettiği, davalının 30'a yakın suç dosyalarının bulunduğu, bu suçların hırsızlık uyuşturucu ticareti gibi suçlar olduğu, şu anda ise uyuşturucu ticaretini yapmaktan dolayı Çorum L Tipi Kapalı Cezaevinde hükümlü olduğu, davalı ile aralarında saygı, sevgi ve güven ortamının yok olduğu belirtilerek çocukların velâyetinin kendisine verilmesini ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
DAVA 1.... kadın dava dilekçesinde; davalı eşi ile 7 yıldır evli olduklarını, bir tane ortak çocuklarının bulunduğunu, davalı eşi ile 18 aydır ayrı yaşamakta olduklarını, bu süre içerisinde erkeğin, kendisi ve çocuğu ile ilgilenmediğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk ve müvekkili yararına aylık 300.00 TL nafakaya karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.... kadın vekili karşı davaya cevap ve birleşen dava dilekçesinde; davalı eşi ile 7 yıldır evli olduklarını, bu evliliklerinden bir kızı bulunduğunu, davalı eşi ile 18 aydır ayrı yaşadıklarını beyan ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeniyle boşanmalarına, kendisi için 500,00 TL yoksulluk nafakasına ve ortak çocuk için 500,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesine, müvekkili lehine 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. II....
DAVA Davacı kadın dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı erkeğin hiçbir zaman kadına değer vermediği, birlik görevlerini yerine getirmediği kadına zina iftirasında bulunduğu, cinsel ve ekonomik ve psikolojik şiddet uyguladığı, sokağa çıkmasına ve kök ailesini ziyaret etmesine izin vermediğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 2.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve 150.000 TL maddî, 150.000 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II....
telefonuna indirmek konusunda yardım almak ve evdeki eşyalarını alıp alamayacağı konusunu danışmak için aramada bulunduğu, eşi hakkında şikayette bulunmadığı, evlilik birliğinin devamında tarafların bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, boşanmaya neden olan olaylarda davalının borçlanması, eve alkollü gelerek bağırması nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, davacının kusurunun ispat edilemediği gerekçesi ile açılan davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk ... için dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 350,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibari ile aylık 500,00 TL'ye çıkartılarak karar kesinleşinceye kadar devamına, nafakanın karar kesinleştikten sonra iştirak nafakası olarak devamına, dava tarihinden itibaren geçerli...
kadının dış görünüşüne ilişkin ağır ve rencide edici söylemlerinin olduğunu, evlilik sırasında erkeğin kendi adına araç satın aldığını, evlilik sonrasında karşı davalı erkeğin kadına kına gecesi ve düğünde takılan tüm takı, altın ve ziynet eşyasına el koyduğunu iddia ederek ve savunarak asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile, tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, müvekkili için her yıl TÜFE-ÜFE ortalaması oranında artırılarak aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 75.000,00 TL manevî tazminata; yine ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin erkekten alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
- karşı davalının soyut ve iftira niteliğindeki beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Şerefsiz, sokağa çıksana lan Şerefsiz" demek sureti ile hakaret ettiği, bu haliyle kadının tam kusurlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile tarafların evlilik biriliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, geçimsizliğe sebep olan olayların davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması nedeni ile davacı erkek yararına 15.000,00.TL manevî tazminata, kadın yararına aylık 600,00 TL tedbir nafakasına, davacının ekonomik ve sosyal durumu ve davacının mesleği olup gelirinin bulunması nedeni ile boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği, mevcut ve beklenen menfaatlerinin zarar görmeyeceği kanaat olunarak maddî tazminat talebinin reddine, erkeğin tedbir ve yoksulluk nafakası talebi bulunmaması nedeni ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B....
CEVAP Davalı karşı davalı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı kadının sürekli kavga ve tartışma çıkardığını, müvekkilinden ayrı yattığını, evden ayrıldığını, başkası ile gayriresmi birlikteliğinden bir çocuğu olduğunu, zina yaptığını, müvekkilinin imzasını taklit ederek sahte belge düzenlediğini, müvekkilinin bu nedenle işini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını iddia ederek kadının davasının reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların zina nedeni ile mümkün olmaması halinde haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle mümkün olmaması halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine, ortak çocukların her biri için ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesine, müvekkili yararına 250.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III....
DAVA Davacı erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin kadının kusurlu davranışları nedeniyle temelinden sarsıldığını ileri sürerek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; kadın hakkındaki iddiaların ... olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2020 tarih ve 2019/398 Esas, 2020/227 Karar sayılı kararıyla; davalı kadının eşinin hastalığı ile ilgilenmediği ve birlik görevlerini yerine getirmediği gerekçesiyle; davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına ve aylık 250,00 TL tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....


