WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

nun 19/01/2007 tarihinde vefat ettiğini, murisin kendisine ait 4 parsel sayılı taşınmazını gerçek satış olmadığı halde muvazaa ile davalı olan her iki oğluna bedelsiz olarak devrettiğini, murisin paraya ihtiyacı olmadığını, murisin amacının kızlarını mirastan mahrum bırakmak olduğunu, gerçek iradenin satış değil bağış olduğunu,murisin ölene kadar kendisine ait taşınmazda oturduğunu, görünürdeki sözleşmenin tarafların gerçek iradelerine uymadığından,gizli bağış sözleşmesinin de şekil şartlarından yoksun olduğundan muvazaa nedeni ile geçersiz olduğunu ileri sürerek davalılar adına olan oluşturulan tapu kaydının iptali ile muris ... ...'nun tüm mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişler;karşı davanın reddini savunmuşlardır. Davalılar,davanın reddini savunmuşlar,karşılık davalarında ise mirasbırakanlarının 439 ve 380 parsel sayılı taşınmazlarını davacılara temlikinin saklı paylarını ihlal ettiğini ileri sürerek tenkisini talep etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil DURUŞMALIDIR. K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık mahkemenin nitelendirmesine göre muvazaa sebebiyle tapu iptali ve Pozantı noterliğinin 04.01.2008 tarih 18 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil isteğine ilişkin bulunduğuna ve davada zilyetliğe dayanılmadığına göre, Yargıtay Başkanlar Kurulunun 26.01.2012 tarih ve 1 sayılı Kararı ile hazırlanıp Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 09.02.2012 tarih 1 sayılı Kararı ile aynen kabul edilen ve 18.02.2012 tarih 28208 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (14.) Hukuk Dairesine ait olmakla gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 05.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece davanın kabulüne, taraflar arasında düzenlenen 09/04/2013 tarihli araç satış sözleşmesinin iptaline, 25/05/2013 gün ve 26.500,00 TL bedelli çek dolayısıyla davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, bu çek nedeniyle başlatılan icra takibinin iptaline, asıl alacağın %20'si olan 5.300,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline ve dava konusu aracın davacı tarafından davalıya teslimine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı eldeki dava ile davalıdan satın almış olduğu aracın ayıplı olduğunu savunarak, satış sözleşmesinin iptaline, araç satımı dolayısıyla verdiği çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve yine bu çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinin iptali ile davalı aleyhine tazminata karar verilmesi istemi ile eldleki davayı açmıştır....

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bozma ilamı doğrultusunda dava konusu satış işleminin gerçek bir satış olduğu, davalı ...'un bankadan kredi kullanarak davalı ...'e borç verdiği, davalı ...'in bu para ile davacılarla arasındaki senetlerin bir kısmının ödemesini gerçekleştirdiği, Nilüfer'in abisinden aldığı borcu ödeyememesi sebebiyle dava konusu taşınmazın devrinin gerçekleştirildiği, taşınmazın devrinden sonra davalı ...'un taşınmazda tamirat yaptırarak tanık beyanlarında belirtildiği ve taşınmazın intifa hakkı sahibi Fevziye Kaya tarafından kullanıldığı, satış işleminin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

in muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açamayacağı, eldeki davayı açmakta davacının hukuki menfaatının olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla ... 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir....

Davacı, satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlayabilir. Duruşma sırasında dinlenen davacı tanıklarının satış bedeli ve ne şekilde ödendiği konusunda somut bilgisi yoktur. Davalı tanığı ise 21.02.2014 tarihli keşifteki beyanında tapudaki satış bedelinin gerçek olduğunu belirtmiştir. Mahkemece hükme esas alınan ve her iki keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporlarında, dava konusu payın dava tarihinde 112.500,00 TL değerinde olduğu tespit edilmiş, bu bedel önalım bedeli olarak kabul edilerek masraflar ile birlikte davacıya depo ettirilmiştir. Keşifle belirlenen bedel, bedelde muvazaa iddiasını tek başına kanıtlamaya yeterli olmayıp davacının diğer delillerini doğrulamak bakımından önem taşımaktadır. Dolayısıyla, davacı bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamamıştır....

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/04/2014 NUMARASI : 2013/260-2014/135 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı Selver Şahbaz'ın kayden maliki olduğu 608 parsel sayılı taşınmazı, satış suretiyle davalı Salim'e temlik ettiğini, onun tarafından davalı Döne'ye, sonra da davalı Orhan'a devredildiğini, bütün devir işlemlerinin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, tapu iptali ve miras payı oranında tescile karar verilmesini istemiştir. Davalılar Orhan ve Döne, murisin tedavi giderleri ve sosyal güvencesinin olmaması sebebiyle çekişme konusu taşınmazın gerçek bir satış işlemi ile davalı Salim'e satıldığını, sonra da taraflarından bedeli ödenerek alındığını, muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar; davalı Salim ise taşınmazı murisin ricasıyla davalı Orhan'a vermek kaydıyla edindiğini, para alış verişi olmadığını beyan etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Tarih ve numarası yukarıda yazılı hükmün incelenmesi sırasında Özel Daireler arasında meydana gelen görev uyuşmazlığının giderilmesi istenilmekle, 2797 sayılı Yasa uyarınca toplanan Başkanlar Kurulu'nca dairelerin görevsizlik kararlarıyla dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: Dava, araç satış sözleşmesinin yok hükmünde olduğunun tespiti ve satış sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle hükmün temyiz inceleme görevi 3.Hukuk Dairesine aittir. S O N U Ç : 3.Hukuk Dairesinin görevsizlik kararının KALDIRILMASINA, dosyanın bu Daireye gönderilmesine, 29.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....

Dava, davacı şirkete ait taşınmazın muvazaalı olarak satıldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve tescili olmadığı taktirde satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar Dairemizce eksik inceleme sebebiyle bozulmuş ve mahkemece bu bozma kararına uyulmuştur....

Taraflar arasında ----- numaralı tesisat için 19/09/2022 tarihli parakende satış sözleşmesi yapıldığı, davalı şirket yetkilisi ----- tarafından borçtan muaf sözleşme yapılmak istendiğinin beyan edildiği anlaşılmıştır. Dava dışı şirket ile davacı arasında 23/12/2019 tarihli sözleşme yapıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından muvazaa hukuksal sebebine dayalı olarak abonelik sözleşmesinin iptali istemine ilişkin huzurdaki dava açılmıştır.TBK Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler başlığında düzenlenen 19. maddesinde; "Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz." şeklinde düzenlenmiştir....

UYAP Entegrasyonu