WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/687 Esas sayılı dosyasına kayıt edilen 16.06.2012 tarihli murise ait el yazılı vasiyetnamenin tamamının iptaline, vasiyetnamenin iptal edilmemesi durumunda davacıların yasal saklı hisseleri oranında vasiyetnamenin tenkisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, murisin vasiyetname düzenleme tarihinde fiil ehliyetine haiz bulunduğunu, murisin asıl arzusunun TMK 240.maddesinde yazılı olduğu üzere, eşinin, eski yaşantısını devam ettirme arzusu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir....

Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı kadın tarafından 08.02.2013 tarihinde "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" sebebine dayanılarak açılan boşanma davasına karşı, davalı-karşı davacı erkek tarafından da, eşine karşı aynı hukuki sebeple 08.03.2013 tarihinde "karşı boşanma" davası açılmış; davacı-karşı davalı kadının daha sonra 06.02.2014 tarihinde bağımsız olarak açtığı "zina" (TMK. md.161) sebebine dayanan ... 3. Aile mahkemesinin 2014/113 esas 2014/85 karar sayılı boşanma davası, bu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece, dava ve karşı dava hakkında hüküm kurulduğu halde, kadın tarafından açılan "zina" sebebine dayalı birleştirilen boşanma davası hakkında herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. Davalar birleştirilerek görülmüş olsa dahi, her dava bağımsız niteliklerini korurlar ve birleştirilen davaların her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki asıl davada iştirak nafakasının artırılması, karşı davada ise iştirak nafakasının indirilmesi istenilmiş olup mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı-karşı davalı, asıl davada; ... Aile Mahkemesinin 2006/860 Esas 2006/987 Karar sayılı boşanma ilamıyla müşterek çocuklar ... ve ... adına ayrı ayrı 300,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; değişen koşullar ve ihtiyaçlar nazara alınarak, nafakaların yetersiz olduğunu belirterek; ... yönünden aylık 1.000,00 TL'ye, ... yönünden aylık 500,00 TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir....

a gelebileceğini söylediği, kadının bu durumu kabul etmediği, bu tarihten sonra erkeğin kadını arayıp sormadığı gerekçesiyle boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin tam kusurlu olduğunu kabul ederek, erkeğin boşanma davasının reddine, kadının boşanma davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına, davacı-karşı davalı kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir nafakasına (TMK m. 169), 10.000,00 TL maddi tazminata, 10.000,00 TL manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) karar verilmiş, davalı-karşı davacı erkeğin her iki boşanma davasına yönelik istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, görevli ... Bölge Adliye Mahkemesi 1....

Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl ve birleştirilen dava ecrimisilin tahsili istemine ilişkindir. Davalı, dava konusu taşaınmazı dava dışı hak sahibi ...'ten satın aldığını, haksız işgalci olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.02.2014 tarihli ve 2013/13579-2014/2332 sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalı vekili, bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur....

Bu nedenle alacağın tahsili için açılan davada; tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekli ise de; oybirliği sağlanamadığı takdirde, TMK m. 640/3. maddesi gereğince, terekeye temsilci tayini sonucu, tereke temsilcisinin davayı yürütmesi olanaklıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı ... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı asıl tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde satın alınarak davalı adına tescil edilen mesken yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 40.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 09.10.2014 tarihli usulüne uygun harcını yatırdıkları ıslah dilekçesi ile talep miktarını 45.535,83 TL olarak arttırmışlardır. Davalı asıl ..., davaya konu taşınmazın edinilmesinde davacının katkısının bulunmadığını, taşınmazın banka kredisi ile alındığı ve akrabalarına borçlandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur....

Gerçekten de, küçükler ...n, bu dava sırasında ... 1. Aile Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve 2013/609-10 sayılı kararıyla bir başka aile tarafından evlat edinildiği, evlat edinmeye ilişkin kararın 20.03.2014 tarihinde kesinleştiği, bu karara karşı çocuklarının babası davacı ... tarafından “yargılamanın iadesi” davası açıldığı, yargılamanın yenilenmesi davasının reddedildiği ancak verilen kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir. Küçüklerin evlat edinilmesiyle, ana ve babaya ait olan hak ve yükümlülükler evlat edinenlere geçer. (TMK m. 314/1) Dolayısıyla, evlatlık ilişkisinin kurulmasıyla ana ve babanın velayet hakları kendiliğinden sona erer, bu hak ve yükümlülük evlat edinenlere geçer. Küçüklerin babası olan davacı tarafından, evlat edinme kararının “yargılamanın yenilenmesi” yoluyla kaldırılması talep edildiğine göre, bu dava sonucunda verilecek hüküm, eldeki velayetin değiştirilmesi davasının neticesi üzerinde etkili olacaktır....

Davalı (karşı davacı) vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; boşanmadan sonra müvekkilinin asgari ücret ile çalışmaya başladığını, ancak asgari ücret ile evin geçimini zor sağladığını savunarak, davanın reddini istemiş; karşı dava olarak da, müvekkiline bağlanan 250,00 TL nafakanın 150,00 TL daha artırılarak aylık 400,00 TL ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece dosya kapsamına göre; asıl davanın kabulü ile, aylık 250,00 TL yoksulluk nafakasının dava tarihi itibari ile kaldırılmasına, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü,davalı (karşı davacı) vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının (karşı davacı) karşı davaya yönelik temyiz itirazları yerinde değildir....

KARŞI OY YAZISI Boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat (TMK. m. 174) ve yoksulluk nafakası (TMK. m. 175), boşanmanın fer'idir. Boşanma olmaksızın tek başlarına bir davanın konusunu oluşturmazlar. Başka bir ifade ile, maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası boşanma kararının varlığını gerektirir. Dolayısıyla, asıl talebin kabulüne bağlı, fer'i niteliğindeki bu taleplerin, davacı bakımından dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde, davalı bakımından da cevap dilekçesi ile ikinci cevap dilekçesinde yer alması zorunlu değildir. Boşanma davası içinde "iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi" yasağına tabi ve diğer tarafın muvafakatine bağlı olmaksızın, davanın yerel mahkemedeki tahkikatı sona erinceye kadar istenmesi mümkündür. Yeter ki sonradan ileri sürülmesi halinde, diğer tarafa savunma ve ispat hakkı tanınmış bulunsun....

UYAP Entegrasyonu