Başkanlığı kayıtlarında yapılan inceleme ile davacının üyelik kaydına ilişkin yönetim kurulu kararı bulunmaması, şahsi dosyası olmaması ve noter onaylı üye kayıt defterinde kayıtlı üyelerin kayıt tarihlerinin olmaması nedeni ile üye kaydının müteselsil olup olmadığının tespit edilememesinden dolayı davacının bir kısım sigortalılık süresinin iptal edildiğini ve yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulü ile davacının 01.01.2002-12.06.2014 tarihleri arasında Tarım Bağkur Sigortalısı olduğunun tespitine dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle;, kurum işleminde hukuka aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, eksik araştırma yapıldığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Dava ve incelemeye konu dosya kapsamından, ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden 01/03/1995 tarihinde davacı murisinin tarım Bağ-Kur sigortalılığı davalı kurum tarafından kayıt ve tescil edildiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesince kurum tarafından davacı murisinin tarım bağkur sigortalılığına ilişkin kabul edilen süreler yönünden tesis edilen hüküm yerinde ise de, bu süreler dışında dava konusu dönemde reddedilen 01.01.1996-17.12.2009 arası süreler yönünden hüküm kurmaya yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür....
Ziraat Odası kaydının usulüne uygun olup olmadığının tespitine ilişkin 23.09.2013 tarih 39 rapor sayılı rapor düzenlendiğini, düzenlenen raporun sonuç kısmında "oda kaydının usulüne uygun tutulmadığı, bu nedenle ilgilinin oda kaydının geçersiz olduğu" nun tespit edildiğini, davacının ......
Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan Yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında bağkur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 2....
Tespit davaları, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının saptanmasına yönelik davalardır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanunun 79/10’uncu maddesinde öngörülen “hizmet tespiti” davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı “Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti” söz konusu olamayacaktır....
ve 4/a kapsamındaki hizmetine üstünlük tanınması gerektiğinin tespiti ile 30.07.2012 tarihli talebine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir....
İş Mahkemesi 2020/137 Esas 2021/71 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davanın KABULÜNE, davacının hem babasından hem eşinden dolayı ölüm aylığına hak kazandığının tespiti ile 02.10.2020 tarihli Kurum işleminin iptaline," dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 22.10.2015 tarihinde vefat eden eşi üzerinden 5434 sayılı Kanun kapsamında aylık alan davacıya 09.04.1999 tarihinde vefat eden babası üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. 2....
da çalıştığının tespiti üzerine 01/05/1990-28/01/1992 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığı ile 01/09/2001-01/05/2007 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının iptal edildiğini, bu iptaller sonucu yaşlılık aylığı bağlanması koşullarına sahip bulunmadığı için yaşlılık aylığının da iptal edildiğini ve ödenen aylıkların borç oluşturulduğunu, Kurum işlemlerinin hukuka uygun bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur....
ya da 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı varsa ve bu sigortalılık süresi makul süreyi aşmışsa, HGK.'...


