altın kolluğun iade talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir....
O halde mahkemece, davalı tarafça bozdurulduğu-harcandığı kabul edilen 13 adet çeyrek altın ve 6 adet takı bileziği yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin reddine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...... 3- Davacının dava konusu ettiği ve davalının uhdesinde kaldığını belirttiği, 5 adet adana burması bilezik ve 1 adet set takımının iadesi talebi yönünden ise ispat yükü davacı kadındadır. Dinlenen davacı tanıkları tarafların gece geç saatlerde yaşadıkları tartışma üzerine davacı kadının abisini arayarak evden ayrıldığını, davacının eve geldiğinde yanında (bazı tanıklar kolunda takılı olarak, bazı tanıklar çantasında bulunur şekilde) günlük olarak kullandığı iki adet bilezik (bileklik) bulunduğunu, bunun dışında başka bir takı-altın olmadığnı beyan etmişlerdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; tarafların 27.10.2007 yılında evlendiğini, boşanma davasının derdest olduğunu, nişanda ve düğünde davacıya takılan para, altın, takı, bilgisayar vs. türden eşyaları evlendikten hemen sonra davalıya verildiğini, davalının bu malları kendinde muhafaza edip kısa bir süre sonra da kiralık kasaya koyduğunu, kişisel eşyalarının davalıda kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak üzere davacıya ait kişisel eşyaların, aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde infaz tarihindeki değerinden şimdilik 10.000,00 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile...
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2013 NUMARASI : 2011/225-2013/825 Taraflar arasındaki ziynet eşyasıınn iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 14.04.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av. H.. A.. geldi. Karşı taraf davalı adına gelen olmadı....
edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunlu olduğundan, dosya kapsamında toplanan deliller ile erkek kendine bağışlandığını yada hibe edildiğini de ispat edemediğinden, talep edilen ve varlığı ispat edilen kadına düğünde takılan ziynetlerin (9 adet 22 ayar 2 li burma bilezik 15 er gramdan, 2 adet 8 gramdan 14 ayar künye, 12 adet çeyrek altın) dava açılış tarihindeki değerleri ile iade edilmesi gerektiği gerekçesi ile davacının ziynete yönelik talebinin kısmen kabulü ile; 9 adet 22 ayar 2'li burma bilezik 15'er gramdan (38.205,00 TL), 2 adet 8 gramdan 14 ayar künye bedeli (2.832,00 TL), 12 adet çeyrek altın bedeli (6.000,00 TL) aynen iadesi, aynen iade mümkün olmadığı takdirde toplam 47.037,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren (24.06.2021) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davalı erkeğin karşı davasının ve maddî tazminat talebinin ise 22.06.2021 tarihli duruşmada tefrikine karar verilmiştir....
in evden ayrıldığı, bir daha biraraya gelmedikleri, davacının yargılama sırasında müşterek konutta oturduğu, davacı tanıklarınca bahsedilen davacının evden ayrılma olayından sonra tarfların bir araya gelip bir süre beraber yaşadıkları, tanık beyanlarına göre ziynet eşyalarının bir kısmıyla davacıya araba alındığı, bir kısmı ile de ihtiyaçların karşılandığı, tanıkların ziynet eşyalarının davalılara verildiği veya onlar tarafından gizlice alındığına dair görgüye dayalı beyanlarının olmadığı, davacının altın ve ziynet eşyalarının davalılarda kaldığı ispatlanamadığından davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile; .... Aile Mahkemesinin 03/11/2016 tarih ve 2016/5 Esas, 2016/924 Karar sayılı kararının tümden kaldırılmasına, davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kişisel eşya niteliğinde olan ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir....
O halde mahkemece; dava dilekçesinde 9 adet bileziğin iadesi talep edildiği, davalının ise kolluktaki beyanı ile üç beş parça ziynet eşyasını bozdurarak araba aldığını kabul ettiği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre de, nişan yüzüğü dışındaki altın ve ziynet eşyası mutat hediye kapsamında olmayıp iadesi gereken hediyeler olarak değerlendirilmektedir. Dosya kapsamından; davalılar vekilinin 06.06.2012 havale tarihli dilekçesinde, davalı nişanlı ...'a takılan ... set takımı, bir adet kol saati, alyans, bir adet tek taş yüzük, bir adet kolye ve 2 adet çeyrek altının mutad hediyelerden sayılıp iadesinin gerekmediğini belirterek bu altınların davalıda bulunduğunu ve davacı tarafa iade edilmediğini kabul ettikleri anlaşılmaktadır....
Dava, ziynet ve çeyiz eşyasının aynen iadesi, mümkün olmaz ise bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece eşya alacağı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ziynet alacağı yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm ziynet alacağı yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışına çıkarken düğünde takılan ziynet eşyalarının kayınvalidesine bırakıldığını ,ev eşyaları ile kişisel eşyalarının ise müşterek hanede kaldığını ve iade edilmediğini belirterek müvekkiline ait 9 adet döğme, 8 adet burgulu bilezik, 26 adet hediyelik altın, 2 adet Cumhuriyet altını ile yatak odası takımı ve müvekkiline ait kişisel eşyaların aynen iadesi, olmadığı takdirde bedeli olan 21.218.00.-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, ziynetlerin davacıda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
Uyuşmazlık, ziynet eşyasının aynen iadesi, olmadığında bedelinin tahsiline ilişkindir. Kural olarak, düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı sayılır. Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Somut olayda; davalı tarafından ibraz edilen 08/12/2014 havale tarihli dilekçede, davacının ziynet eşyalarını üzerinde taşıyıp götürdüğü beyan edilmiş, oysa dinlenen davalı tanığı ... beyanında, davacının normal zamanlarda altın takmadığını, giderken altınları çantasında götürdüğünü ifade etmiştir....


