İcra Müdürlüğü’nün 2008/13579 Esas sayılı takip dosyasının fotokopi olduğu, alacaklı yanca, şikayet konusu 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin arka yüzlerinin fotokopisinin gönderilen takip dosyası arasına alınmadığı iddia edildiğinden, Dairemizin eksiklik talep yazısı ile şikayete konu haciz ihbarnamelerinin onaylı suretlerinin istendiği ve mahkemece icra müdürlüğünden temin edilerek gönderilen 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin aslı gibidir onaylı suretlerinde İİK’nun 89/2,3,4 ve 5. maddelerinin de yazılı olduğu görülmektedir. O halde, bölge adliye mahkemesince, şikayetçinin haciz ihbarnamelerinin düzenleniş biçimine ilişkin şikayeti hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20....
Kurumsal Hizmetler A.Ş. yönünden birinci haciz ihbarnamesine verdiği cevabın itiraz mahiyetinde sayılmadığı, bu nedenle borçlu... Kurumsal Hizmetler A.Ş. yönünden ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri gönderilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, ihbarnameler arasındaki bedel farkının kamu düzeninden sayıldığı ve resen nazara alınmasının zorunlu olduğu gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetçi üçüncü kişi adına düzenlenen ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin borçlulardan Hafiz Osman Güler yönünden tümden iptaline, diğer borçlu... Kurumsal Hizmetler A.Ş. yönünden ise 317.676,93 TL'yi aşan kısım yönünden iptaline karar verildiği görülmüştür....
, müvekkiline tebliğ edilen üçüncü haciz ihbarnamesinde daha önce -------haciz ihbarnamelerinin müvekkili şirkete tebliğ edildiği ifade edilmiş ise de, söz konusu birinci ve ikinci haciz ihbarnamesi tebliğlerinin usulsüz olması ve şirket adına tebligatları kabul yetkisi olmayan bir kişiye tebliğ edilmiş olması nedeniyle ilk iki haciz ihbarnamesine muttali olunmadığını ve cevap verilemediğini, usulsüz tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine karşı icra hukuk mahkemesinde adına tebliğ edilen -------haciz ihbarnamesine karşı mahkememiz nezdinde İİK m.89 hükmü gereğince menfi tespit davası ikame etme gereği doğduğunu beyanla davanın kabulüne ve müvekkili şirketin İİK m.89 hükmü uyarınca davalının alacaklı olduğu ----- takip dosyasından gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, müvekkilinin takip borçlusu olan dava dışı -------- herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, davalının haciz ihbarnamesine konu alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 3. kişi ... vekili, haciz ihbarnamelerinin müvekkiline tebliğ edilmediği, ihbarnamelerde müvekkilinin adının yazılı olmadığı, adresinin de bulunmadığı, şekil olarak geçerlilik koşullarını taşımadığı, bu hususların süresiz şikayete tabi olduğu iddiasıyla haciz ihbarnamelerinin iptalini talep etmiş, mahkemece usulsüz haciz ihbarnamelerinin iptaline ilişkin şikayetlerin süreye tabi olmadığı, ihbarnamelerde 3. kişinin adresinin yazılmadığı, soy isminin de yanlış yazıldığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmiştir. İİK.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçinin, kendisine İİK.'nun 89. maddesine göre gönderilen ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek, ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin, öğrenme tarihi olan 26.06.2015 olarak düzeltilmesi ve üçüncü haciz ihbarnamesinin iptali istemiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir....
- K A R A R - Davacı vekili davalı borçlunun dava dışı üçüncü kişi Boğaziçi EDAŞ’ta olan alacağının dağıtımı için düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalının her iki takip dosyasındaki haciz tarihlerinin hatalı yazıldığını, üçüncü kişinin bu haciz ihbarnamelerine itiraz ettiğini, o tarihte üçüncü kişi nezdinde mevcut bir alacağın da bulunmadığını ve doğması muhtemel alacaklar üzerine haciz konulamayacağını, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderilmemesine rağmen dağıtımda davalının dikkate alınmasının hataya dayandığını, davalı yanca konulan haczin gerçek tarihinin 29.09.2006 olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
. - K A R A R - Dava, birinci haciz ihbarnamesine kısmi itirazda bulunan davacı şirkete ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderildiği gerekçesiyle kısmi kabul edilen bedelin bir başka icra dosyasına ödendiği beyanı ile borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminat istemine ilişkindir. Davalı, yetki itirazında bulunarak Konya Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirmiştir. Mahkemece HUMK'nun 9.maddesi ve icra takibinin Konya'da olması nedeniyle dava dilekçesinin yetki açısından reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili Nöbetçi Konya Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 03.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçinin, kendisine İİK.'nun 89.maddesine göre gönderilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan ''13.01.2015'' olarak düzeltilmesi isteğiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile şikayetçiye çıkarılan haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır....
nun 10/2.. maddesi gözardı edilerek borçluya önceden usulüne uygun hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya mernis adresine tebligat çıkartıldığı ve bu tebligatın usule aykırı bir tebligat olduğu görülmüştür. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığı altında şikayet eden 3. kişiye yapılan tebliğ işlemleri usulsüz olduğundan şikayetin kabulü ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 25.06.2012 olarak düzeltilmesine ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçi 3. kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
- K A R A R - Davacı vekili, takip alacaklısının birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğinden itiraz edilemediğini, müvekkilinin takip borçlusuna borcunun olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının birinci ve ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle borcun kesinleştiğini, davacı tarafın takip borçlusunun kendisinden herhangi bir alacağı bulunmadığını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı tarafından davacı ile takip borçlusu arasında borcun doğumuna neden olan hukuki ilişkinin somut olarak belirtilmesinin gerektiği, davalının borcun doğumuna neden olan hukuki ilişkiden bahsetmediği, takip borçlusunun davacıdan alacaklı olduğuna ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....


