Davacı kadının 12/01/2016 tarihli temyiz dilekçesi, davacının Türk Medeni Kanununun 166/3 maddesi gereğince anlaşmalı boşanma talebinden vazgeçme niteliğinde olup, davaya çekişmeli olarak Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesine dayalı olarak devam edilmesi isteğini de kapsamaktadır. Bu husus göz önüne alınarak tarafların delillerinin toplanılarak gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.11.2017...
İcra Müdürlüğünün 2008/26827 Esas sayılı dosyasından, 14.12.2009 tarihinde, boşandığı eşinin borcundan dolayı davacı 3.kişiye ait ev eşyalarının haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir. Davalı alacaklı vekili, boşanmanın borcun doğumundan sonra anlaşmalı olarak yapıldığından danışıklı olduğunu ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, borcun doğumundan sonra anlaşmalı olarak gerçekleştirilen boşanmanın, alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı olduğu, boşanma ilamında davacının adresinin ..., borçlunun adresinin ise haciz adresi olarak gösterildiğinde, haczin borçlunun adresinde yapılmış sayılması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı tarafından açılan dava Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasıdır. Davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmiştir. Davalı vekili tarafından, taraflarca imzalanmış boşanmanın mali sonuçlarını içeren 05.01.2017 tarihli protokol sunulmuştur. Karar kesinleşinceye kadar taraflarca sunulan anlaşmalı protokolün dikkate alınması gerekir. İbraz edilen protokol dikkate alınarak bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 04.04.2008 tarih, 2008/200 esas-2008/151 karar sayılı kararı ile TMK'nun 166/3.maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma dosyasındaki 25.03.2008 tarihli tarafların imzasını taşıyan protokolün 4.bendinde “Eşyalarımız konusunda karşılıklı anlaştık, bu anlaşmada hisseme düşen eşyalarımı aldım, başka bir eşya alacağım da yoktur” şeklinde düzenleme bulunduğu, temyize konu iş bu dosya davacısı kadın eşin boşanma davasının 04.04.2008 tarihli duruşmasında “nafaka ve maddi ve manevi tazminat talebim yoktur. Evdeki eşyalar hakkında aramızda paylaşım yaptık bu nedenle davalıdan herhangi bir eşya talebim de yoktur. Bu konuda bir sorun yoktur. Anlaşmamız doğrultusunda boşanma kararı verilmesini istiyorum” şeklinde beyanda bulunduğu, boşanma kararının 3.bendinde “Tarafların karşılıklı olarak hazırlayıp mahkememize ibraz ettikleri protokolün onaylanmasına” şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır....
boşanma protokolünde tarafların mevcut malların ve borçların bölüşülüp paylaşılmasına karar vermiş olduklarını, anlaşmalı boşanma davasının açıldığı gün tarafların emlakçıya giderek müşterek konutu satılığa çıkardığını ve bu süreçte kimsenin konutta kalmayacağı konusunda mutabık kaldıklarını, cevap dilekçesinde iddia edildiği gibi müvekkilin evi terk etmesinin söz konusu olmadığını, davalının gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir....
Davacı kadının 08.12.2020 tarihli temyiz dilekçesi, davacının Türk Medeni Kanunu'nun 166/3 maddesi gereğince anlaşmalı boşanma talebinden vazgeçme niteliğinde olup, davaya çekişmeli olarak Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2 maddesine dayalı olarak devam edilmesi isteğini de kapsamaktadır. Bu husus göz önüne alınarak tarafların delillerinin toplanılarak gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.04.2021 (Çrş.)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı erkek tarafından Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesine dayalı olarak anlaşmalı boşanma davası açılmış ise de tarafların evlilik süresi bir yılı doldurmadığından mahkemece davaya çekişmeli boşanma davası olarak devam edilmiştir. (TMK m.166/1-2)....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın tarafından evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı açılan boşanma davasının kabulüne karar verilmiş, hükmün tamamına yönelik davalı erkek tarafından istinaf talebinde bulunulmuş, bölge adliye mahkemesi tarafından davalı erkeğin istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve davalı erkek temyiz yoluna başvurmuştur. Dava dosyasına davacı kadın tarafından 13.04.2018 tarihli dilekçe ile sunulan kesinleşmiş karara göre tarafların başka bir yer mahkemesinde anlaşmalı boşandıkları, boşanma kararının 2.4.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple temyize konu eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, mahkemece bu konuda bir karar verilmek üzere ... Bölge Adliye Mahkemesi 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesine dayalı olarak anlaşmalı boşanma talebiyle dava açmıştır. Davacı kadın 29.12.2014 tarihinde sunduğu dilekçe ile davaya çekişmeli boşanma davası olarak devam edilmesini talep etmiştir. (TMK m. 166/1-2)....
"para" verilmesini içeren protokolün onaylanması ile oluşan anlaşma kurallarına aykırılığın gerekçeli karar yazımında farkına varılarak düzeltilmesine dayalı olduğu da düşünülebilir. Gerekçeli kararın tefhim edilen karar yanlış da olsa buna uygun düzenlenmesi gerekir. Oluşan bu çelişki diğer yönler incelenmeden tek başına "bozma sebebi"olur. Mahkemenin yapacağı iş 10.4.1992 tarih ve 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek yeniden karar vermekten ibarettir. Kabul şekli bakımından ise; 1-Anlaşmalı boşanma davalarında teknik anlamda bir davalı yoktur. Anlaşmalı boşanma davasında anlaşmalı boşanmayı kabul eden davalı da boşanma isteminin davacısı sayılır. Anlaşan taraflardan herbiri bu irade açıklamasından hüküm kesinleşene kadar dönebilir....


