K A R A R Dava, davacının vergi kaydının bulunduğu 17/06/1991-31/03/2004 tarihleri arasında esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davasının kabulü ile ..... Sigorta sicil numaralı ...'in 17/06/1991-31/03/2004 tarihleri arasında zorunlu bağkur sigortalısı olarak 4603 günlük hizmetinin bulunduğunun tespitine karar verilmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Davaya konu uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığı ile aidiyet tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
İş Mahkemesi Asıl dava kesilen aylığın bağlanması, aksine kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava ise yersiz aylık ödemesinin tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl dava yönünden; davacının kesilen aylığın tekrar bağlanması yönündeki talebinin konusuz kalması nedeni ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacının kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ve ödenmeyen aylıkların geri ödenmesine ilişkin taleplerinin reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8....
Güvenlik Kuruluşlarına tabi sigortalılığı mevcut olup olmadığı araştırılmalı, şayet çekişmeli dönemde örneğin SSK sigortalılığı ya da 1479 sayılı Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı mevcutsa ve bu sigortalılık süresi makul süreyi aşmışsa Tarım Bağ-Kur sigortalılığının son bulduğu nazara alınarak bir karar verilmelidir....
sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan bir belge ile tevsik edilememesi sebepleriyle geçersiz sayılması üzerine davacının 23.11.2010-12.6.2017 arasındaki sigortalılığı iptal iptal edilmiştir....
Dava, yaşlılık aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine dair hüküm kurulmuştur....
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine, "l-Davacının l9.2.l995- l.l.200l tarihleri arasında l995/l.dönemde 69 gün, 1995/2.dönemde 120 gün, 1995/3.dönemde 62 gün 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışmaları dışında kalan sürede 2926 sayılı Yasa'ya tabi tarım bağkur sigortalısı olduğunun ve 5763 sayılı Yasa'dan faydalandırılması gerektiğinin tesbitine, l.l.l985- l9.2.l995 tarihleri arasında Kurum ihtilaf çıkarmadığından bu tarihler arasındaki dönem yönünden tespit kararı verilmesinde hukuki yarar bulunmadığından bu döneme ilişkin istemin reddine, 2-Davalı kurum harçtan bağışık olduğundan harç alınmasına yer olmadığının, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince 575,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa kısmen red nedeniyle 575,00 TL avukatlık ücretininde davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine" 4-Davacı tarafından yapılan 45,00 TL yargılama giderinden red ve kabul nazara alınarak takdiren 40,00 TL yargılama giderinin davalıdan...
Bu kapsam da 1479 sayılı yasaya göre zorunlu bağkur sigortalılığı konumunda olan davacının yasa hükümlerinin aksine 4/1-a kapsamında sigortalı olarak sayılması söz konusu olamaz. Kurumun geçmişte yasa hükümlerinin aksine bir kısım genelgelerle bu yönde hak tanımış olması davacı yönünden kazanılmış bir sigortalılık hakkı doğurmayacaktır. Bu kapsamda kurumun zorunlu bağkur sigortalılığın tescili, 4/1-a kapsamındaki sigortalılığın iptali, iptal edilen sigortalılık dolayısıyla ortaya çıkan primlerin aktarılması ve karşılanmayan sigortalılık süreleri yönünden prim tahakkuku işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacı vekili, iptale konu çalışmanın fiili ve gerçek bir çalışma olup olmadığının yöntemince araştırılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını istemiştir. Davalı kurum vekili; vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar....
Bağkur numaralı 8/945511 sayılı tahsis dosyasından 17.479,88 TL borcunun olduğu belirtildiği ve ödenmesinin istendiğini, Söz konusu yazı üzerine müvekkilinin davalı kuruma 14/06/2018 tarih 5981565 sayılı dilekçe ile müracaat ederek borcun nedenini sorduğunu, davalı kurumun 19/06/2018 tarih 38165264 sayılı cevabi yazısında, ... Bağkur numaralı müvekkilin babası ...'...


