Dava konusu alacağın dayanağını teşkil eden ----yevmiye numarasıyla numaralı araç satış sözleşmesi ile satıldığı ve bedeli olan ---- ödendiğinin sözleşmede yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı taraf resmi senet niteliğinde olan araç satış sözleşmesinde araç bedelinin tamamen ödendiği yazılı ise de araç bedelinin hiç ödenmediği iddia etmiş ise de resmi senedin aksinin ancak kesin delil ile kanıtlanması gerektiği bu bağlamda davacı tarafın resmi senedin aksine ödeme yapılmadığı hususunun kesin delil ile ispatlanamadığı mahkememizce değerlendirilmiştir....
Herne kadar mahkemece, satış işleminin muvazaalı yapıldığı iddiasının yargılamayı gerektirdiği ve genel mahkemelerde bu iddianın değerlendirilerek çözüme ulaşılabile- 2010/4496 2010/11225 ceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, istihkak davasına karşı ayrıca İİK.nun 277.maddesine göre tasarrufun iptali davası açılmasına gerek olmadan muvazaa iddiası ileri sürülebilir ( Yargıtay HGK. K.22.10.1969, gün ve E: 679/K: 774 ) Somut olayda, davacı 3.kişi dava konusu aracı haciz tarihinden önce dava dışı borçludan 14.1.2009 tarihli noter satış sözleşmesi ile satın almıştır.Ancak, satış işlemi borcun doğumu ve takip tarihinden sonra olduğu gibi, borçluya ödeme emri tebliğinden bir gün sonra gerçekleştirilmiştir. Davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki görünürdeki noter satış sözleşmesi alacaklının haklarını etkilemez.Dosya kapsamından mahkemece davalı tarafın savunması üzerinde yeterince durulmadığı anlaşılmaktadır....
Ancak, Belediyeler Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca bir işin belediye tarafından alt işverene verilmesi, muvazaa iddialarının araştırılmasına engel teşkil etmez. Söz konusu hükümde sayılan işlerin alt işverene verilmesine dayanılarak iş sözleşmesinin feshi, muvazaa iddiasının ispatı hâlinde geçersiz olacaktır. Somut olayda, davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ve ekleri ile alt işverene bir takım işler devredilmiştir....
Mahallesinde bulunan 420 ada 15 nolu parsele ilişkin 01/02/2000 gün ve 1050 yevmiye numaralı satış sözleşmesi muvazaalı olduğundan tapu kaydının iptali ile taşınmazın tamamının 20 pay kabul edilerek 3 payının davacı ... adına tapuya tesciline, 9 payın davalı ... üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, ... İlçesi, ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar Aysun Uçmaz ve Aysima Uçmaz'a velayeten Nesrin Bacak vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
Araç Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan yetki itirazının haklı olduğu anlaşılmakla davanın mahkememizin yetkisizliği sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle 617 sayılı parsel bakımından davanın kabulüne, 1623 parsel bakımından ise feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer taşınmazlar bakımından ise davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Asıl dava, yolsuz tescil nedeniyle araç satış sözleşmesinin iptali isteminden ibaret olup, asıl dava davacısı Kayhan'ın araç kiralama işini yaptığı, davaya konu aracın sahte vekaletnameyle satışı sırasında da 3. kişide kirada olduğu, hal böyle olunca, aracın davacının elinden rızası hilafına çıkmadığı, davalının aracı emin sıfatıyla zilyetten edindiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 988. maddesinde, "Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur." hükmü düzenlenmiştir. Her ne kadar mahkemece, araç satış sözleşmesinin iptaline, karar verilmiş ise de, Medeni Kanun'un "... sıfatıyla zilyetten edinme" ye dair 988. maddesinin değerlendirilmediği görülmüştür. Birleşen davada ise, davacı ..., zarara uğramasında davalı noterin kusurlu olduğunu ileri sürerek, noterden zararının tazminini istemiş; mahkeme ise, davacı ...'...
in borca itirazının iptali ile takibin devamına, Fiili teslim gerçekleşmediğinden faiz istemine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle çalıntı aracın dava dışı ilk sahibine iade olunduğunun ve satış bedelinin tahsiline karar verildiğinin anlaşılmasına göre Kocaeli 6. Noterliği nezdinde düzenlenen 10.07.2007 tarih-13391 yevmiye nolu Araç Satım Sözleşmesinin iptal edilmiş olmasının tabi bulunmasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacı eldeki bu davasında aracın çalıntı olması sebebiyle zapt edildiğini ileri sürerek satış bedelinin tahsili talebiyle ilamsız takip yapmıştır. Aracın zapt edildiği ve 6/7/2009 tarihinde dava dışı ilk sahibine yediemin olarak teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Böyle olunca mahkemece aracın davalıya iade edilmesine imkan bulunmamaktadır....
Eldeki dava satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesinde araç bedelini davalıya havale etmesine rağmen aracın teslim edilmediğini iddia etmiş, davalı ise satış sözleşmesinin davacının ortağı olan dava dışı Cemal Yazıcı ile yapılıp onun gösterdiği 3. kişilere teslim edildiğini, kaldı ki davacının Cemal yazıcıya araç alımına ilişkin vekalet verdiğini, araç bedelinin de bu nedenle davacı tarafından gönderildiğini, davacıyı tanımadığını, eldeki davanın açılmasından sonra araç bedellerinin davacı tarafından gönderildiğini fark ettiğini ve yaptığı araştırmada tarafların ortak olduğunu öğrendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece de davalının savunmalarına itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında bulunan belgelerden davacı tarafından dava dışı Cemal Yazıcı ile birlikte birden fazla kişiye 30.12.2009 tarihinde Kartal 18....


