Mahkemece, TMK. nun 713/2. maddesindeki "20 yıl önce ölmüş" sözcüğünün Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli kararı ile iptal edildiği, bu durumda tapu kütüğüne kayıtlı olup da 20 yıl önce ölen kişilere ait taşınmazlar için zilyetlik nedeniyle dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir. Dava konusu 1400, 1401 ve 72 parsellerin 1980 yılında yapılan kadastro çalışmalarında senetsizden tarla ve bağ niteliği ile Hüseyin oğlu Feyzullah adına tespit edildiği belirtilmiş; tespit 18.05.1981 ve 21.06.1980 tarihlerinde kesinleşmiştir. Dosya arasındaki nüfus belgesine göre kayıt maliki ...’ın 31.12.1944 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Temyiz incelemesine konu dava TMK. nun 713/2. maddesinde belirtilen ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
Davalı asıl ..., davacının hiç bir işte çalışmadığını, katkısını ispat etmek zorunda olduğunu ve dava konusu edilenlerden 7849 parselin babaannesinden kendisine hibe edilmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, dava konusu iki katlı binanın 01.01.2002 sonrası inşa edilen kısmı yönünden davacı lehine 20.254,41 TL alacağın karar tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, 7849 parselin evlilik öncesi davalıya hibe yolu ile intikal etmesi, 8 ve 10 parsellerin arsası ve 10 parsel üzerindeki iki katlı binanın 01.01.2002 öncesi inşa edilen kısmı için davacının ev hanımı oluşu ve katkısının bulunduğu hususunun subut bulmadığı gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 2020/27-2021/36 Asıl dava itirazın iptali, karşı dava kurumca kesilen aylıkların yeniden bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki dava dosyası incelendiğinde davalı-karşı davacı ...’in, davanın açılmasından sonra yargılama devam ederken vefat ettiği ve mahkemece, adı geçen davalı hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK.’nun 55. maddesi uyarınca, "Taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir....
Mahkemece, Yargıtay içtihatlarına göre her iki tarafın tapu iptali tescil taleplerinin taşınmazın aynına ilişkin talepte bulunulamayacağından reddine, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 23,908,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı- karşı davacıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 1,992.00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, süresi içerisinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar, 21.09.1994 tarihinde evlenmiş; 14.09.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 20.11.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son)....
Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar, üçüncü kişilere karşı kişisel olarak (4721 Sayılı TMK mad. 599/2) ve müteselsilen (TMK mad. 641) sorumludurlar. Her ne kadar, davacı temyize konu davayı terekenin alacaklısı sıfatıyla açmış ise de; davacı da dahil davanın tarafları, ortak mirasbırakan ... mirasçısıdırlar ve tereke borçlarından yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler çerçevesinde hepsi de sorumludurlar. Başka bir anlatımla, mirasçılık sıfatına sahip olduğundan (TMK mad. 499) alacaklı ve borçlu sıfatı davacı sağ eşte kısmen birleşmiştir....
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu bağımsız bölümün dava tarihi itibarıyla davacı adına kayıtlı olduğu, yargılama sırasında davalının eşi (dava dışı) ... tarafından TMK’nın 194 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, Bakırköy 3. Aile Mahkemesinin 11.05.2017 tarihli ve 2017/165 Esas, 2017/327 Karar sayılı kararı ile davacı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davalı adına kayıt ve tesciline karar verildiği, bekletici mesele yapılan dava dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek 18.11.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 3. Somut olayda, davacı dava tarihi itibarıyla malik olduğuna göre 6100 sayılı Kanun'un 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 4....
Davalı T. ile birleşen davalı A. vekili, asıl dava ile birleşen davanın reddini savunmuş, karşı dava olarak .... plakalı araç nedeniyle aracın 1/2 mülkiyet hakkının karşı davacı adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde 1/2 hisseye isabet eden 8.000-TL'nin karşı davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, "...davacının tasarrufun iptaline ilişkin talebinin reddine, katılma alacağına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00-TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,...davalı-karşı davacının davasının reddine ..." dair verilen hüküm, davacı-karşı davalı vekili tarafından ve davalı-karşı davacı Tevfik vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 25.01.2012 tarih, 2011/... Esas-2012/... Karar sayılı ilamı ile ".....2-Davacı-davalı kadın tarafından açılan ve boşanma dava dosyasıyla birleştirilen Antalya l. Aile Mahkemesi 2009/... Esas, 2010/......
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki taşınmazların orman kadastrosu neticesi orman sınırlarında bırakılması nedeniyle 4721 sayılı TMK.'nun 1007. maddesine dayalı tazminat ile karşılık dava olarak taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 37. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/185 E. - 2019/206 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Asıl ve birleşen davalar, taşınmazların orman kadastrosu neticesi orman sınırlarında bırakılması nedeniyle 4721 sayılı TMK.'...
SONUÇ: Davacı-birleşen davalarda davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün asıl dava yönünden 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı-birleşen davalarda davalı vekilinin birleşen davalara yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle yerinde görülmediğinden, birleşen davalara ilişkin hüküm bölümlerinin ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3.714,36 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 11.143,07 TL'nin temyiz edenden alınmasına 10.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
ın Adli Tıp Kurumu Raporu ile dava konusu işlem tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olmadığının belirlendiği gerekçesi ile asıl dava yönünden; davanın kabulü ile Ordu İli ...İlçesi ... Köyü ... Mevkii ... nolu parselde kâin 320,34 m2 miktarlı kargir iki katlı bina ve arsa B zemin+1 kat bağımsız bölüm No:1 30/60 arsa paylı dubleks mesken nitelikli taşınmaz üzerinde kurulan ipoteğin fekkine, birleşen dava yönünden; ipoteğin fekkine yönelik asıl davada karar verildiğinden birleşen dosyada karar verilmesine yer olmadığına, davacının borçlu olmadığının tespiti ile 30.000,00-TL meblağın 13/04/2017 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dairece verilen bozma kararıyla, 6100 sayılı HMK’nun 150. maddesi uyarınca davanın takip edilmemesine yönelik hükümler doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinin kabul edildiği açıktır....


