"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Protokolüne Dayalı İtirazın İptali Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 14.06.2013 gün ve 14889 - 16573 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir....
Aile Mahkemesi'nin 2014/863 E. 2015/118 K. sayılı ve anlaşmalı boşanmaya ilişkin kararına dayalı olarak ilamlı takip başlatıldığı, boşanma protokolünde davacıya bitmiş hali ile ev teslim edileceği, bunun gerçekleşmemesi halinde ise davalının davacıya 50.000 TL. maddi, 50.000 TL. manevi tazminat ödeyeceği hususunun kararlaştırıldığı ve mahkemenin protokolü tasdikle boşanmaya karar verdiği, iş bu ilama dayalı olarak tazminatların ödenmesi için icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; alacaklıya teslimine karar verilen evin henüz bitmediğini, bu sebeple teslim edilemediğini belirterek icra emrinin iptalini talep ettiği, mahkemece protokoldeki yükümlülük yerine getirilmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür. Hukuk Genel Kurulunun 08/10/1997 tarih ve 1997/12-517 E.-1997/776 K. Sayılı kararında da vurgulandığı üzere "ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak ... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının reddine dair ... 2. Aile Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacağa hükmedilmesini istemiştir. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, anlaşmalı boşanma davasında davacının duruşmadaki beyanının mahkeme içi ikrar niteliğinde olup iş bu davada davacı aleyhine kesin teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
O halde mahkemece, dava konusu talebin, 16.10.2009 tarihli taksitlendirme protokolüne dayalı olarak ödenen peşinat bedelinden kaynaklandığı göz önünde alınarak, öncelikle 16.10.2009 tarihli taksitlendirme protokolüne ilişkin tüm belgelerin dosya içerisine alınmasından sonra dava dosyasının konusunda uzman bilirkişi heyetine verilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, dava konusu alacak miktarının, davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu ödeme miktarı da düşülmek sureti ile hesaplanması ve davalının yapmış olduğu diğer ödemelerin (dosyada belge ve makbuzları bulunan) hangi taksitlendirme protokolüne ve hangi dönem borcuna ilişkin olduğunun açıklanması husunda taraf ve Yargıtay denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tarafların Tarsus 1.Aile Mahkemesi'nin 2017/245 Esas-2017/327 Karar sayılı dosyası ile anlaşmalı olarak boşandıkları ve kararın kesinleştiği, tarafların 28/04/2017 tarihli duruşma esnasındaki beyanlarında karşılıklı olarak birbirlerinden mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak taleplerinin bulunmadığını beyan ettikleri, dava dilekçeleri ekinde Mahkemeye sunulan Protokolün 5 nolu bendinde de , tarafların evlilik süresince edinilmiş herhangi bir menkul veya gayri menkul bulunmadığından mal paylaşım ve talep isteklerinin bulunmadığı hususunun yer aldığı, bu doğrultuda mahkeme gerekçeli kararının hüküm kısmının 5 nolu bendinde tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan herhangi bir eşya ve alacak masraf talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve boşanma kararının kesinleştiği, anlaşmalı boşanma...
Davacı koca, davalı kadın aleyhine anlaşmalı boşanma (TMK md 166/3) hukuki sebebine dayalı olarak açtığı boşanma davasının yapılan yargılaması sırasında dava sebebini evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK md 166/1) olarak ıslah etmiş, yargılama sonucunda davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle (TMK md 166/1) boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın süresinde davalı kadın tarafından temyizi üzerine hüküm Dairemizin 9.12.2013 tarih 2013/16516 esas 2013/28871 karar sayılı ilamıyla boşanma davasının kanıtlanamamış olması sebebiyle reddi gerektiği belirtilerek bozulmuş, davacı koca ise mahkemece verilen boşanma kararının doğru olduğu gerekçesiyle Dairemiz kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen mallar nedeniyle 20.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tarafların anlaşmalı boşanma dava dosyasında alacak taleplerinden feragat ettikleri ve kararın kesinleştiği, öylece kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davalı vekili, tarafların hür iradeleri ile boşanma protokolü düzenlenip, mahkeme huzurunda beyanda bulunulduğunu, davacının hile ile iradesinin fesada uğratılmadığını savunmuştur. Mahkemece, tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları davada mal paylaşımına ilişkin taleplerinin kesinleşen hükümle karara bağlandığı gerekçesiyle ‘kesin hüküm nedeniyle davanın reddine’ karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar 20.03.2000 tarihinde evlenmiş, davalının 22.07.2013 tarihinde açtığı anlaşmalı boşanma davası sonunda 10.09.2013 tarihinde kesinleşen ilamla boşanmışlardır. Müşterek iki küçük çocuğun velayeti anneye verilmiş, çocuklar lehine 250’şer lira aylık nafaka takdir olunmakla birlikte anlaşma uyarınca kadın için nafakaya, maddi ve manevi tazminata hükmedilmemiştir. Nüfus kaydına göre davalı erkek 31.07.2014 tarihinde ikinci eşiyle evlenmiştir....
Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; Tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar anlaşmalı olarak boşanmış ise de; mali konulardaki anlaşmanın sadece boşanmanın feri niteliğindeki tazminat ve nafakaları kapsadığı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin haklara yönelik anlaşmalı boşanma karar ve duruşma tutanağında beyan ve hüküm bulunmadığı görülmektedir. Mahkemece, yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca, davacının talebi ile ilgili gösterilen delillerin incelenmesi ve sonuca göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir....
KARŞI OY YAZISI Yerel mahkeme hakimi tarafından, karar düzeltmeye konu boşanma davasının adli tatilde görülmesi yönünde zımni ve açık bir karar verilmemiştir. Yerel Mahkeme hakimi, karar düzeltmeye konu boşanma davasını çekişmesiz yargı işi olduğu gerekçesiyle adli tatilde görmüştür. Hakimin amaçlamadığı bir gerekçe ile, yani hakimin zımni olarak ivedilik kararı vermiş olabileceği varsayımına dayalı olarak, bozma kararından dönülmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı düşüncesindeyim....


