KABULÜ ile, davacının 01/12/1999-01/01/2001 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa kapsamında ... bağkur sigortalısı olduğunun tespitine, Davacının 17/05/2008-28/02/2013 tarihleri arasında ... bağkur sigortalısı olmadığının tespitine, Davacının 01/10/2008 tarihinden sonraki 506 sayılı yasa kapsamındaki hizmetinin geçerli olduğunun tespitine, Davacının 01/01/2013 tarihinden itibaren 506 sayılı yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, " karar verilmiştir....
İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA K A R A R Dava, davacının babasından aldığı ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden başlatılması, ödenen aylıkların yersiz ödeme adı altında eşinden aldığı ölüm aylığından kesilmesine dair davalı Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile “Davacı ...'ın müteveffa babası ...'ın ... Bağkur nolu sigortalılığı üzerinden almakta olduğu ve davalı kurumca kesilen ölüm aylığının kesildiği 01/02/2013 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğinin tespitine, Davalı kurumca davacı adına haksız olarak tahakkuk ettirilen borcun ve faizinin iptaline, Davacı ...'ın eşi ...'dan dolayı almakta olduğu aylıktan davalı kurumca yapılan kesintilerin kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiğinin tespitine, Aksi yöndeki kurum işlemlerinin iptaline,” karar verilmiştir. Davalı Kurum vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, ......
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür....
Mahkemece, davanın kabulü ile 01/11/2008-01/11/2011 tarihleri arasında tarım-bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince karar usul ve yasaya uygun bulunarak davalı kurum temyizinin esastan reddine karar verilmiştir....
I-İSTEM: Davacı vekili; davacıya ölen eşinden dolayı 4/c kapsamında, ölen babasından dolayı Bağkur kapsamında aylık bağlandığını, sonrasında kurumca babasından aldığı aylığın iptal edildiğini ve borç çıkarıldığını, kuruma başvurunun reddedildiğini belirterek, kurum işleminin iptali ile davacının babasından dolayı aldığı aylığın kesintisiz devam ettirilmesi gerektiğinin, davacının 4/1-b ölüm aylığından dolayı davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini, aylığından yapılan kesintilerin kaldırılmasını, kurumca yapılan yersiz ödeme altındaki varsa kesintilerin yasal faiziyle davacıya iadesini talep ve dava etmiştir....
I-İSTEM: Davacı vekili; davacıya ölen eşinden dolayı 4/c kapsamında, ölen babasından dolayı Bağkur kapsamında aylık bağlandığını, sonrasında kurumca babasından aldığı aylığın iptal edildiğini ve borç çıkarıldığını, kuruma başvurunun reddedildiğini belirterek, kurum işleminin iptali ile davacının babasından dolayı aldığı aylığın kesintisiz devam ettirilmesi gerektiğinin, davacının 4/1-b ölüm aylığından dolayı davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini, aylığından yapılan kesintilerin kaldırılmasını, kurumca yapılan yersiz ödeme altındaki varsa kesintilerin yasal faiziyle davacıya iadesini talep ve dava etmiştir....
zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür. 1479 sayılı Yasa'ya 4956 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 18. maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 20.9.2001 tarihinden itibaren bağkur sigortalısı olmadığının, SSK sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 22.05.1985 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaya başladığı 20.09.2001 tarihine kadar olan sürede 1479 sayılı Yasa kapsamında ... sigortalısı olduğunun ve 20.09.2001 tarihi itibari ile ... sigortalılığının sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir....
(HGK'nun 2016/(21)10-2552 E ve 2021/368 K sayılı kararı da aynı yöndedir.) …” gerekçesiyle yerel mahkeme kararı kaldırılarak, “Davanın kabulü ile, davacıya hak sahibi kız çocuğu sifatıyla babasından 1479 sayılı yasa kapsamında ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, Kesilen aylıkların kesilme tarihinden itibaren bağlanması gerektiğinin tespiti ile bu nedenle Kuruma borçlu olmadığının tespitine,” şeklinde hüküm kurulmuştur. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı vekili, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek söz konusu kararının bozulmasını talep etmiştir....
Dava ölüm aylığının iptaline dair işlemin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6 Hukuk Dairesince İstinaf Başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kapatılan 21. Hukuk Dairesi bozma kararı sonrası Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6 Hukuk Dairesince verilen kararın, davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi....


