HD, 03.10.2022, E. 2021/1891, K. 2022/6552 sayılı kararında da mahkemenin yönetim kurulu üyelerini azletme yetkisi olmadığından tedbir niteliğinde dahi kayyım atayamayacağına hükmedildiğini, diğer taraftan davacıların dilekçelerinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin 11. Hukuk Dairesi 2022/592 Esas 2022/1192 kararını dayanak göstererek ihtiyati tedbir talep ettiğini, davacıların dilekçelerinde sundukları kararın limited şirketlere ilişkin olduğunu, Limited şirketlerdeyse TTK m. 630 gereğince, müdürlerin mahkeme tarafından azledilmesinin olanaklı olduğunu, halbuki, müvekkili şirket anonim şirket niteliğinde olup, anonim şirketlerde yönetim organının mahkeme tarafından azledilmesinin olanaklı olmadığını belirterek öncelikle iş bu davanın İzmir 5....
, 2014/5- 2016/2 tarihleri arasındaki borç dönemleri yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli ise de; dava dışı prim borçlusu Anonim şirkete, 11.02.2016 tarihinde kayyım atanması karşısında, davacının şirketi temsil ve ilzam sıfat ve yetkisinin kayyıma devredilmesi, bu suretle üst düzey görevinin ifası mümkün olmadığından, ödeme emirlerine konu 2016/3 - 2016/6 tarihleri arasındaki borç dönemlerinden davacının sorumlu tutulması isabetsizdir....
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Bu tür davalarda, hükmolunacak tazminatın da şirkete verilmek üzere istenmesi ve hükmedilmesi gerekmektedir. İkinci durum ise, doğrudan zarar halidir. Bu ihtimalde yöneticilerin veya denetçilerin eylemleri sonucunda ortakların ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur. Uyuşmazlık konusu olayda yönetim kurulu üyelerinin dava dışı anonim şirketi zararlandırıcı eylemleri iddia edilmekte olup, açıklanan zararlar, dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacıların ise dolaylı zararı kapsamındadır. Dolayısıyla zarar gören şahıs sıfatıyla dava açan ortakların bu sıfatları, gerek zararın doğumu gerekse dava açıldığı sırada bulunmalıdır (...., Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu 2. Bası, ... Kitapçılık, İstanbul, 2007, s. 131)....
bir şirketin böyle ne olduğu belirsiz usullerde ve açıklık içermeyen şekilde yönetilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir....
kayyım tayin edilmesini, müvekkiline inceleme ve bilgi, belge edinme hakkının kullandırılmasına, bu hususta gerekli yetkilerin ve ayrıca tüm belgelerin birer örneğinin verilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı şirkete yüklenmesini talep ve dava etmiştir....
yönelttiğini, ve akabinde davalı şirkete özel denetçi atanması için ....ATM ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde taleplerinin reddedildiğini, davacının yönetim kurul üyeliğinin sona erdirildiği genel kurul toplantısından sonra davacının, şirketteki hissesini devretmeye karar verdiğini, bunun üzerine davacının hissesinin değeri üzerinde diğer ortaklarla görüşmeler gerçekleştirildiğini, davacının devir görüşmelerinde istediği tutarı almazsa şirkete karşı dava açacağını bir çok kez ifade ettiğini, davacının tek amacının ortaklığa zarar vermek, şirketin ticari faaliyetlerini engellemek olduğunu, davacının hemen hemen her konuda davalı şirkete ve yönetim kurulu üyelerine ihtarnameler gönderdiğini, özel denetçi atanması, genel kurul kararının iptali, genel kurul yapılması ve huzurdaki davalar olmak üzere her konuyu sulhen çözmek yerine yargıya taşıdığını, ....ATM ... esas sayılı dosyasında karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını, dolayısı ile kesinleşmiş bir yargı...
Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketin alacak ve borç kalemlerinin araştırılması gereken bir durum olması karşısında şirkete kayyım atanması gerektiğini, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, anonim şirketin genel kurulunda alınan dava konusu kararların hukuka ve şirket ana sözleşmesine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 418, 421, 436, 394, 437 ve 523 üncü maddeleri. 3....
Somut olayda, davalı, 3 ortaklı bir limited şirket olup, 6102 sayılı TTK'nın 617/3. maddesi gereğince toplantıya çağrı usulü hakkında anonim şirkete ilişkin hükümler kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır. Aynı Kanun'un 410/2. maddesine göre, yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. TTK'nın 412. maddesinin uygulamasında ise, şirkette yönetim kurulu mevcut olup pay sahiplerinin çağrı istemi reddedildiği veya isteme olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, mahkeme genel kurulun toplantıya çağrılmasına karar verebilir, ancak, çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/642 Esas KARAR NO:2022/764 DAVA:Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) DAVA TARİHİ:26/07/2022 KARAR TARİHİ:29/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı şirkete kayyım atanması talebinde bulunmuş ise de, 29/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinin tümden ıslah ederek" davalı şirketin %50 pay sahibinin müteveffa ... olup diğer %50 pay sahibinin ise yine %100 pay sahibinin ... olduğu ... ......
Olmadığını, davacı yanın da müvekkili firmanın genel kurul kararlarının yoklukla malül olduğuna karar verme hak ve yetkisi olmadığını, müvekkili firmanın yönetim kurulunun da görevinin başında olduğunu ve firmanın hiçbir şekilde organsız olmadığını, davacı yanın, göz göre göre gerçekleri saptırmaya çalıştığını, yasal düzenlemeye göre gerek anonim şirket organlarının iş göremez hale gelmesi, gerekse şirketin organsız kalması durumlarında mahkemelerden şirket için kayyım atanması istenebiliyor olsa da dava konusu olayda bu şartların hiç birisinin olmadığını, müvekkili firmanın organlarının iş başında olduğunu ve açılan dava ve davada ileri sürülen asılsız iddialardan dolayı müvekkili firmanın işleyişinin hiçbir şekilde etkilenmediğini, bu sebepten dolayı, davacı yanın kayyım talebinin de yerinde olmadığını, açıklanan tüm bu sebepler ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacak diğer gerekçelerle öncelikle davacı yanın, 02.06.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin...


