Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; her iki tarafın edimlerini yerine getirmede kusurlu davrandıkları, davalı arsa sahibinin tapudan arsa payı devrini yapmaması ve açtığı davanın reddedilmesinin davacılardan yükleniciye tek başına cezai şart talep hakkı sağlamayacağı, sözleşme feshedildiğinden cezai şart isteminden örtülü olarak vazgeçildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, fesihle birlikte cezai şart talep edilemeyeceğine göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
Hukuk Dairesi’nin 12.11.2018 tarih ve 2018/1901 Esas, 2018/5229 Karar sayılı bozma ilamına karşı yasal süresi içerisinde davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay'a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir. Davacı arsa sahibi vekili; taraflar arasında 31.01.2006 tarihli Düzenleme Şeklînde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davacının sahibi olduğu ... ili ... İlçesi, ... Köyü ... Ada, ......
Noterliği'nin 10.12.1997 tarih ve 103410 yevmiye no'lu düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 09.02.1998 tarihli ek protokol gereğince yüklenici şirket tarafından davalıya alınan otomobilin 2.000,00 TL karşılığı 8.978 USD olarak kararlaştırılan bedelinin sözleşme tarihinden 27 ay sonra iadesi gerektiğini, ayrıca ödemenin 2303 gün geciktiğini, sözleşmede günlük 100 USD cezai şart öngörüldüğünü, araç bedeli ve cezai şartın tahsili için icra takibi yapmalarına rağmen ödenmediğini ileri sürerek, 8.978 USD asıl alacak, 230.300 USD cezai şart ve işlemiş faizden şimdilik 12.000,00 TL'sinin tahsiline karar verilmesini istemiş, 17.06.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 468.373,97 TL'ye çıkarmıştır. Davalı arsa sahibi vekili ise, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshi için dava açtıklarını, otomobil bedelinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
-Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir. HMK'nın 297/.... maddesi, "hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmünü ihtiva etmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki kira alacağı ve cezai şart davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeni ile davalı yüklenicinin edimini yerine getirmediğinin tespiti ile cezai şart ve kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, mahkemenin 6502 sayılı Yasa kapsamında bir tarafını tüketicinin oluşturduğu tüketici işlemleri ve tüketici uygulamalarından doğan ihtilaflara bakmakla görevli olduğu, davacının somut olayda tüketici olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı taraf temyiz etmiştir....
-K A R A R- Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedilmesi nedeniyle imalat bedeli ve cezai şart alacağı için dava açıldığını ancak yargılamanın on yıl sürmesi nedeniyle davacı yüklenicinin munzam zarara uğradığını ileri sürerek, tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, diğer dosyanın henüz kesinleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, imalat ve cezai şart bedeli alacağının tahsiline yönelik kesinleşmiş ilamın takibe konulduğu, ancak halen tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle, erken açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin haksız feshine dayalı cezai şart ve yapılan masrafların tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk TBK’nın 178 ve devamı ile 470 vd maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalılar vekilinin temyiz istemi yönünden; Yargıtay içtihatlarına göre arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde inşaat ruhsatının alınmasına ilişkin bir süre öngörülmemiş ise makul süre olan 6 ay içerisinde inşaat ruhsatının alınması gerektiği kabul edilmiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, davalı ile müvekkili kooperatif arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğini, ......
Belli günde tebligata rağmen gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinden incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında 13.08.2009 günü yapılan arsa payı karşılığı inşat sözleşmesine ilişkin ön sözleşme uyarınca taşınmazın imar durumuna ilişkin mahkeme kararı kesinleşmesine rağmen davalının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmaya yanaşmadığını, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken cezai şartın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe vaki itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, adi yazılı şekilde yapıldığı için geçersiz olan arsa payı karşılığı inşaat ön sözleşmesine dayanarak cezai şartın tahsilinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında 30.04.2008 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalının taşınmazları 28 ay içinde teslim etmesi gerektiğini, bu sürenin de 30.08.2010 tarihinde dolduğunu, bu nedenle müvekkilinin sözleşme uyarınca aylık 5.600,00 USD cezai şart talep etme hakkı doğduğunu, ilgili Belediyeden iş bitirme belgeleri ile iskân ruhsatının alınmadığını, binada eksik ve ayıplı işler olduğunu, müvekkilinin sözleşme uyarınca cezai şart alacağının tahsili için takibe geçtiğini, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


