Taraflar arasındaki asıl davada miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil ile araç tescili; birleştirilen davada miras payının devri sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali olmadığı takdirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili ve asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kararın asıl ve birleştirilen davalar yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir....
Dava davalı borçlu ...n davacıya olan elektrik faturası borçlarını ödememesi sebebi ile işlettiği otelin yönetimini kira sözleşmesi ile ... firmasına devrettiği, söz konusu kira sözleşmesinin elektriğin yeniden açılması için muvazaalı yapıldığı, davalı kiralayan ... firması ile ... Elektrik dağıtım AŞ ve ... Elektirk Perakende Satış AŞ firmaları arasında yapılan yeni elektirk alımına ve aboneliğine ilişkin sözleşmelerin iptali talep edilmiştir....
"İçtihat Metni" Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.03.2014 gününde ve birleştirilen dava davacıları tarafından davalı aleyhine 04.04.2014 gününde verilen dilekçeler ile asıl davada tapu iptal ve tescil, birleştirilen davada sözleşmenin iptali veya tenkis talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 23.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali isteklerine ilişkindir....
Davalı, dava konusu taşınmazı paydaşlarına sorarak satın aldığını, yapılan satış işlemlerinin yasal olduğunu, satış aktiyle beraber bedelin nakten ödendiğini, kendisine satış işlemini yapan kişinin akli melekelerinin yerinde olduğunu, sözkonusu taşınmaz için 22.500-Tl masraf ettiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının muris ...’ın mirasçısı olan ...’ün kızı ile evli olduğu ve yapılan devir işlemlerinden yakın akrabalık nedeniyle haberinin olabileceği murisin gerçek iradesinin satış değil bağış olduğu, bu hususun ayrıca ... AHM’nin 2008/201 esas 2008/220 karar sayılı dosyası ile de belirlendiği, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi ( mevsuf-vasıflı ) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalılardan 11.6.2002 tarihinde 1986 model Mercedes marka arabayı 7.600 YTL bedelle haricen satın aldığını, aracın devir işlemlerinin yapılamadığını, daha sonra ... isimli kişiye sattığını, aracın satış işleminin yapılabilmesi için davalılarla görüştüğünü ve ... adına satışın gerçekleştiğini, ancak araç sahibi ... ...’ın satış sözleşmesinin sahte olduğundan bahisle dava açıldığını, ... olduğunu bedelin iadesi için yapmış olduğu takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir....
c-Tarafların Beyanları ile İradeleri Arasında İsteyerek Meydana Getirdikleri Uyumsuzluğu Açıklayan Muvazaa Anlaşması: Muris muvazaasındaki muvazaa anlaşması, miras bırakan ile karşı taraf arasında görünüşte yapılan sözleşmenin niteliğini değiştiren sözleşmedir. Muvazaa sözleşmesi hiçbir şekil koşuluna bağlı değildir. Yazılı yapıldığı gibi çok kez de sözlü yapılabilmektedir. Uygulamada muvazaa anlaşmasının çok zaman gizli sözleşme ile bir arada, hatta onunla iç içe yapıldığı görülmektedir. Ancak gizli sözleşme ile birlikte yapılması muvazaa sözleşmesinin ayrı bir sözleşme olması niteliğini ortadan kaldırmaz. Gerek "taraf" gerekse "muris muvazaasında" muvazaa anlaşmasının varlığı muvazaanın oluşması için şarttır. Muvazaa anlaşmasını miras bırakan bizzat veya vekili aracılığı ile yapabilir. Miras bırakanın görünüşteki sözleşmeyi bizzat yapması, muvazaa anlaşmasını vekili aracılığı ile yapmasına engel teşkil etmez....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 02.07.2013 tarihli ve 2012/579 E., 2013/440 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.01.2014 tarihli ve 2013/17088 E., 2014/1244 K. sayılı kararı ile: "...Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, muvazaa olgusu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakan Hasan'ın kayden maliki olduğu 471 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 payını 8.9.1998 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, 21.08.2012 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak 2006 yılında ölen eşi....'...
in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olup; davacı, miras payı oranında tapu iptali tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, dava dışı başka mirasçıların da bulunduğu, miras payı oranında taleple açılan davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası"olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, aslında bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir....
in taşınmazını muvazaalı olarak diğer davalıya sattığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili davasıdır. Urla Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın niteliği itibariyle aile hukukundan kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası olduğu, tarafların boşandıkları, anılan kararın kesinleştiği ve bu nedenle açılan davada mal rejimi hükümlerinin tartışılacağı, boşanma davasının yeri itibariyle de Turgutlu Aile Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu gerekçesiyle hem yetkisizlik hem görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi ise, davacının davasını eski eşi ile yine davalı olan üçüncü kişi arasındaki muvazaa iddiasına dayandırdığı, bu şekliyle davanın şahsi hakka dayalı olarak muvazaa hukuksal sebebiyle açıldığı, bu davalara bakmakla genel yetkili mahkemelerin görevli olduğu, ayıca davaya konu taşınmazların tamamının Urla'da bulunduğu gerekçesiyle hem yetkisizlik hem görevsizlik yönünde hüküm tesis etmiştir. Dosya kapsamından, davacı ile davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak mirasbırakanları ...’nın, 565 da, 14 sayılı parseldeki 7/48 payını mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak tapuda satış göstermek suretiyle kızı olan davalıya temlik ettiğini, gerçekte bağış yapıldığını, temlikin saklı payını zedelediğini ileri sürerek, davaya konu payın tapu kaydının iptali ile murisleri adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamalarda ise miras payının olmadığı taktirde saklı payına karşılık gelen 7/336 payın iptal tescilini isteğini bildirmiştir. Davalı, çekişmeli payı bedeli karşılığında satın aldığını, üzerinde yaptırdığı binanın giriş katında murislerinin 15 yıl ikamet ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; muvazaa olgusunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'...


