"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından 01.07.2019 tarihli tavzih kararı ve asıl kararda tazminatların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle 01.07.2019 tarihli tavzih kararının esasa etkili olmadığının anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi tazminat azdır....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/918 Esas ... dosyasıyla müvekkiline karşı ortaklığın giderilmesi davası açtığını, bu dava ile ... ili, Sultanhisar ilçesi, Salavatlı Mahallesi, 165 ada 6 parsel ... zeytinlik vasıflı taşınmazın satışını istediğini, taşınmaz içine müvekkilinin ev yaptırdığını, bu ev yapılırken müvekkilinin elektrik almasına davalının imzasıyla izin verildiğini, müvekkilinin 06.08.2018 tarihinde imar barışı kapsamında kayıt başvurusu yaptığını belirterek, taşınmaz üzerindeki muhdesatın müvekkilline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II....
Mahkemece, dava konusu şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona erdiği, davacıya ihya davası açması için verilen sürelere rağmen ihya davası açılmadığı ve açılmayacağının da belirtildiği, asıl ve karşı dava konusu terkin edilen şirketin tüzel kişiliği yeniden canlandırılmadan şirkete kayyım tayini ve feshi istemlerinin değerlendirilmesi bakımından yargılamaya devam olunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı asıl davada davacılar-karşı davada davalılar vekili temyiz etmiştir....
Dava; kamulaştırma kaynaklı muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek asıl davada karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu 349 parsel sayılı taşınmaza 1965’te Maliye Hazinesi’nin tapulama ile malik olduğu, Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uygulaması sonucu taşınmazın 114 parsel numarasını aldığı, 315.288,23 metrekare alanla fundalık niteliğinde bulunduğu, 1992’de hükmen tescille davalı belediyenin tam malik olduğu sabittir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar....
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı m. TKM 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202). Tasfiyeye konu 42226 ada 1 parsel 34 nolu bağımsız bölüm, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 16.07.2010 tarihinde satın alınarak davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179)....
- K A R A R - Davacı vekili, asıl ve birleşen davada davalı şirketle, muris arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince, davalı şirkete bir kısım tapu kaydının devredildiğini, inşaatı bitirmeden terk ettiğini, diğer davalıların yükleniciden bağımsız bölüm alan üçüncü kişiler olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin geriye etkili feshi ile davalılar üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacı mirasçılar adına tescilini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı kadının ise boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, birlik görevini ihmal ettiği, eşine hakaret ettiği ve ortak konutu terk ettiği, davalı-karşı davacı kadının ise eşinin üzerine bıçakla yürüdüğü, eşinin ailesine karşı saygılı davranmadığı ve eşine hakaret ettiği ispatlanmıştır....
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1898 doğumlu ...’in 01.08.1956 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak dava dışı çocukları ..., ..., ..., ..., kendisinden sonra 2013 yılında ölen oğlu ...’ın kızı davacı ..., yine kendisinden sonra 2015’de ölen kızı ... mirasçıları davacı eşi ..., davacı çocukları ..., ... ve ... ile 1983’de ölen oğlu ...’in mirasçıları davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile dava dışı ..., ..., ..., ...’nin kaldığı, dava konusu 155 ada 6 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar senetliden ... çocukları ..., ..., ... ve ...’ın tasarrufunda olduğu, müştereklerin aralarında yaptıkları 1987 tarihli harici ve rızai ifraz taksim sonucunda adlarına tespit görerek 23.08.1989 da kesinleştiği, 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazın senetliden ... çocukları ..., ..., ... ve ... adlarına kayıtlı iken eşit şekilde payları mukabilinde tespit gördüğü ve 11.09.1989 da kesinleştiği, birleşen davada dava konusu edilen 386, 392, 486, 491, 503, 11, 12, 13, 14, 23, 29,...
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, asıl dava; haksız fiil faili olan davalı küçük sürücü ...'a (velayeten anne ... ve baba ...), birleşen dava ise, TMK. 369. maddesi gereği aile başkanı sıfatı ile anne ... ve baba ... aleyhine açılmıştır. 3- Fiil ehliyetine sahip bulunmayan küçükler tarafından haksız fiil işlenmesi durumunda sorumluluk iki çeşittir. Küçükler haksız fiil faili olarak, aile başkanı ise TMK. 369. maddesi gereği zarar görene karşı sorumludurlar. Her iki sorumluluk da birbirinden farklı hukuki nedenlere dayalı olup, zarar gören, küçüğe ve aile başkanına karşı birlikte veya ayrı ayrı davalar açabilir. Aynı zarardan her ikisi de kendi malvarlıkları ile ayrı ayrı sorumlu olurlar....
ve tescil; karşı dava ise elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal istemlerine ilişkindir....


