İcra Müdürlüğü’nün 2018/8624 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davacıya önerilen aracın davacının istediği gibi özel üretim bir araç olduğunu, davacının özel üretim bir araç seçtiğini, davacının istediği aracın ithal edildiğini, davacıya teslim edilmek istendiğini, ancak davacının aracı almayacağını beyan ettiğini, aracın ayıplı olmadığını, ancak aracın tavanının da küçük çizikler olduğunu, bu sebeplerden proforma faturada indirim yapıldığını, aracın 2018 model olduğunu, davacının önerilen aracın tanıtım broşüründen farklı araç olduğunu iddia ettiğini, ancak davacı ile yapılan elektronik yazışmalarda davacı taraf ile mutabakat sağlandığını ve davacının talep ettiği indirime göre fatura kesildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 11.11.2020 NUMARASI: 2019/480 Esas - 2020/727 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı yan müvekkilinden dört adet araç satın aldığını, araçların vergileri ve tescil giderleri müvekkili tarafından ödendiğini, davalı araçları teslim aldığını ancak araç bedellerini ve giderlerinin tamamını müvekkiline ödemediğini, alacağını tahsil edemediğinden İstanbul Anadolu ......
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av.... ile davalı vek. Av. ... ve Av. Murat Akçayer'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Dava harici oto satış sözleşmesi uyarınca verilen ve icra takibine konulan 500.000 TL. bedelli çekin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı cevabında, dava konusu çekin, daha önce karşılıksız çıkan çeklerin ve teslim edilen otoların karşılığı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur....
Davacı vekili 01.03.2021 tarihinde davasını ıslah etmiş ve aynı gün ıslah harcını mahkemeler veznesine yatırmıştır. Dava; "Menfi Tespit & Alacak & Kira Bedelinin Tespiti & Tapu İptali ve Tescil & Tazminat"davasıdır....
- KARAR - Davacı vekili, taraflar arasında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin ardından tadil sözleşmesi yapıldığını, 30.01.2013 tarihinde başlayan inşaatın 18 ay sonra teknik olarak bitirilmiş, genel oturma raporu alınmış olarak, arsa sahibine teslim edilmesi gerekirken, teslimin zamanında yapılmadığını ve inşaatta eksiklikler olduğunu, tadil sözleşmesi ile 18 ayda bitirilip teslim edilmemesi halinde her gün için 2.000,00 TL cezai şart bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığını, yükleniciye gönderilen ihtarname ile eksikliğin 3 gün içinde giderilerek inşaatın teslimi ve cezai şartın ödenmesinin ihtar edildiğini, bu alacaklar nedeni ile icra takibi yapıldığını ve davalının haksız itirazı nedeni ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
faturada böyle bir bedelin söz konusu olmadığını, dolayısıyla da müvekkili şirketin bu miktarlarda borcu olduğunu gösteren bir bilginin ve belgenin dahi dosyada yer almadığını, davacı şirket ile ----- arasında bir kiralama sözleşmesi imzalanmış olduğunu, iş bu kiralama sözleşmesi gereği ----- plakalı araç kendisine teslim edildiğinde aracın tamponunun kırık ve km'sinin ise 40.000 olduğunu, bu hususların --------tarihinde müvekkili şirket muhasebe servisince e-mail yoluyla bildirildiğini, ------aracı teslim aldığında aracın tamponunun kırık vaziyette teslim aldığını,---- plakalı aracın teslim tarihindeki fiziki durumu ve km bilgisinin teslim tesellüm tutanaklarında yer alması gerektiğini, bu nedenle ilgili araç kiralama firması ----------davacı şirket arasında yapılan kiralama sözleşmesi ile araçların teslimlerine ilişkin teslim tesellüm tutanakları ile hasar tespit tutanaklarının dosyaya celp edilmesi gerektiğini, zira dosyaya delil olarak sunulanların sadece kesilen faturalar olduğunu...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl davada uyuşmazlık, sahte vekaletname ile yapılan araç satışından dolayı satış işleminin geçersiz olduğunun tespiti ile trafik kaydının iptali ve tescil istemine, birleşen davada ise uyuşmazlık; Noterlik Kanunu’nun 162 nci maddesine dayalı noterin sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin (d) bendi; “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır....
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/08/2018 KARAR TARİHİ : 01/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 20/03/2013 tarihli "Eletronik Ücret toplama, araç içi yolcu bilgilendirme, kamera ve akıllı durak sistemi işine ait sözleşme" imzalandığını, bu sözleşme kapsamında toplu taşıma araçlarında kullanılacak ücret toplama, akıllı durak sistemi, akıllı kart ve araç içi bilgilendirme, güzegah ve araç takip sistemleri ve araç ici ve dışını görebilen kamera sistemlerinin işletilmesinin 10 yıl süre ile davacı şirkete yüklendiğini bunun karşılığında davacının elde edilecek ciro üzerinden KDV dahil %2,17 oranında işletme komisyonu almasının kararlaştırıldığını, davalının 05/02/2018 tarihli yazısı ile pavo post cihazları yönünden 8 adet bayinin cihazlarında arıza olduğu...
Davalı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde ise, taraflar arasında sondaj makinesi ve pompasının imal edilip, davalıya teslimi hususunda 18.09.2015 tarihli sözleşmenin imzalandığı ihtilafsız olup, taraflarca da kabul edildiği üzere iş bedeli 62.540 TL'dir. Yine sözleşmede iş bedeline ilişkin olarak 26.000 TL bedel kabul edilerek bir araç verildiği ve 2.000 TL elden ödeme yapıldığı hususu da belirtilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında sözleşme nedeniyle 34.200 TL tahsil ettiğini belirtmiştir. Davalı tarafça icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş ise de, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesi olup, takip ve dava tarihi itibariyle davalının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi ve mahkemesi de yetkili olduğundan (HMK 6, 10, İİK 50), makinelerin Ankara'da teslim edildiği anlaşılmış olmakla, Ankara icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmıştır....
Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır....


