ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/384 Esas KARAR NO : 2024/303 DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 24/04/2017 KARAR TARİHİ : 23/05/2024 Mahkememizde görülen yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davacı ...'in 23.11.2016 günü yapılan yönetim kurulu toplantısına kadar davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve şirket ortağı olduğunu, müvekkili ..., ile dava dışı ..., ..., ..., ... ve dava dışı ... AŞ arasında, 22.11.2011 tarihli "ön sözleşme" ile 30.12.2011 tarihli "hissedarlar sözleşmesi" ve yine aynı tarihli "hisse devir sözleşmesi" akdedildiğini, Bu sözleşmelere göre ... ın hisselerinin tamamını, davacı ... ve diğer küçük hissedarların bir kısım hisselerini dava dışı ... AŞ'ye devrettiklerini, bu devirler neticesinde ...'in %24, diğer hissedarlar ...'in %1, ... ve ...'...
nin de içinde bulunduğu şirketlerin iktisadi bütünlüğü oluşturularak, şirketin mali durumu itibariyle şirkete ait varlıkların ticari ve iktisadi bütünlük kapsamında satılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini" başlıklı 133. maddesinde "Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde, hâkim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilir. Atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı kılındığı veya yönetim organının yetkilerinin ya da yönetim organının yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği açıkça belirtilir....
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 07/10/2020 KARAR TARİHİ : 30/12/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkili ...’ın... Ltd.Şti’nin 1/3 oranında hisse sahibi ve kurucu ortağı , diğer şirket ortaklarının ise ... ve ... olduğu, şirket ortaklarından ...’un hali hazırda müdürlük görevini yürütmekte olup ...’in ise müdürlük görevinin 30.09.2020 tarihinde sona erdiği, davalı şirket müdürlerinin müdürlük yaptıkları süre boyunca yapmış oldukları usulsüz eylem ve işlemlerle şirketi zarara uğrattıkları, şüpheli ... ve ... hakkında suç teşkil eden eylemleri yönünden ayrıca Bursa C.Başsavcılığı’na şikayette bulunulmuş olup Bursa C.Başsavcılığı’nın 2017/... sor....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2017/948 KARAR NO:2021/775 DAVA:Tazminat- Müdürlükten Azil, Kayyım Atanması DAVA TARİHİ:30/10/2017 KARAR TARİHİ:04/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; dava dışı ... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin %50 hissesinin davacılar ...'ın eşi ve ...'ın babası olan ...'...
nun (...oğlu) ibra edilmediğini, önceki yönetim kurulu üyesinin çağrı yapamayacağını ileri sürse de bu hususlar derdest olan İstanbul 10.ATM'nin 2020/301 esas sayılı dosyasında dava konusu olup alınan genel kurul kararlarının icrası durdurulmadığı müddetçe organ boşluğu bulunmadığı, mevcut durumda organ boşluğu olmayan anonim şirkette yönetime mahkemelerce müdahale edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Asıl dava, davalı şirketin 03.04.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların ticaret sicile tescil ve ilanı yolunda hüküm tesisi, birleşen dava ise şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı, davalı şirketin %35,42 oranda pay sahibidir....
Davacı vekili dava dilekçesi ile birlikte davalı şirkete tedbiren kayyım atanması talebinde bulunmuş, Mahkememizce verilen 14/01/2021 tarihli ara kararla davacı vekilinin davalı şirkete kayyım atanmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin iş bu kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 18/03/2021 tarih, 2021/364 Esas, 2021/326 Karar sayılı ilamıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Davacı vekilince yargılama sırasında tekrar davalı şirkete tedbiren kayyım atanması talep edilmiş, Mahkememizce verilen 22/10/2021 tarihli ara kararla davacı vekilinin davalı şirkete kayyım atanmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilince bu karara karşı da istinaf yoluna başvurulmuş ve bu husustaki istinaf incelemesi sonuçlanmamıştır. Dava konusu ihtilaf 4691 sayılı ......
Davacılar, asıl taleplerinin dışında tedbiren davalı şirkete kayyım tayin edilmesini ve davalı şirketin mal varlığının korunması için tedbir kararı verilmesini istemiş iseler de, mevcut delil durumuna göre talep yerinde görülmediğinden kabul edilmemiştir. Davacı tarafın, davalı şirkete özel denetçi atanması yönündeki tedbir talebine ilişkin olarak ; anonim şirkete özel denetçi tayin edilmesinin tedbir yoluyla istenebilecek bir talep olmayıp, 6102 s. TTK'nin 399 ve 438. maddelerine istinaden ayrı bir dava yoluyla istenebilecek talep olduğu sonucuna varıldığından, özel denetçi tayin edilmesine ilişkin tedbir talebinin reddine, özel denetçi tayinine ilişkin usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacıların, şirket yönetim kurulu azli konusundaki tedbir talepleri de, bu konuda usulüne uygun olarak ve esastan açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle reddedilmiştir....
nın kaldığını, müvekkilinin kardeşi ile birlikte mirasçı olduğu için şirketin hisse payının %50 oranında kendisine ait olduğunu, bununla birlikte şirket yönetim kurulu tek üyesi ve başkanının vefatı sebebiyle davalı şirketin ticari faaliyetini sürdürmesi için gereken hususları yerine getirecek bir yönetim kurulu organının bulunmadığını, davalı şirketin yönetim kurulu organı kalmadığından, şirketin ticari faaliyetinin devamının sağlanabilmesi için ivedilikle yönetim kayyımı atanması gerektiğini, müvekkili ... ... ...'nın lisans öğrenimini İngiltere'de özellikle işletme üzerine eğitim aldığını ve şirket yönetimi konusunda teorik bilgilerinin tamamını öğrendiği ve akabinde Türkiye'ye dönmüş olup hali hazırda bir şirkette özellikle şirket yönetimi alanında çalıştığını, dolayısıyla müvekkili şirketlerin yönetimini sürdürebilecek teorik ve pratik bilgilere haiz olup, fiilen bu şirketleri kayyım sıfatıyla yönetebilecek donanıma sabit olduğunu, davanın kabulü ile müvekkili ... ... ...'...
ve pay sahiplerine telafisi güç ve imkansız zararlar vermesi nedeniyle ---- oluştuğundan taleplerinin kabulü ile davalı şirket genel kurulunun 1-Açılış ve toplantı başkanlık divanının seçimi, 2-yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması, 3-yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve görev sürelerinin belirlenmesi, 4-yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur hakkının belirlenmesi, 5-yönetim kurulu başkanı ------hakkında şirkete vermiş olduğu zarar sebebiyle şirket tarafından sorumluluk davası açılması, 6------ toplantıya çağrılmasına, kanuna uygun şekliyle ------- çağrının davetli olarak yapılmasına, talepte belirtilen gündem maddeleriyle ----------- gereğince çağrılı olarak toplantıya çağrılması ve çağrı ile toplantınınyapılabilmesi için gerekli tüm belgelerin kayyım marifetiyle hazırlanması ile mahkemece tayin edilecek diğer görevleri yerine getirmek için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
kalmak kaydıyla; öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince işbu dava süresince mevcut menfaat çatışması nedeniyle, ayrıca şirket ile ortakların zararının artmaması ve dava sonucunda hükmedilecek kararın uygulanabilmesi amacıyla, mevcut yönetimle davalı şirketin denetlenmesinin mümkün görülmemesi nedenleri dikkate alınarak, tensip kararıyla şirkete tedbiren yönetim ve temsil için kayyım atanmasını, aksi kanaat halinde yönetim işlerini denetlemek, şirketin tüm defter ve belgelerinin, yazışmaları dâhil tüm yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının tam kontrolünü sağlayacak, bunları koruyacak şekilde yetki verilen bir denetim ve onay kayyımı atanmasını, davanın kabulü ile TTK'nın 635. maddesi atfıyla 439....


