Hal böyle olunca, davanın dava ön koşulu gerçekleştiğinden dava görülebilir hale gelmiştir. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 18 nolu mesken, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 17.05.2010 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiş, boşanma dava tarihinden sonra 22.06.2012 tarihinde üçüncü kişiye satılmıştır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m)....
Mahkemece; asıl dava yönünden, davalı–karşı davacı tanıklarının dava konusu hediyelerin iade edildiğine ilişkin beyanları, davalı–karşı davacının yemin eda etmesi gerekçesiyle ispatlanamadığından; birleşen ve karşı davanın ise, nişanın bozulmasında tarafların eşit kusurlu olduğu, nişanın bozulması nedeniyle olağandan fazla bir zararının doğmadığı, kişilik haklarının saldırıya uğramadığı gerekçesiyle ispatlanamadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-birleşen davacı-karşı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Mahkemece; ''asıl dava, hediyelerin davalı tarafından davacının kardeşine iade edildiği ve davalı- karşı davacının iadeye ilişkin yemin ettiği...'' gerekçesi ile reddedilmiştir. Oysa mahkemece; ''TMK.'...
O halde, eşle birlikte eşten kazandırma veya devralan üçüncü kişiye karşı dava açılması durumunda, mahkemece yapılması gereken iş; HMK'nin 167. maddesi uyarınca üçüncü kişiye (davalı ...'e) karşı açılan dava hakkında “ayırma kararı” verilerek davanın ayrı bir esasa kaydının sağlanması; bu davada eski eşe karşı açılan katılma alacağı davası sonucunun ve alacağa karar verilmiş ise, eşden tahsil edilebilme durumunun HMK'nin 165/1. maddesi gereğince “bekletici sorun” yapılması olmalıdır....
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı kadın tarafından, 11.12.2012 tarihinde açılan boşanma davasının (TMK m. 166/1) yargılamasının devamı sırasında, davalı-karşı davacı erkek tarafından, ......
Dava konusu B blok % 93.17 oranında tamamlanmıştır. Davalılar uzun süreden beri satın aldıkları bağımsız bölümlerinde oturur vaziyettedir. Hal böyle olunca yukarıda izah edilen temel ilkeler gereğince tüm davalıların TMK nın 1023. maddesi çerçevesinde “tapuya güven” ilkesinden yararlanmaları kanuni zorunluluktur. Bu nedenle asıl ve birleşen davada, davalılara yönelik tapu iptali tescil isteminin kabulüne yönelik yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken MK nın 1023. maddesi göz ardı edilerek kötüniyetli oldukları ispatlanmayan tüm davalıların iktisaplarının geçersiz sayılması sonucunu doğuran bozma ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunanların, karar düzeltme istemlerinin kabul edilmesi gerekirken reddine dair Sayın çoğunluğun kararına muhalifim....
Davalı asıl ..., davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine, alacak talebinin ise kısmen kabulü ile 123.749,29 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı asılın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının yerinde görülmemiştir. 2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak Kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacak isteğine ilişkindir. ./....
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde;davanın reddini istemiş, karşı davasında ise , nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE-TÜFE oranında artırılmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk 2000 doğumlu H.. N.. ve 2005 doğumlu İskender lehine ayrı ayrı taktir edilen 125,00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere her biri için aylık 145 TL ye çıkartılmasına, nafakaların her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE-TEFE oranında artırılmasına, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı (karşı davalı vekili) ve davalı (karşı davacı vekili) tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.11.2011 gününde verilen dilekçe ile asıl davada elatmanın önlenmesi, kal, birleştirilen davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 01.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı- birleştirilen davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Asıl dava elatmanın önlenmesi, kal, mümkün olmadığı takdirde tazminat; birleştirilen dava TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; davanın reddi yönünden, davalı kadın tarafından ise; tedbir nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29/05/2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/418 Esas KARAR NO : 2024/101 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/06/2021 KARAR TARİHİ : 07/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkili bankanın Tire Şubesi ile dava dışı asıl borçlu şirket ... Hayvancılık Enerji Gıda Süt Ürünleri Tarım İnşaat Makine Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Ltd....


