Bu bakımdan tarafların anlaşmalı boşanma protokolü yaparken mal rejimi konusunda anlaşmaları zorunlu değildir. Bu konuda anlaşma sağlanamaması boşanma davasının reddi sonucunu doğurmaz. Ve anlaşmalı boşanmaya bir etkisi olamaz. Ancak, taraflar anlaşmalı boşanma protokolü yaparken aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan mallar bakımından anlaşmalarına engelleyen bir hükümde bulunmamaktadır. Bu nedenle, mal rejimi konusunda bir anlaşma yaparken bunu açık bir şekilde ifade etmeleri gerekmektedir. Örneğin, katılma alacağı ile değer artış payı alacağına konu mallar üzerinde herhangi bir hak talep etmiyorum, yada ev eşyalarından, taşınır ve taşınmaz mallardan kaynaklanan bir alacak isteğim yoktur veya katkı, katılma ve değer artış payı alacağı istemiyorum şeklinde açık bir biçimde genel kavramlardan hareket edilerek protokol yapmaları mümkündür....
Temyiz Sebepleri 1.Davacı karşı davalı kadın vekili özetle; erkeğin davasının kabulü, kusur tespiti, tazminat ve nafaka miktarları yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiş, 11.02.2024 tarihli dilekçe ile taraflar arasında anlaşmalı boşanma protokolü düzenlendiğini belirterek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesini istemiştir. 2.Davalı karşı davacı erkek vekili özetle; kusur tespiti, tazminat ve nafakaların miktarının artırılması, talebi aşar şekilde faiz ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı karşı davalı kadın vekilinin sunduğu anlaşmalı boşanma protokolü doğrultusunda davaya anlaşmalı boşanma olarak devam edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/113 Esas, 108 Karar sayılı kararının incelenmesinden; toplanan deliller, tarafların iddia ve savunması, anlaşmalı boşanmaya ilişkin ilgili mahkeme kararı ve tüm dosya kapsamından, tarafların TMK'nin 166/3. maddesi gereğince birlikte hazırlayıp mahkemeye sundukları ve altını imzaladıkları protokol ile boşandıkları, anlaşmalı boşanma şartları gereği tarafların boşanma, maddi manevi tazminat, yoksulluk nafakası, katkı payı ve tüm diğer sonuçlarında anlaştıkları, mahkemece boşanmalarına karar verildiği, dolayısıyla davacı tarafın boşanma kararı kesinleştikten sonra katkı payı alacağına ilişkin dava açmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
`in velâyetinin davacı anneye verilmesine, kişisel ilişki kurulmasına, tarafların tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat, alacak, edinilmiş mal, ziynet eşyası talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı erkek; eşinin baskısı ile boşanma protokolünü imzaladığını, karar tarihinden sonra eşi ile bir arada yaşadıklarını, davacının asıl amacının boşanma kararını tehdit olarak kullanmak olduğunu, boşanmaktan vazgeçtiğini, davanın reddine karar verilmesini istediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1....
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların yargılama devam ederken başka bir mahkemede anlaşmalı olarak boşandıkları, bu boşanma kararının kesinleştiği, tarafların anlaşmalı olarak boşanmış olmaları nedeniyle, daha önceden açılmış olan temyiz incelemesine konu eldeki boşanma davasında birbirlerine kusur izafe etmeleri mümkün olmadığı gibi, artık 6100 sayılı Kanun'un 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca haklılık araştırmasının da yapılamayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından erkeğin açtığı iş bu davada, boşanma davasının konusuz kaldığından bahisle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru ise de kusur tartışması yapılarak davacı erkek aleyhine olacak şekilde davalı kadın yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI....
Taraflar, 03.08.1991 tarihinde evlenmişler, 25.08.2006 tarihinde açılan boşanma davasının anlaşmalı şekilde TMK’nun 166/3.maddesine göre kabulüne ilişkin hükmün 25.08.2006 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM. nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4721 sayılı TMK.nun 202.m). Dava konusu 1435 ada 8 parsel 26.03.1997 tarihinde Malatya Belediyesi’ndeki alacağına karşılık olmak üzere satış yoluyla, dava konusu 324 ada 14 parsel üzerindeki 11 nolu bölüm ise, 15.09.2006 tarihinde kat irtifakı ve satış yoluyla davalı Feridun Yetişen adına tescil edilmişlerdir....
Taraflar, 03.08.1991 tarihinde evlenmişler, 25.08.2006 tarihinde açılan boşanma davasının anlaşmalı şekilde TMK’nun 166/3.maddesine göre kabulüne ilişkin hükmün 25.08.2006 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM. nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4721 sayılı TMK.nun 202.m). Dava konusu 1435 ada 8 parsel 26.03.1997 tarihinde Malatya Belediyesi’ndeki alacağına karşılık olmak üzere satış yoluyla, dava konusu 324 ada 14 parsel üzerindeki 11 nolu bölüm ise, 15.09.2006 tarihinde kat irtifakı ve satış yoluyla davalı Feridun Yetişen adına tescil edilmişlerdir....
'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil; olmadığı takdirde,tenkis isteğine ilişkindir. Davacı ...’ya velayeten annesi ...., tarafların ortak miras bırakanı .......’ya ait 6535 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümün mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı eşi ...... ile aralarında görülen anlaşmalı boşanma davasında yapılan protokol uyarınca davalı adına hükmen tescil edilmesinin sağlandığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescile;olmadığı takdirde tenkise karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece,muvazaa olgusunun ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir....
Bu sebeple davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 07.02.2017 tarih ve 2016/18311 esas, 2017/1145 karar sayılı temyizin reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı kadın tarafından açılan ve kabul edilen anlaşmalı boşanma davasına ilişkin hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce hüküm anlaşmalı boşanma davasının evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma davasına dönüştüğü, bu hukuki sebep çerçevesinde yargılamaya devam edilmesi gerektiği yönünde bozulmuş ve bozmaya uyulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada davacı kadın tarafından verilen dava dilekçesi davalı erkeğe usulüne uygun tebliğ edilmeden ve dilekçelerin karşılıklı verilmesi, ön inceleme ve tahkikat aşamaları tamamlanmadan hüküm tesis edilmiştir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İlk derece mahkemesince, bölge adliye mahkemesince verilen 30.03.2018 tarihli kaldırma kararından sonra yapılan 23.05.2018 tarihli ilk celsede davacı kadının 10.07.2018 tarihli dava dilekçesinin UYAP çıktısının huzurda davalı vekiline teslim edildiği anlaşılmış ise de, davacı kadının 10.07.2018 tarihli dava dilekçesinin dosyaya eklenmediği gibi, UYAP ortamında da görülemediği anlaşılmakla, davacı kadına ait 10.07.2018 tarihli dava dilekçesinin dosyaya eklenerek gönderilmek üzere dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine iadesine karar verilmiş ise de; 10.07.2018 tarihli kadının dava dilekçesinin dosyaya eklenmeden gönderildiği gibi dosyada mevcut davacı kadının kaldırma kararından önce anlaşmalı boşanma davasına dayalı 24.10.2017...


