birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine, müvekkili lehine aylık 1.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakası ile 50.000,00'er TL maddî ve manevî tazminata, ortak çocuk lehine aylık 750,00 TL tedbir/iştirak nafakasına, ziynet eşyalarının aynen iadesine, aksi takdirde bedelinin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2020 tarihli ve 2020/129 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararıyla; erkeğin açmış olduğu zina hukuksal sebebine dayalı boşanma hükmünün taraflarca istinaf edilmemiş olması nedeniyle eşlerin 05.01.2018 tarihinde zina sebebiyle boşanmalarının kesinleştiği, zinanın mutlak boşanma sebebi olması karşısında artık genel boşanma sebebi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılamayacağı, evlilik boşanma ile sona erdiğinden erkeğin ve kadının açmış oldukları 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı davaları hakkında bir karar verilemeyeceği, kadının zina kusurunun kesinleştiği, zinadan önce erkek eş tarafından gerçekleştirilen kusurlu davranışların evlilik birliğinin devam etmesi nedeni ile kadın tarafından affedilmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla kadının zinası karşısında erkeğin eşine şiddet uygulaması ve evin aboneliklerini iptal ettirmesi, ayrıca manevî anlamda bağımsız konut temin etmemesi...
İstinaf Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili, boşanma kararı yönünden istinaf başvurusunda bulunmadıklarını, davacı-karşı davalının ağır kusurlu olduğunu ve delillerin takdirinde hata yapıldığını, bağımsız mesken edinilmemesinin tek başına boşanma nedeni olduğunu, müvekkiline atfedilen kusurların gerçekleşmediğini, karşı davanın kabulü ile lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla Mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C....
DAVA ... erkek vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı kadın ile 1982 yılında evlendiklerini, bu evlilikten müşterek 3 reşit çocuklarının olduğunu, kadının, aile birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getiremediğinden 1999 yılında başka bir bayanla nikahsız evlilik yaptığını ve davalıdan 2004 yılından tamamen ayrıldığını, davalı ile ayrı evlerde oldukları, ayrı yaşadıklarını ve görüşmediğini, evliliklerinin kağıt üzerinde olduğunu, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini, davalı-davacı kadının açtığı boşanma davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
DAVA 1.Davacı-karşı davalı erkek dava dilekçesinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı-karşı davalı erkek vekili cevaba cevap dilekçesinde; evlilik birliğinin kadının olumsuz hareketleri neticesinde temelinden sarsıldığını, kadının birlik görevlerini yerine getirmediğini, özen, sadakat, sevgi ve saygı yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. II....
CEVAP Davalı- karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; kadının iddialarının doğru olmadığını, sürekli evi terk edip sonra geri döndüğünü, en son 1,5 yıl önce evden ayrıldığını, bir daha da geri dönmediğini, küçük düşürdüğünü, geçimsizliğin sebebinin davacı kadının kusurlu söz ve davranışları ile evlilik birliğinin kendine yüklediği görevleri yerine getirmemesinden kaynaklandığını iddia ederek, asıl davanın reddine, evlilik birliğininin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karşı davanın kabulüne, müşterek çocuk Menekşe'nin velayetinin davalı babaya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III....
, bu nedenlerle taraflar bakımından evlilik birliğinin yeniden tesisinin olanaksız olduğu gerekçesi ile esas davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, davalı-davacı kadının birleşen dava dilekçesinde öncelikle dayanmış olduğu zina özel nedenine dayalı boşanma davasının sübut bulmadığından reddine, ortak çocuğun annenin yanında yaşadığı, bakımının ve gözetiminin annesi tarafından yapıldığı, alanında uzman kişilerce düzenlenen sosyal inceleme raporu da göz önüne alınarak annenin yanında yaşayan ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesinin çocuğun menfaatine ve yüksek yararına uygun olduğu gerekçesi ile ortak çocuğun velâyetinin davalı-davacı kadına verilmesine, ... erkek ile kişisel ilişki kurulmasına, 500,00 TL iştirak nafakasının ... erkekten alınarak davalı-davacı kadına verilmesine, ... erkeğin daha ağır kusurlu olarak boşanmaya sebebiyet vermesi sonucu yoksulluğa düşecek kusursuz davalı-davacı kadın lehine...
CEVAP Davalı-davacı kadın vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde; erkeğin verdiği sözleri evlilik süresince tutmadığını, kendisinin kusuru olmadığını, oğlu ...'in evlilik süresinde zaten askerde olduğunu, çok kısa bir dönem kendileri ile birlikte kaldığını, ...'in davacıya son derece saygılı davrandığını, oğlunun davranışlarının boşanma nedeni olamayacağını, onu bahane ederek kendisine hakaret ettiğini, evden kovduğunu, eşyalarını evden gönderdiğini belirterek, erkeğin davasının reddini, kendi boşanma davasının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle kabulünü, kadın lehine 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası, 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III....
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilini birden fazla kadınla aldattığını, en son aldatma olayı nedeni ile bu konuyu davalı ile konuşurken davalı erkeğin müvekkilini dövdüğünü, ortak konutu terk ettiğini, müvekkilinin ortak çocukla hayatını sürdürmeye çalıştığını, davalı ile birlikte aldıkları iki taşınmazı davalının kendi adına tescil ettirdiğini, en küçük tartışmada müvekkilini sokağa atma tehdidinde bulunduğunu, bu nedenlerle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ileri sürerek davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine, çocuk yararına 500,00 TL tedbir-iştirak, kadın yararına 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II....
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen ve karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....


