"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Asıl davada davacılar vekili tarafından davalı ... aleyhine 04.12.2013 tarihinde verilen dilekçe ile asıl davada elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil; karşı davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda asıl ve karşı davanın reddine yönelik 20.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Asıl dava el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil, karşı dava TMK 724. maddesi uyarınca temliken tescil isteğine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil, katılma alacağı, değer artış payı alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....
süre geçtikten sonra davacının dava açmasının TMK.2 maddesinde düzenlenen iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, ilk derece mahkemesi gerekçesi ve tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
FSHH Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karşı davanın da asıl davaya tabi olarak görülmesi nedeniyle yetkisizlik kararının kesinleşmesini müteakip talep halinde dosyanın yetkili... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davalı - karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı - karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davacı-davalı kadının tüm,davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Dosya kapsamına göre tarafların asgari ücretle çalıştıkları, gelirlerinin birbirine yakın olduğu, davacı kadının asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeterli düzenli gelirinin...
Cumhuriyet Başsavcılığında 2012/371 soruşturma sayılı dosyanın da bulunduğunu ileri sürerek TMK 737 madde hükmü gereği konutundaki huzur ve sükunun bozulması, sinir sistemindeki dengenin sarsılması ile kişilik değerlerine zarar verilmesi nedeni ile 10.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini; karşı tarafın taşkın inşaat yapmak suretiyle elatmasının önlenmesini, tecavüzlü duvarın yıkılmasını bir buçuk yıllık 1.500.00 TL ecrimisin yasal fazi ile tahsilini istemiştir. Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin verilen karar Dairece; “......
Davacı -davalı erkeğin karara karşı yasa yoluna başvurmaması nedeniyle davalı -davacı kadına başka bir vakıanın kusur olarak yüklenmesi de mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda istinaf edilmeyerek kesinleşen kusur durumuna göre tam kusurlu olan davacı -davalı erkeğin açmış olduğu asıl boşanma davasının reddi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde erkeğin asıl davası yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2-Yukarıda (2.) bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda tazminat isteyen davalı -davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitireceği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı karşı davalı ... Dursun vekili, tarafların boşanma dava tarihi itibariyle ... Şubesi .........sında 816,98 gr altın ve 5,95 gr gümüş bakiyeli hesaplarının bulunduğunu, davacının evlenmeden önce ............
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan Dairemizin ilke ve uygulamalarına göre, tasfiyeye konu taşınmaz için kullanılan peşinat ile evlilik birliği içinde yapılan kredi ödemelerinin toplam kredi ödemelerindeki oranı ile edinme değerlerine oranlaması yapılarak sonucuna göre artık değere katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. b-Asıl dava konusu ... plakalı araca yönelik davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (4721 Sayılı TMK mad.235/1). Eşlere ait kişisel ve edinilmiş mallar, mal rejiminin sonra ermesi anındaki durumlarına (nitelik, seviye, aşama vb.) göre değerlendirilir (TMK mad.228/1). Bu malların, kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad.227/1 ve 235/1), sürüm (rayiç) değerleri (TMK mad.232 ve 239/1) hesaba katılır. Yargıtay ve Dairemizin uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir....
Böyle bir tescile dayanarak iyiniyetle o gayrimenkul üzerinde ayni bir hak iktisap eden korunur (TMK m.1023). Yani iyiniyetli kimseler kütüğün görünüşüne inanmakta haklıdır. Bu kuralın tapu kütüğüne güven sağlamak için getirildiği kuşkusuzdur (TMK m.1020). Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Davacı dava konusu bağımsız bölümü yükleniciden 25.01.2001 tarihli adi yazılı sözleşme ile satın almış ve 20.12.2002 tarihinde tescil davası açmıştır. Dahili davalı ... Kaya ise aynı daireyi yükleniciden 25.10.2002 tarihinde satış vaadi sözleşmesi ile satın almış ve bu sözleşmeye dayanarak bu davadan sonra 28.09.2006 tarihinde yüklenici ve arsa maliklerine karşı dava açmış, davalı yüklenici ve arsa maliklerinin davayı kabul etmeleri üzerine davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, temyiz edilmediğinden kesinleşmiş ve taşınmaz 16.04.2009 tarihinde hükmen ... Kaya adına tescil edilmiştir....


