"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından reddedilen karşı dava ve ziynet alacağına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-karşı davacı kadına verilen tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılması doğru değildir, tedbir nafakasında kusur aranmaz....
Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesi gereğince takdir edilen tedbir nafakasının, gerektirici sebep ve olgularda bir değişiklik bulunmadıkça dava süresince geçerli olacağı nazara alınmadan, gerekçesi gösterilmeden kaldırılması, bu yapılırken de, nafakanın kaldırılmasının hangi tarihten itibaren geçerli olacağının buna ilişkin ara kararında gösterilmemesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15.10.2015(Prş.)...
Bu durumda da, nafakanın kaldırılması hakkaniyete, yoksulluk nafakasının temelinde yatan sosyal ve ahlaki fikre uygun düşecektir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; hükmolunan tazminat ve nafaka miktarları, müşterek çocuk ... için hükmolunan tedbir nafakasının kaldırılması ile reddedilen iştirak nafakası talebi yönünden, davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, hükmolunan tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesi, davalı erkeğe 02.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hükmü temyiz etmemiş olan tarafın, diğer tarafın temyizine cevabında hükme ilişkin itirazlarını bildirmesi mümkün (HUMK m. 433/2) ise de, bu yolla temyiz süresi, temyiz dilekçesinin tebliğinden başlayarak on gündür. Bu süreden sonra verilen cevap dilekçesindeki itirazların incelenmesi artık mümkün değildir....
nafakasının karar tarihi olan 28.02.2022 tarihi itibari ile aylık 200,00 TL artırılarak 500,00 TL ye yükseltilmesine, ortak çocuklar Semire ve ... yararına ayrı ayrı takdir edilen 200,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi olan 28.02.2022 tarihi itibari ile aylık 100,00 TL artırılarak 300,00 TL ye yükseltilmesine, davalı erketen alınarak davacı kadına karar kesinleşinceye kadar ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, halen baba yanında kalan ortak çocuk 2006 d.lu ... yararına dava tarihi olan 04.06.2018 den itibaren aylık takdiren 100,00 TL tedbir nafakasının davacı kadından alınarak ortak çocuk yararına kullanılmak üzere davalı babaya verilmesine, karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir....
KARŞI OY 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 169. madde gereğince boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, eşlerin barınmasına geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve yönetimine ilişkin geçici önlemleri re'sen alır. Bu hüküm boşanma davası açıldıktan sonra istenen tedbir nafakasının hukukî dayanağının oluşturmaktadır. Maddede sözü edilen eşlerin barınmasına ilişkin hüküm TMK 186/1, eşlerin geçimine ilişkin hüküm TMK 186/3, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin hüküm ise TMK 185/2. madde hükmüdür. Boşanma davası açıldıktan sonra istenen tedbir nafakasının dayanağı olan TMK 169/1 madde hükmünün içeriği ile öncesinde yürürlükte olan Medeni Kanunundaki karşılığı olan 137. madde ile benzer olup sadeleştirilmek suretiyle önceki hüküm aynen korunmuştur....
Aile Mahkemesi'nin 2014/1665 E. sayılı dosyasında verilen 13.04.2015 tarihli ara kararda, “İleride arttırılıp eksiltilmek ve dava tarihinden geçerli olmak üzere tarafların müşterek çocuğu Hasan Saffet için aylık 1000 TL tedbir nafakası takdirine...’’ karar verildiği, fakat 2014/1665 Esas, 2015/1721 Karar ve 09.12.2015 tarih sayılı nihai boşanma kararında ise ‘Müşterek çocuk için dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 750 TL iştirak nafakasının velayeten davalıdan alınarak davacı anneye verilmesine’ hükmolunduğu anılan hüküm uyarınca takip talebinde 2 aylık nafaka miktarı olarak toplam 1.500 TL talep edilebileceği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, itirazın kaldırılması talebinin kısmen kabulü ile itirazın kısmen kaldırılmasına ve reddedilen kısım üzerinden tazminata karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
davasını da ispat ettiği, geçimsizlikte davacı karşı davalının bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile; davalı karşı davacı erkeğin karşı davası bozmanın kapsamı dışında kaldığından yeniden hüküm tesis edilmesine yer olmadığına, kadının zina ve pek fena muamele nedeni ile davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına 08.07.2013 tarihinde ve daha sonra değişiklikle 25.02.2014 tarihinde dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı lehine hükmolunan aylık 3.000,00 TL tedbir nafakasının daha sonra 25.02.2014 de değiştirilerek bu tarihten itibaren davacı lehine aylık 2.000,00 TL tedbir, 3.000,00 TL yoksulluk nafakasına, 25.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminata, kadının birleşen nafaka artırımına ilşkin davasında da mahkemece 08.07.2013 tarihinde ve daha sonra değişiklikle 25.02.2014 tarihinde dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı lehine hükmolunan aylık 3.000,00 TL tedbir nafakasının daha sonra 25.02.2014 de değiştirilerek bu tarihten itibaren...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, maddi tazminat miktarı, reddedilen manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri, tedbir nafakasının kaldırılması ile ziynet alacağı davasının reddedilen kısmı yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, maddi tazminat, tedbir nafakası, ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmı ile ziynetler yönünden kadın lehine hükmolunan vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Delil olarak dayanılan taraflardan ...'ın davacı sıfatıyla eşi ...'...
Davacının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması irat şeklinde verilen yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebidir (TMK m. 176/3). Bu nedenle, Türk Medeni Kanununun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşullarının davacı kadın lehine oluştuğundan söz edilemez. Bir başka erkekle birlikte yaşayan kadına tedbir nafakası da verilemez. Bu durumda, davacı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.06.04.2016 (Çrş.)...


