WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Davalı vekili 05.02.2016 havale tarihli dilekçesi ile; davalının 26.01.2016 tarihinde evlendiğini ve bu kapsamda yoksulluk nafakası kendiliğinden sona ermiş olduğundan davanın konusuz kaldığını, ancak dava tarihi itibari ile davacının davasında haklı olmaması sebebi ile müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece; davacı- karşı davalı tarafından açılan davanın konusuz kalması nedeniyle reddine, davalı- karşı davacı tarafından açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava bakımından; Dava; yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı Ve Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı-karşı davalı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle 01.01.2002 tarihine kadar edinilen mallar için fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere şimdilik 10.000-TL, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş malların 4721 sayılı TMK hükümleri çerçevesinde tasfiyesine, davacının tasfiye payının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 11.000-TL üzerinden harç yatırmış, ıslahla talebini 77.479-TL'ye yükseltmiş, karşı davanın reddini savunmuştur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ölüme Bağlı Mal Rejiminin Tasfiyesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı-birleşen dosya davalıları vekili ile davalı-birleşen dosya davacısı ... mirasçıları ... ve müşterekleri taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı-birleşen dava davalıları ... ..., ... ve ... vekili; dava dilekçesinde, davacıların murisi Rabiye ile davalı ...'nin 1975 yılında evlendiklerini, murisin kişisel mallarının katkısıyla davalı adına evlilik birliği içinde iki adet taşınmaz ve banka hesaplarında paralar edinildiğini....

Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25/11/2021 günü temyiz eden davalı Hazine ve aleyhine temyiz olunan davalı ... vekillerinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden diğer taraf vekillerinin yokluklarında duruşmaya başlanarak sözlü açıklamalar da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Asıl dava, taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde bırakılması nedeniyle 4721 sayılı TMK.'nun 1007. maddesine dayalı tazminat, karşı dava ise taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkindir....

Bunlardan biri TMK. 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkesidir. Buna göre “Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. TMK. 2.maddesi çerçevesinde 15. maddenin değerlendirilmesine geçmeden önce aynı Yasanın 1/1. maddesi uyarınca anılan hükmün getirilmesindeki asıl gayenin ne olduğunun açıklanmasında fayda görülmektedir. Kanun tam ehliyetsizlerin yaptıkları hukuki işlemleri batıl sayarken, bu gibi kimseleri korumak, kendi menfaatlerine aykırı işlemleri yapmak, üçüncü kişilerce sömürülmelerine engel olmak amacını gütmüştür....

Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 155 nolu taşınmaz yönünden 50.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bu taşınmaz yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, 17 nolu ve 23 nolu bağımsız bölümler ile araç ile ilgili taleplerin reddine, davacının dava konusu taşınmazlara ilişkin tescil talepleri yerinde görülmediğinden reddine, Vakıfbank Ostim Şubesi'ndeki paralar ile ilgili talebinin feragat nedeniyle reddine; karşı davanın kabulü ile 14.068,92 TL katkı payı alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde karşı dava, yargılama gideri ve vekalet ücretleri yönünden davacı-davalı vekili, asıl dava, karşı dava ve faiz yönünden davalı-davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur, reddedilen manevi tazminat, maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- İlk derece mahkemesince, davalı-karşı davacı erkek tam kusurlu bulunarak erkeğin açtığı boşanma davasının reddi ile kadının açtığı boşanma davasının kubülüne ve boşanmanın ferilerine hükmedilmiştir...

Davalı-karşı davacı vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde; tarafların, davacı-karşı davalının kusurlu davranışları nedeniyle boşandıklarını; davacı-karşı davalının, milyonlarca ifade edilen bir şirkete sahip olduğunu; bu durumun, boşanma dosyasında bilgisine başvurulan tanık beyanları ile de sabit olduğunu; davacı-karşı davalının, şirketteki hissesini muvazaalı olarak kardeşi M. N. K. 'ya devrettiğini, ikamet ettiği evin aslında kendisine ait olduğu halde kardeşi ya da diğer aile fertlerinden biri üzerine kayıtlı olduğunu, çok lüks bir dairede yaşadığını, BMW 5.20 marka aracı ve BMW son model motosikleti olduğunu; müvekkilinin ise, gelirinin olmadığını belirterek; asıl davanın reddi ile karşı davalarının kabulüne, müvekkili lehine yoksulluk nafakasının aylık 250,00 TL, müşterek çocuk lehine aylık 1.000 TL olacak şekilde artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Davalılar vekili, davacıların senet bedellerini ödemediklerini belirterek, asıl davanın reddini istemiş; karşı dava da ise davalılar tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan bakiye alacağın tespiti ile karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Somut olaya gelince; Daire tarafından davalı temyizinin süresinde olduğu belirtilip sehven ek kararın kaldırılmasına ilişkin karar verilmeksizin asıl karara ilişkin temyiz incelemesi yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak asıl kararın incelenmesinde; az yukarıdaki açıklamalar karşısında davanın açıldığı tarihte derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunması sebebiyle hukuki yarar bulunmakta ise de hüküm tarihi itibarıyla taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasının 01.03.2012 tarihinde karara bağlandığı ve dava konusu taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği dikkate alındığında yargılama sırasında bu hukuki yararın ortadan kalktığı ve güncel hukuki yararın kalmadığı anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu