değiştirdiğini, davacıyı tehdit ettiğini, pavyona gittiğini, sadakatsiz davrandığını, hükmedilen manevî tazminatın çok düşük olduğunu, maddî tazminat talebinin reddi kararının hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılması yanlış olduğu gibi, ortak çocuk lehine hükmedilen nafaka miktarının da düşük olduğunu belirterek kararı; kusur belirlemesi, ortak çocuk lehine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile davacı- karşı davalı lehine hükmedilen manevî tazminatın miktarı, davacı- karşı davalı lehine hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılması, yoksulluk nafakası ve maddî tazminat talebinin reddi kararları yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur....
-TL tedbir nafakasına hükmedildiği halde; tefhim edilen kısa kararda “Kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakasının devamına, kesinleşmeden itibaren aylık 600,00 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” karar verildiği, gerekçeli kararda ise “ortak çocuk için aylık 600,00 TL nafakanın kararın kesinleşmesine kadar tedbir, kesinleşmeden itibaren iştirak nafakası olarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, denmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (6100 s. HMK m. 298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir....
kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur....
kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur....
Mahkemece 07/07/2015 tarihinde davacı kadın yararına hükmedilmiş olan tedbir nafakasının kaldırılması koşulları oluşmadığı halde nihai karar ile verildiği tarihten itibaren kaldırılması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15.03.2018(Prş.)...
, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadın yararına 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, erkeğin yoksulluk nafakası ve maddi-manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir .Davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat miktarları ile tedbir nafakasının kaldırılması yönünden, davalı erkek tarafından ise ; hükmün tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 20/05/2010 tarihinde boşandıklarını, boşanma ilamı ile davalı ... Şahingöz'e aylık 250,00 TL, müşterek çocuk için 175,00 TL olmak üzere toplam 425,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, geçici olarak su tesisatçısı işi ile uğraşmakta olduğunu, müvekkilinin kazancında düşüş olduğunu, davalının sigortalı olarak ......
İstinaf Sebepleri 1.Davacı-davalı vekili, asıl davada boşanma kararını istinaf etmediklerini, kadının asıl davada evliliklerinde bir sıkıntı olmadığını, boşanmak istemediğini beyan ederken açtığı birleştirilen davada evlilik birliğinin sürdürülemeyeceğini beyan ettiğini, tam kusurlu olduğunu, davasını ispatlayamadığından reddinin gerektiğini, tedbir nafakasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, lehlerine hükmedilen maddî tazminat miktarının az olduğunu ve maddî ve manevî tazminat taleplerinin tam kabulünün gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı-davacı vekili, kararın hukuka ve somut duruma aykırı olduğunu, erkeğin başına buyruk davrandığını ve müvekkilini birey olarak göremediğini, davacı-davalı erkeğin ailesinin evliliklerine müdahale ettiğini, tüm dosya kapsamına göre müvekkilinin ağır kusurlu kabulünün usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükmedilen tedbir nafakasının...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tedbir nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; ......
Aile Mahkemesinin tedbir nafakası ilamına dayalı olup ilamda "davacı eş için 200,00 TL müşterek çocuk Alihan için aylık 150,00 TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren tahsili" ne karar verilmiş, 27.01.2010 tarihinde başlatılan takipte fazlaya dair haklar saklı tutularak birikmiş nafaka alacağı için takip başlatılmış icra emri tebliğinden sonra 7.416,17 TL'ye ulaşan takip alacağı için maaşına haciz uygulanan borçlu, 03.09.2010 tarihinde icra dairesinde toplam 5.624,57 TL borcu olduğunu kabul edilip bu borcu 30.11.2010 tarihinde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini bildirmiştir. Bu tarihten sonra açılıp aynı gün karara bağlanan boşanma davasında "onaylanmasına" karar verilen 27.09.2010 tarihli protokolde ise anılan icra dosyasındaki alacağın ödenmiş olup borç kalmadığı belirtilmiş, icra mahkemesince bu nedenle haczin kaldırılması isteminin reddine ilişkin icra müdürü işleminin iptaline karar verilmiştir....


