Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; boşanma davası kesinleşmeden ziynet eşyası için dava açılamayacağını, ziynet eşyalarının iadesi amacı ile açılacak davalarda davalı olarak yalnızca diğer eşin gösterilebileceğini, davalı erkeğin babasına karşı husumet yöneltilemeyeceğini, davacı veklinin 6 tane bilezik için dava açtığını, dava konusu yapılan bileziklerin sayısı ve gramlarının davacı tarafından tespit edilebilir nitelikte olduğunu, kısmi dava açılamayacağından davanın esasına girilmeden reddinin gerektiğini, evlilik birliği devam ederken davacının müşterek haneyi terk ettiğini, terk ederken ziynet eşyalarını yanında götürdüğünü, ziynet eşyalarının kayınpederinde olmasının olağan durumla bağdaşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir....
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde; 23 adet çeyrek altın talep ettiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 28 çeyrek altın takıldığı belirlenerek bu miktarda çeyrek altına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Böylelikle; ziynet eşyaları değer ve miktar yönünden talep aşılarak hüküm kurulduğu belirlenmektedir. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, dava dilekçesindeki talebe ilişkin hüküm kurulması gerekirken, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak ve infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
nın da, davacı tarafından, kendi yanında, davacının kızkardeşine bilezik ve altın seti verdiğini ifade etmesi karşısında, bilezikler ve altın set dışında kalan ziynetlerin davalıya verildiği sabit olduğundan bunlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği ziynet miktarına itiraz ederek, düğünde yalnızca 4 bilezik ve 16 adet çeyrek altın takıldığını, bu ziynetlerin de davacının rızasıyla evin ortak ihtiyaçlarına harcandığını savunmuş; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Davalı ...; ziynetlerin davacının rızasıyla bozdurulduğunu ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 4 adet 22 ayar bilezik (3.508,00 TL), ve 50 adet çeyrek altın (7.650,00 TL)'nın mevcutsa aynen değilse davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalılardan ... yargılama sırasında vefat ettiğinden hakkındaki davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava; ziynet eşyalarının iadesi istemine ilişkindir....
Mahkemece; ziynetler yönünden davanın kabulüne, 4 çeyrek altın (565,80 TL), 1 adet 14 ayar fantazi alyans (743,90 TL), 162 gram 22 ayar bilezik (12.782 TL)'nin aynen davalı tarafından davacıya iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve depozite bedeli olan 800 TL'ye ilişkin talep yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ziynet eşyalarının aynen ya da bedelinin iadesi istemine ilişkindir. 1- HMK. 297. maddesi gereğince; mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında, açık ve tereddüde yol açmayacak şekilde infazı kabil karar vermesi gerekir....
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi-manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-birleşen davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Asıl dava, nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin iadesi; birleşen dava ve karşı dava ise, nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir....
Davacı Asil ve vekili 3.7.2012 tarihli duruşmada da açıkça taleplerinin 15 adet bilezik ve 80 çeyrek altın olduğunu beyan etmişlerdir. Dosya arasında davacı vekilinin ıslah dilekçesine rastlanmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı talebinin kabulüne karar verilirken davacı tarafından talep edilenden başkasına ya da fazlasına hükmedilemez. Davacı vekili,dava dilekçesinde 15 bilezik ve 80 adet çeyrek altının aynen iadesini olmazsa bedeli olan 10.000 TL'nin tahsilini talep etmiş ve 10.000 TL üzerinden nispi harç yatırmıştır. Mahkemece, taleple bağlı olup 15 bilezikden fazlasına hükmedilemez. Bu nedenle, mahkemece taleple bağlı kalınarak 15 bilezik ve 80 çeyrek altının aynen iadesi olmazsa bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken davacı tarafça ıslah dilekçesi verilmeden da harç tamamlanmadan talep aşılarak 18 bilezik ve 80 çeyrek altının ayneni iadesine olmazsa bedeli olan 25.676 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır....
bilirkişi raporunda belirtilen 7 düz bilezik 7000 TL, 1 adet set Takım 1500 TL, 1 adet Saat 150 TL , 1 adet Künye 850, 1 adet Alyans 300 TL , 1 adet Cumhuriyet Altını 585 TL, 4 adet Burma Bilezik 4500 TL, 81 adet Çeyrek altın 11826 TL, 5000 TL nakit para olan takıların öncelikle aynen iadesine, aynen iadesi olmadığı taktirde değerlerinin toplamı 31.711 TL değerinin 10.000 TL nin dava tarihinden itibaren (19.02.2014), kalan 21.711 TL'nin ıslah tarihi olan 14.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ...” karar verilmiştir....
Davalı vekili, cevap dilekçesinde,davacının evden gitmeyi önceden planlayarak annesini çağırdığını, iddialarının aksine davacı ve annesinin davalının annesi ve kardeşini darp ettiklerini,davacının talep ettiği altınların çoğunun gerçekte mevcut olmadığını, düğünde davacının annesinin taktığı 5 cumhuriyet altınının düğünden sonra davacının annesine iade edildiğini,mevcut olan altınların da davacı tarafından götürüldüğünü, düğünde 22 yarım altın takılmadığını,7-8 yarım altının da davacıya hediye takılmadığını,eş dostun davalı ailesinin etrafa taktığı altınların iadesi olarak takıldığını, 40 çeyrek altın takılmadığını,davacıya set takılmadığını,1 küpe ve bir yüzük takıldığını, düğünde takılan altınların bir kısmının da davalı babasının çevreye takmış olduğu altınların iadesi olarak yeniden takıldığını, eşyalar ile ilgili olarak da tarafların davalının babasının yanında yaşadıkları için çoğu eşyayı almaya gerek olmadığını, beyaz eşya veya ev eşyası alınmadığını, bu eşyaların davalının babasına...
Mahkemece, düğünde takılan ziynet eşyalarının kadına ait olduğu, altın bedelinin karşılığı olarak kuyumcu tarafından 10.000,00 TL'nin kadına gönderildiği, bunun dışındaki altın bedellerinin koca veya babası Rasim'e verildiği, bu altınların bedelinin bir kısmı ile kadın adına satın alınan 23 nolu bağımsız bölüm için kullanılan konut kredisi taksitlerinin ödendiği, kalan altın bedelinin davacıya ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediğinden asıl davada 6.819,00 TL ziynet alacağının davalı/birleşen dosyada davacıdan tahsiline, birleşen davanın ise, kocanın taşınmazın alınmasında katkısının varlığını ispatlayamadığı, konut kredisi taksitlerinin de ziynetlerle ödendiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı/birleşen dosyada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yerel Mahkeme kararı, Dairenin 25.09.2019 tarihli ve 2019/2681 Esas, 2019/8067 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır....


