. - K A R A R - Dava muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır. Davalı cevabında bedeli paylaşıma konu aracın borçlu tarafından kendisine satıldığını, bir müddet sonra geri alındığını ve arada düzenlenen sözleşme gereği satış bedelinin bir kısmının nakit olarak ödenip, kalanı için icra takibi yapılarak araç üzerine teminat maksatlı haciz konulduğunu; muvazaalı bir durum bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davalı ile dava dışı borçlu şirket yetkilisi tarafından düzenlenen protokol uyarınca borcun en geç 16.04.2004 günü ödenmesi gerektiği, ancak davalının bu tarihten sonra da hacizli aracın satış işlemlerine tevessül etmediği; taraflar arasında muvazaalı işlem yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir....
KARAR Davacı, dava konusu taşınmazdaki hissesini davalı şirkete 19/12/2003 tarihli Noterde düzenlenen Gayri Menkul Satış Vaadi sözleşmesi ile satmayı vaadettiğini, aralarında imzalanan önceki tarihli harici sözleşme ile bedelin muvazaalı olduğunun sabit olduğunu ve bakiye alacağı bulunduğunu ileri sürerek, gerek bu muvazaa gerekse taşınmazdaki iştirak halinde mülkiyetten kaynaklı devir imkansızlığı nedeni ile anılı Gayri Menkul Satış Vaadi sözleşmesi’nin geçersizliğinin tespiti ile tapudaki şerhin terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket, herhangi bir muvazaa ve bakiye borcun bulunmadığını, taşınmazın müşterek mülkiyete geçirilmesi ile imkansızlığın da bulunmayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalılar üzerine haksız olarak tapulu bulunan gayrimenkullerin tapularının muvazaa sebebiyle iptaline ve muvazaalı devir yapan ... İnş. Nakl. Tur. Petrol. Ür. Kimyevi Mad. San ve Tic Ltd. Şti adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Somut olayda; davacının dava dilekçesinde muvazaalı tasarrufun iptali ile haciz ve satış yetkisi verilmesi, olmadığı takdirde araç satılmış ise müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyalarındaki alacak miktarının davalılardan tazminine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davalılar arasındaki araç satışının muvazaalı olduğu dosya kapsamı ile sabit olup satışa konu edilen aracın istinaf aşamasında dava dışı üçüncü bir kişiye satıldığı anlaşıldığına göre davacının dava dilekçesinde İcra ve İflas Yasası'nın 283/2. maddesi ile tazminat isteminde bulunduğu da gözetilerek bu istem doğrultusunda karar verilmelidir. Bu yön gözetilmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir....
maddesinde Aile Mahkemelerini Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında yazılı dava ve işlere bakmakla görevli kılmış ise de, Türk Medeni Kanununun İkinci kitabında eşler arasındaki mal rejimlerinin tasfiyesine ilişkin hükümler yer almış olup, eşlerden birinin tasfiye isteyebilmesi için evlilik birliğinin ölüm, boşanma veya iptal sebebiyle sona ermiş olması veya tarafların bir sözleşme ile yeni bir mal rejimini seçmiş olmaları gerekmektedir. Başka bir ifadeyle Aile Mahkemeleri, Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra karı-koca arasında edinilmiş mallar yönünden çıkacak uyuşmazlıklara ilişkin olan davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda; dava satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, satış vaadi sözleşmesine konu olan taşınmazın edinilmiş mal kapsamın da ve Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında yer alan eşler arasındaki mal rejimlerinin tasfiyesi kapsamında bulunduğundan söz edilemez....
Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Dava konusu payın satışına ilişkin hukuki işlemin tarafı olan davalı 3. kişi durumundaki davacıya karşı bedelde muvazaa iddiasında bulunamaz ise de davacı önalım hakkına engel olmak amacıyla satış bedelinin resmi satış senedinde yüksek gösterildiğini iddia edebilir ve bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Davacı, önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunması halinde bu iddiasını kanıtlamalıdır....
“Muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibarıyla nispi muvazaa türüdür. 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İBK'da değinildiği gibi, bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılarının, görünürdeki satış sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu'nun 19. (BK 18.) maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilecekleri kabul edilmektedir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 09/05/2012 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle satış sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/06/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının davalılara yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna 27/01/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 14/09/2006 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle satış sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Satış Vaadi Sözleşmesinin iptali K A R A R Davacı vekili, vekil edeni ...’nin eşi ... ile ...Noterliğinin 31.10.2003 tarih 29923 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi yaparak boşanma karşılığı 324 ada 17 parseli satmayı vaad ettiğini, ancak davalı ...’nın boşanma davasına katılmaması sebebiyle verdiği satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir. ...3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.6.2005 tarih 2004/60 Esas 2005/489 Karar sayılı ilamı ile şartın gerçekleşmemesi sebebiyle şarta bağlı satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiş, davalının temyizi üzerine Yüksek Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 6.4.2006 tarih 2006/2342-5136 Esas ve Karar sayılı ilamı ile davaya bakmanın Aile Mahkemesinin görevinde olduğu açıklanarak bozma sevk edilmiştir....


