WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Asıl dava muhdesat tespiti, birleşen dava ise çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi talebine ilişkindir. 1.Davacı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesirde, Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 Sayılı TMK mad.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad.718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK mad.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez....

KARŞI OY YAZISI Davacı, dava dilekçesinde davaya konu malların tereke (miras) malı olduğunu bu mallar üzerindeki ortaklığın aynen, mümkün olmaması halinde satış yoluyla giderilmesini istemiştir. Mahkemece dava konusu 104 ada 52, 161 ada 69 parsel ile 1873 parsel yönünden taraf teşkili sağlanmadan tüm tereke malların konusunda satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar vermiştir. Daire çoğunluğunca taraf teşkili sağlanan taşınır ve taşınmazlar yönünden onama yönünde görüş belirtilmiş ise de; Bir davada olayları açıklamak taraflara davayı nitelendirmek mahkemeye aittir. Davacı dava dilekçesinde dava konusu malların tereke (miras) malı olduğunu belirtmiş olmasına rağmen mahkeme davayı Mülkiyet Hukukuna dayalı TMK. 699.maddesine göre ortaklığın giderilmesi davası olarak nitelendirerek satış kararı vermiş, hüküm davalı ... ... tarafından taksimin mümkün olması nedeniyle temyiz edilmiştir. Dava, TMK.'...

Yukarıda açıklanan yöntemlerden yararlanılarak ayrı ayrı tespit edilen toplu para ve düzenli gelirlerle yapılan katkı oranları, birleştirmek suretiyle değerlendirilerek, tasfiyeye konu malvarlığının dava tarihindeki sürüm(rayiç) değeri ile çarpılmak suretiyle, her bir eşin katkı payı alacak miktarı bulunur. Bundan ayrı; 01.01.2002 tarihinde sonra kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejiminde mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır.Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dâhil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m)....

Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir ( TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m)....

Direnme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5....

Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine dair dava da davalı alacaklının borçlulardan talep ettiği alacağın kesinleşmiş olmasının gerekip gerekmediği ve buna bağlı olarak alacağın tahsili için Gerede Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/64 Esas üzerinden açılmış olan davanın mirasın hükmen reddi için açılan eldeki davada HMK'nın 165. maddesi uyarınca bekletici mesele yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Bir davadaki ana sorun, talep sonucu hakkında karar verilebilmesi için çözülmesi gereken sorunlara ön sorun denir. Bu ön sorunlar çözülmedikçe, asıl sorun yani dava hükme bağlanamaz. Başka bir deyişle, asıl davanın karara bağlanabilmesi için ön sorunun çözülmesi gerekir. Somut olayda, davalı alacaklı .. tarafından .....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve karşı davanın kabulü yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, iştirak nafakasının miktarı ve reddedilen tazminatlar ile ziynet alacağı talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına...

Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK. m. 174/1) ve manevi (TMK. m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 3-Davalı-davacı taraf karşı dava dilekçesinde ziynet talebinde bulunarak ziynetlerin aynen iadesini, olmadığı takdirde ise fazlaya dair haklarını saklı tutarak ziynet bedeli 12.000 TL. nın davacı-davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-davacı 7.11.2013 tarihli dilekçesi ile talep ettiği ziynetleri belirtip, toplam 26.850 TL. olan ziynet bedelinden fazlaya dair haklarını saklı tutarak 12.000 TL. talep etmiştir. Mahkemece, davalı-davacının ziynet talebine yönelik olarak rapor alınmış, bilirkişi raporunda ziynet bedeli 20.945 TL. olarak hesaplanmıştır. Mahkemece davalı-davacının talebi kabul edilerek 20.945 TL. ziynet bedeline hükmedilmiştir....

Bu durumda açıklanan nedenle davacı karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek erkeğin davasının kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md. 186/1), geçimine (TMK md. 185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m. 169)....

Hukuk Dairesince verilen İlk Derece Mahkemesinin asıl dava yönünden verdiği kararın kaldırılarak, asıl davanın reddine ilişkin karar, davacı-birleşen davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı-birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı-Birleşen Davalı İstemi: 4. Davacı-birleşen davalı vekili 08.04.2016 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 14.08.2015 tarihinde evlendiklerini, ortak çocuklarının bulunmadığını, eşlerin iki aydır fiilen ayrı yaşadıklarını, erkeğin eşine bağımsız konut temin etmediğini, erkeğin ailesinin davacıya “deli” şeklinde hitap etmeleri yanında hakaret ve küfür de ettiklerini, davalının tüm bunlara sessiz kaldığını, erkeğin eşine fiziksel ve cinsel şiddet uyguladığını, buna ilişkin olarak davalı hakkında ......

UYAP Entegrasyonu