Devir yasağı kanundan, sözleşmeden veya işin niteliğinden doğmaktadır. Tarafların borç ilişkisinden doğan alacağın başkasına devredilmesini yasaklaması hâlinde sözleşmeden kaynaklanan "akdi devir yasağı" söz konusudur. Sözleşmeden doğan devir yasağının üçüncü kişilere mutlak olarak ileri sürülmesi bazı hâllerde haksızlıklara yol açabilir. TBK'nin 183/2. maddesi bu yasağı yumuşatmak amacıyla bir istisnaya ver vermiştir. Bu hükümle sözleşmeden doğan temlik yasağının bir istisnası getirilmiştir. Bu hükme göre alacak belgeye dayanıyorsa ve üçüncü kişi taraflar arasında devir yasağından iyiniyetle haberdar değilse, bu durumda devir yasağına rağmen üçüncü kişiye yapılan devir geçerlidir. Yapılan incelemede; davacı tarafça delil listesinde Kadıköy 29.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 02/11/2018 tarihli alacağın devri sözleşmesine dayanıldığı halde, mahkemece bu devir- temlik sözlemesi temin edilerek, kapsamının değerlendirilmediği tespit edilmiştir....
kaynaklı projeden doğan alacağının ... 28....
nin olduğu davanın sözleşmeden dönme, menfi tespit ve ayıp nedeniyle ticari kazanç kaybına ilişkin olduğu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının da aynı olaya, aynı sözleşmeden kaynaklı alacak davası olduğu, bu nedenle iş bu dosya ile dosyamız arasında hukuki, fiili ve şahsi bağlantı bulunduğundan (davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle) usul ekonomisi gereğince davalar arasında HMK.'nın 166/4. maddesinde belirtilen bağlantının bulunduğu anlaşılmakla davaların birleştirilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Mahkememizin iş bu ...... Esas sayılı dava dosyası ile Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz dosya esasının birleştirme nedeni ile kapatılmasına, davaya Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin ........
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/239 Esas KARAR NO : 2023/480 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2023 KARAR TARİHİ : 06/06/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflara arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu, davalıların kusurlu ifasından kaynaklı olarak sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle, davalılara ödenen 11.328,00-TL'nin ihtarname tarihinden itibaren işlemiş en yüksek banka mevduat faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir....
Şti., davalısının ise dosyamız davacısı ... olduğu, dava konusunun taraflar arasında 01/06/2018 tarihli sözleşmeden kaynaklı kesin hakediş alacağından kaynaklı alacak davası olduğu, dosyanın taraflarının ve davanın dayanağı sözleşmenin aynı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyası ile ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla, birleştirme talebi de dikkate alınarak, HMK 166/1 maddesi gereğince davaların birleştirilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Mahkememiz dosyasının ... Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, 2-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 3-Tahkikatın birleşen dosya üzerinden yürütülmesine yapılan yargılama sonucunda esas karar ile birlikte kanun yoluna tabi olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile karar verildi. Başkan ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Üye ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/114 Esas KARAR NO: 2022/565 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 11/02/2022 KARAR TARİHİ: 14/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ------ yıllarını kapsayacak şekilde satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalı şirketin müvekkilinden faks üzerinden mal temini için siparişte bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmede belirtilen süre içinde malı tedarik ederek davalının -----teslimatta bulunduğunu ve hizmetin faturalandırıldığını, müvekkilinin sözleşme boyunca yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalı tarafça ödenmesi gereken ücretin eksik ödendiğini, davalı ile yapılan görüşmelerde borcun ödeneceği belirtilmesine rağmen ödeme yapılmadığını belirterek; şimdilik sözleşmeden kaynaklı ---- alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline...
Taraflar, aralarında yaptıkları 26.03.2013 tarihli protokol ile, belli bir bedelin ödenmesi karşılığında, aralarındaki sözleşmeden kaynaklı tüm borçların sona ereceğini belirlediklerine göre, artık, porotokol gereği, kararlaştırılan ödemeyi yapan davalının tüm sorumluluktan kurtulacağı tartışmasızdır. Bu nedenle de, mahkemenin kabulünde olduğu gibi, sanki hiç protokol yapılmamış gibi, davalı tarafın satış sözleşmesinden kaynaklı borçlardan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir....
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar ve davacıya ait sistem alt yapısı yerinde incelenmek sureti ile taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalının edimlerini yerine getirip getirmediği, davalının söz konusu sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirebilmesi için davacının öncelikli olarak başka bir yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, sözleşmenin tam ve eksiksiz bir şekilde ifa edilememesinin hangi taraftan kaynaklı olduğu, nihayetinde sözleşmeden kaynaklı tarafların birbirinden alacaklı olup olmadığı var ise ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, Bilirkişi Mali Müşavir ... ve Bilgisayar Programcısı Öğr. Görevlisi ....'...
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; icra dosyası, sözleşme, cari hesap ekstresi, fatura, ticari defter ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında ticari ilişki bulunduğu, davacının, sözleşmeden kaynaklı olarak davalı adına, gıda ürünleri e-arşiv faturalarını usulüne uygun düzenlendiği, davalı yanca sözleşmeden kaynaklanan kendisi adına düzenlenen ve teslim edilen faturanın, kendisine ve içeriğine TTK.21. madde hükmü gereğince, yasal süre içerisinde bir itirazı olduğuna ilişkin dosyaya belge sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ve davacı lehine delil olma ve ispat kuvvetine sahip olduğu anlaşılan ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesi ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, sözleşmeden kaynaklı düzenlenen fatura ve cari hesaptan dolayı alacaklı olduğu ve davalı yanca faturaların karşılığının...
DAVA Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde ; Müvekkilinin borçlu taraf ile arasında miras hukukundan kaynaklı alacak/borç ilişkisi olduğunu, borçlu tarafından imzalanan senedin ilamsız takibe konulduğunu, borçlunun takibe itirazında senetteki imzaya itiraz etmediğini, senette vade bulunmamasının borcun muaccel olmadığı anlamına gelmeyeceğini iddia ederek itirazın kaldırılmasına borçlu aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II....


