WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden(TMK 229.m) ve denkleştirmeden(TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının(TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin(TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır(TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur. Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) değerleri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir....

DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün asıl dava davacıları birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan 1927 doğumlu ...ın 03.12.2011 tarihinde ölümü ile geriye davacılar ...kendisinden önce ölen kızı ...’nın çocukları ... ve ...in mirasçı olarak kaldığı, davalılar...’in davalı ...’in çocukları olduğu, dava konusu 1251 ada 25 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 nolu bağımsız bölümün 27.04.1984 tarihinde dava dışı 3. kişiden satın alınarak eşit olarak mirasbırakan ve davalı ... adına tescil edildiği, 23.11.2006 tarihli akitle taşınmazın tamamının 28.000TL bedelle davalı ...’a devredildiği, aynı yer 4 nolu bağımsız bölüm mirasbırakan adına kayıtlı iken 22.06.2009 tarihinde 150.000TL bedelle davalı ...’e devredildiği, dava konusu 1661 ada 27 parsel, 1664 ada 24 parselin 2/3 payının, 1260 ada 20 parsel 2 nolu bağımsız bölüm, 1292 ada 79 parsel 3 nolu bağımsız bölüm, 1245 ada 24 parsel 3 nolu bağımsız bölümün dava dışı 3. kişilerden farklı tarihlerde davalı ... tarafından satın alındığı, 1251 ada 25 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu bağımsız...

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, velâyet, hükmedilen tazminatlar, maddî tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı ve manevî tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına...

Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan TMK’nun 166/1. maddesine dayalı boşanma, yine kadın tarafından açılan TMK’nun 161. maddesine dayalı birleşen boşanma davası ile davalı-karşı davacı erkeğin açtığı TMK’nun 166/1. maddesine dayalı karşı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucu verilen hüküm; taraflarca temyiz edilmiş, Dairemizin 29.06.2015 tarihli ilamı ile "kadının birleştirilen "zina" sebebine dayanan boşanma davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması nedeniyle” bozulmuş, bozma sebebine göre tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı asıl ve karşı boşanma davaları ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizin bu bozma kararı sonucu daha önce verilen bozmaya konu hüküm karşılıklı davaların tüm yönleri bakımından tamamen ortadan kalkmış boşanma hükmü dahil karar hiçbir yönüyle kesinleşmemiştir....

Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile dava konusu araç yönünden 8.000,00 TL alacağın boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve emeklilik ikramiyesinin mal rejiminin sona erdiğinde mevcut olmadığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen dava yönünden ise, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresi içerisinde asıl ve birleşen davada reddedilen kısım yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davacı vekilinin kıdem tazminatına ilişkin olarak temyiz itirazlarına gelince; Kıdem tazminatı, 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, en az bir yıl...

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, hükmedilen tedbir nafakası, tazminatlar, TMK m. 161 ve 162'ye göre açılan davaların reddi nedeni ile lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir nafakasının ve tazminatların miktarı, yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 397.80'er TL. temyiz...

DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : 8. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda 8. Aile Mahkemesinin asıl davanın kabulü, karşı davanın açılmamış sayılması hükmüne karşı, asıl dava yönünden davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.02.2020 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı-karşı davacı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı....

O halde, talep TMK 2. kitabından kaynaklanmadığından Aile Mahkemesi görevli olmayıp, uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK'nun 2.maddesi uyarınca belirlenecek Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Mahkemece, talebe yönelik görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 12.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Buna karşılık, aynı eşin bir malvarlığı kesiminden diğer malvarlığı kesimine değer aktarımı varsa; bu durumda TMK. 230/1 ve 230/2. madde uyarınca “denkleştirme” yapılması gerekir. Ödenmemiş bir borcun, bir denkleştirme unsuru olarak tasfiye hesabında dikkate alınabilmesi için; borcun tasfiyeye tabi tutulacak malın borcu olması gerekir (TMK. m. 230/2). Açıklanan nitelikte olmadığı takdirde eşin borcundan dolayı, diğer eşin sorumluluğu söz konusu olamaz. Davacı dava dilekçesinde, alacağın niteliği ve kapsamı bakımından; yeterli açıklıkta değildir....

UYAP Entegrasyonu