Durum böyleyken; mahkemece dava şartları asıl davadan bağımsız olarak araştırılarak ve verilecek olan kararın hüküm fıkrasında da karşı dava ile ilgili talepler konusunda ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi gerekirken; "davacı kocanın boşanma davası yönünden boşanmaya karar verildiğinden, karşı davanın boşanma konusundaki talebiyle ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde verilen karar, usul ve yasaya aykırı olmuştur....
Tereke sayılı dosyası ile devam eden iş bu defter tutma işlemi tamamlanıncaya kadar ne muris ne varsiler ne de tereke açısından takip başlatılması veya açılması olanaklı olmadığını, yetki itirazlarının alacaklı tarafça kabul edildiğine göre dosyanın ... ve ... yönünden tefrik edilerek ... ve ... icra müdürlüklerine, ... ve ...yönünden ise ...Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiğini, davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine, TMK 625. Maddesi gereğince resmi defter tutma işlemleri halen devam etmekle, yeni dava açılamayacağından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi halde yine İİK 53 TMK 606, TMK 619 ve TMK 625 maddeleri gereği takibe yapılan itiraz usul ve yasaya uygun olduğundan davanın bu sebeple esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada taraflarca bildirilen belgeler, nüfus kayıt örnekleri, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası uyap suretleri, ... 6....
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde nişan bozulması nedeni ile asıl dava ile 5.166 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminat, karşı dava ile 581 TL maddi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davada maddi tazminat isteminin kısmen kabulü, manevi tazminat isteminin reddi, karşı davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı- karşı davacı ... tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-davacı kadın, süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde karşı boşanma davası açmıştır. Karşı boşanma davası, asıl davadan bağımsız niteliktedir. Müstakil dava gibi görülüp, her dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Bu bakımdan, davalı-davacı kadının karşı boşanma davası ile ilgili bir hüküm kurulması gerekirken, bu hususta hüküm tesis edilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2-Davacı-davalı erkeğin boşanma davası, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak açılmıştır....
Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Temyiz Nedenleri Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde özetle; mirasbırakan tarafından davalı oğlu İbrahim ile dava dışı çocukları .... ve .... lehine kazandırmalarda bulunulduğunu, davacının ise mirasından mahrum edildiğini, dava konusu taşınmazın mirasbırakan tarafından Zeytinburnu’ndaki bir kısım dükkan ve dairesi satılmak suretiyle satın alındığını ve tescil kaydının davalılar adına sağlandığını, asıl amacın davacıdan mal kaçırmak olduğunu, işlemin muvazaalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 6. Gerekçe 6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. 6.2. İlgili Hukuk 6.2.1....
Davalı-karşı davacı vekili, savunmasında ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkilinin 2022'den beri ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin yurt dışında geniş bir müşteri portföyüne sahip olduğunu, müşterilerine tekstil makine parçaları ihracatı yaptığını, müvekkilinin bu süreç içerisinde davacı taraf ile ticari ilişki içerisine girmiş ve müvekkilinin yurt dışına dava dışı şirket üzerinden komisyon karşılığında ürün ihracına aracılık ettiğini, celp edilecek banka kayıtları incelendiğinde karşılıklı olarak ticari ilişki kapsamında para transferi gerçekleştiğinin görüleceğini, usulsüz bir para transferinin bulunmadığını, soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiğini savunarak asıl davanın reddini istemiş; karşı davasında ise müvekkilinin 18.04.2023 tarihinde şirketin %50 hissedarı ve yine aynı tarihte davacı taraf ile münferiden temsile yetkili müdürü olarak tayin edildiğini, müvekkilinin davacı tarafın şirkete ilişkin yapmış olduğu işlemlerde detaylı bilgi alamadığını...
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı erkek tarafından TMK 166/1 maddesine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda; davacı erkeğin davalı kadına fiziksel şiddet uygulaması sebebi ile ağır kusurlu olduğu, davalı kadının herhangi bir kusurunun tespit edilmemiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 25.04.2022 tarih 2020/989 Esas 2022/738 Karar sayılı ilamı ile davacı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmiştir....
KARŞI OY YAZISI Boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat (TMK. m. 174) ve yoksulluk nafakası (TMK. m. 175), boşanmanın fer'idir. Boşanma olmaksızın tek başlarına bir davanın konusunu oluşturmazlar. Başka bir ifade ile, maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası boşanma kararının varlığını gerektirir. Dolayısıyla, asıl talebin kabulüne bağlı, fer'i niteliğindeki bu taleplerin, dava dilekçesinde, cevaba cevap dilekçesinde ve davalı bakımından da cevap dilekçesi ile ikinci cevap dilekçesinde yer alması zorunlu değildir. Boşanma davası içinde "iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi" yasağına tabi ve diğer tarafın muvafakatine bağlı olmaksızın, davanın yerel mahkemedeki tahkikatı sona erinceye kadar istenmesi mümkündür. Bu bakımdan sayın çoğunluğun davalının yoksulluk nafakası talebini "savunmanın genişletilmesi" kapsamında gören ve buna ilişkin yasak başladıktan sonra ileri sürüldüğü için dikkate alınamayacağını kabul eden görüşüne iştirak etmiyorum....
Dalboy lehine hükmedilen aylık 200 TL yoksulluk nafakasının dava tarihi itibariyle aylık 100 TL 'ye indirilmesine, müşterek çocuk ...için takdir edilen 100 TL olan iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren başlamak üzere aylık 100 TL artırılarak aylık 200 TL iştirak nafakasının davacı-(birleşen) davalıdan alınarak davalı - davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Türk Medeni Kanunu'nun 327/1.maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 328/1. maddesi hükmü gereğince ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.( TMK. nun 329/1. maddesi) Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir....


