Şöyle ki, mahkemece bozma öncesi alınan 07.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu dubleks mesken ile 449 parselin boşanmanın kesinleşme tarihi olan 13.09.2006 tarihi itibariyle değerlerinin belirlendiği, bozma sonrası alınan 15.04.2018 tarihli hesap bilirkişi raporunda belirlenen bu değerlerin rapor tarihi olan 07.06.2010 tarihi itibariyle belirlenen değerler olduğu kabul edilerek, asıl dava tarihi olarak 30.03.1997 tarihini göstererek bu tarihe uyarladığı, oysa asıl dava tarihinin 30.03.2007 tarihi olduğu anlaşılmaktadır....
Maddesinde mecburi dava arkadaşlığı düzenlenmiştir. Buna göre maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 640/2. maddesine göre; “Mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.” TMK m.701/1 . Maddesine göre ise "Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir." . Elbirliği mülkiyetinde ise TMK m. 702....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tedbir ve iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, tazminatlar, karşı davanın kabulü ve delillerin değerlendirilmesi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, karşı davanın TMK 161. maddesi yönünden kabulü, delillerin değerlendirilmesi, tazminatların miktarları, velâyet, iştirak nafakası ile miktarı ve asıl davanın reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle inceleme tarihi itibariyle müşterek çocuk Arda'nın ergin olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine...
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi sona eren davacının kıdem tazminatı alacağından, davalı Belediyenin asıl işveren, davalı şirketin ise alt işveren olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, davalı ... ile davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davacı, dava dilekçesinde ... dışında diğer davalıyı "... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.-... Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı" olarak göstermiştir. Ancak hukukumuzda adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, meydana gelen topluluğun bir bütün olarak medeni hakları kullanma yeteneği yoktur. Ortaklık dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz....
E.. aralarındaki muhdesat tespiti davasının asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 05.06.2013 gün ve 215/154 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili, davalı D.. K.. ve davalı-birleşen dosya davacısı A.. E.. taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava davacısı Ş.. E.. vekili, dava konusu 103 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ev ve 103 ve 223 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan depo ve damın davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesini, davalı-birleşen dava davacısı A.. E.. ise, dava konusu 103 parsel sayılı taşınmaz üzerinde (I) ve (H) harfleriyle ile gösterilen yapıların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, asıl davanın reddine karar verilmesini savunmuş, birleşen davaya ise bir itirazlarının bulunmadığını açıklamışlardır....
TMK-15. maddesine göre, “Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz". Görüldüğü gibi, kural olarak tam ehliyetsizlerin hukuki işlemleri hükümsüzdür. Ancak bu kuralın istisnaları vardır. Bunlardan biri TMK-2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkesidir. Buna göre “ Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” TMK-2 maddesi çerçevesinde 15.maddenin değerlendirilmesine geçmeden önce aynı Yasanın 1/1 maddesi uyarınca anılan hükmün getirilmesindeki asıl gayenin ne olduğunun açıklanmasında fayda görülmektedir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1.Asıl dava yönünden, 3402 ......
Sayılı dosyasına vaki itirazın 5.321,80-TL alacak açısından iptali ile takibin 14.04.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile birlikte devamını, davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ......
Davacı-karşı davalı erkek tarafından 23.11.2016 tarihinde evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m. 166/1) dayalı boşanma davası açılmış, davalı-karşı davacı kadın tarafından da 08.12.2016 tarihinde evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m. 166/1) dayalı karşı boşanma davası açılmış olup, mahkemece karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda, asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, karşı davanın reddine karar verilmiştir....
Noterliğinin 31/07/2006 tarih 14824 sayılı ve 24/03/2008 tarih 5334 sayılı satış sözleşmelerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.CEVAP 2.1. Davalı- karşı davacı ... vekili; asıl davanın reddini savunmuştur. 2.2. Karşı davasında ise; dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın en üst katının karşı davacı ... tarafından, babalarının sağlığında ve onun rızası ile yapıldığını, binada yapılanların karşı davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 3.1. İlk Derece Mahkemesince; asıl ve karşı davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir. 4. TEMYİZ 4.1 Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 4.2 Temyiz Nedenleri 4.2.1. Davalı- karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davanın kabulüne yönelik verilen kararı temyiz etmiştir. 4.2.2....


