üçüncü kişi tarafından, araçta arıza meydana geldiği ve aracın gizli ayıplı olduğundan bahisle müvekkili aleyhine ---------- Sayılı dosyası ile dava açıldığını, --------sayılı kararı ile gizli ayıbın bulunduğuna kanaat getirerek davanın kabulüne dair ilamına karşı müvekkil --------- herhangi bir sorumluluğunun olmadığından bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf başvurusunun kesin olarak reddedildiğini, müvekkili tarafından dava dışı ----- icra yoluyla 12.951,79-TL ödeme yapıldığını, müvekkil tarafından davalı şirketten satın alınan ve ----------- isimli işletmenin vitrininde sergilenen, satın alındıktan yaklaşık 40 gün sonra da dava dışı üçüncü kişiye satılan araç üzerinde müvekkil tarafından gizli ayıba neden olacak herhangi bir değişiklik yapılmadığından müvekkile de gizli ayıplı olarak satılan bu araçtan doğan sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, Müvekkilinin gizli ayıp nedeniyle üçüncü kişiye ödemiş olduğu bedelin, müvekkilinin malvarlığında haksız eksilmeye yol...
satışı nedeniyle sözleşmenin feshi ve satış bedeli ile taşınmaz için yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir....
A.Ş. arasında 28.08.2004 tarihli sözleşme düzenlenmiş; araç 02.09.2004 tarihinde davacı adına tescil edilmiştir. Ancak, dosyadaki belgelerden, aracın davacıya tescil tarihinden sonra 10.09.2004 tarihinde fiilen teslim edildiği, anlaşılmaktadır. Araçta meydana gelen arızaların üretimden kaynaklandığı, aracın satışından sonra davacıya teslim edilmeden dahi bu arıza fark edilerek program yüklemesi yoluyla giderilmeye çalışıldığı, ancak her defasında yenilendiği, böylece, tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi unsurlarının gerçekleştiği de, uyuşmazlık konusu değildir. Arızaların davanın devamı sırasında tekrarlanması nedeniyle yargılama aşamasında dahi aracın onarıldığı belirgindir....
CEVAP: 1.Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle: husumet itirazlarının bulunduğunu, kazadan önce aracı dava dışı . . sattıklarını, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle bir sorumluluğunun bulunmadığını, meydana gelen kazada . .. plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davanın . . ve araç sürücüsü . . ihbarını talep ettiklerini, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. 2.Davalı . . Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkili tarafından..plakalı araç için .. TL ödeme yapıldığını,.. plakalı araç sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle ödeme yapılmadığını, meydana gelen kazada kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın .....
hususunun hasar dosyasıyla sabit olduğunu, müvekkili şirketin, 11.02.2020 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde, aracın o tarihteki rayiç değeri ile aracın kazadan satışı sonrası değeri arasındaki farkın müvekkilinin zararını oluşturduğunu belirterek HMK. 107....
sözleşme davalı ... bağlamadığını, sunulan sözleşmede ne tarih ne de davacının imzası bulunmadığını, sözleşmede davalı şirket kaşesi üzerine atılmış imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığını, davaya konu aracın kasko değeri 148.870,00 TL olduğunu, araç, bir parça kaporta aksamında boya dışında, hasarsız ve 76.000 km'de iken, davacı şirketin satış sitesi olan ------ üzerinden satışı talep edildiğini, davalı şirket tarafından aracın satışı talep edildiğinde, araçta herhangi bir kusur veya ayıp bulunmadığını, davacı şirket tarafından araç satışa sunulmadan önce, 23.09.2021 tarihinde, -------ikinci el araç ekspertiz raporu alındığını, söz konusu ekspertiz raporunda, aracın herhangi bir arızasının olmadığı görüldüğünü, bu nedenle aracın arızalı ve ayıplı olarak satışa sunulduğu iddialarını kabul etmediğini, söz konusu arızanın satıştan sonraki kullanım hatası nedeniyle meydana geldiği anlaşıldığını, davaya konu aracın 27.10.2020 tarihinde, dava dışı ------ 138.000,00 TL bedelle satıldığını...
ndan Tüketici Kredisi alınarak bakiye 80.000-EURO karşılığı 213.712-TL ve 58.738-TL'nin davalıya ödendiği ve davacı yanca 29.09.2011 tarihinde tüm ödemenin yapıldığının sabit olduğu, ancak aracın yaklaşık bir ay sonra teslim edilebildiği, teslimde meydana gelen gecikme nedeniyle 13.10.2011 tarihli Resmi Gazete' de yayınlanan karar ile ÖTV oranında artış meydana geldiği ve davacı tarafından söz konusu artış nedeniyle 23.423,20-TL'nin davalı şirket hesabına ihtirazı kayıtla havale edildiği ve dava haklarının saklı tutulduğu anlaşılmıştır....
Söz konusu aracın sigortasının malik sıfatıyla davalı tarafından yaptırıldığı ve 25/02/2010 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanma nedeniyle sigorta şirketince sigorta poliçe limiti dâhilinde bedensel zarar kapsamında 150.000 TL tazminatın davacıya ödendiği sabittir. Kazaya karışan aracın, 19/03/2010 tarihinde meydana gelen kazadan sonra satılarak el değiştirdiği, aracın mülkiyetinin ve zilyetliğinin davalıda olduğu, 29/01/2010 tarihli satıcısı ..., alıcısı ... olan "Satış Sözleşmesi"nin her zaman düzenlenme imkânı bulunan adi yazılı belge niteliğinde olup resmi trafik kaydı, araç ruhsatı ve sigorta poliçesi karşısında üçüncü kişileri bağlayacak nitelikte geçerliğinin bulunmadığı açıktır. Aynı şekilde 03/02/2010 tarihli vekaletname ile dava dışı ...'a satış ve iş takibi yapma yetkisi verildiğinden de bahsedilmekte ise de söz konusu aracın zilyetliğinin devredildiğine dair dosyada başkaca delil bulunmadığı da anlaşılmaktadır....
Dava konusu araç üzerinde mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde dava konusu 34 JFJ 94 plakalı aracın aracın pek çok kez geçmiş hasarının bulunduğu, araçta süreklilik arz eden bir arıza bulunmadığı, lamba değişiminin ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, fren balataları değişimleri kullanıcının sürüş karakteristiğine bağlı olduğundan kullanıcı kaynaklı olarak değerlendirildiği, aracın üretim kaynaklı ayıplı olmadığı ,davalı firmanın iş emirlerine göre servis hizmetini eksiksiz yerine getirdiği davacının hatalı kulanımdan dolayı hasar meydana geldiği, meydana gelen bu hasarın kullanım kaynaklı olduğu, ayıp sebebiyle davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının davalı ...Sanayi A.Ş yönünden açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Davacının ... Otomotiv A.Ş (Eski ünvanı: ......
GEREKÇE: Dava, ayıplı olması nedeniyle satılanın misliyle değiştirilmesi ve uğranılan zararın tazmini davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır. Davacı, ... plakalı aracı 30/06/2011 tarihinde dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den(garanti belgesine göre) satın almış ve araca "2 yıl sınırsız km" ve "3 yıl veya 100.000 km(hangisi önce dolarsa) yeni araç garantisi verilmiştir. Davacı tarafça, 27/10/2017 tarihinde yetkili servise götürülmesine neden olan ve tekrarlayan arıza nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğu iddiasıyla aracın misliyle değiştirilmesi ve uğranılan zararın tazmine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça diğer savunmaların yanı sıra zamanaşımı define dayanılmıştır. Davalı, dava konusu aracın satıcısı olmadığından, somut olayda satıcının borcu olan ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmamaktadır....


