C.İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların 2013 yılında evlendikleri, 13.06.2017 tarihinde boşanma davası açıldığı, eşler arasındaki mal rejiminin boşanma davasının açıldığı tarihte sona erdiği ve eşlerin başka bir mal rejimini seçtiklerini iddia etmediğinden evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu, davanın nitelik olarak belirsiz alacak davası olduğu, davacı vekilinin 31.10.2022 tarihli ek hesap raporu uyarınca hesaplama yapılmış olan dava konusu mal yönünden alacak tutarların belirlediği ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama aşamasında alınan ek rapordan sonra yaptığı 10.11.2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile alacak tutarını belirlediği, ortada teknik anlamda ıslah işlemi bulunmadığı, davacı belirsiz olan alacağını belirlediği, yapılan işlemde...
denkleştirme yapıldığı gereçesi ile yanlış değerlendirme sonucu fazla çalışma ücreti alacağının hatalı olarak belirlenmesi doğru değildir....
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katılma ve değer artış payı alacağı isteğine ilişkindir. Değer artış payı alacağı; eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması durumunda, tasfiye sırasında bu malda meydana gelebilecek değer artışı için katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkıdır (4721 sayılı TMK 227 m). Denkleştirme (TMK 230 m) hariç, tasfiyeye konu malvarlığında katkı tarihine göre değer kaybı söz konusu ise, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK 227/1 m). Böyle bir malın daha önceden elden çıkarılmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK 227/2 m). Değer artış payı alacağı talep edebilmek için, parasal ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunulmalıdır....
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Tasfiyeye konu taşınmazın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir. 4721 sayılı TMK'nun 202/1.maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakları doğabilecektir. Kredi borcu ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da daha sonraki tarihlerde yapılmasında, mal rejiminin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemeler, dava konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir....
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin murisinin eşi olduğunu, evlilik birliği içinde davalı adına 1170 ada 224 parsel sayılı taşınmazın satın alındığını, müvekkilinin muris eşin mirasçısı olarak alacak hakkı olduğunu, davalının ev hanımı olup herhangi bir işte çalışmadığını, davalının banka kayıtlarının da araştırılması gerektiğini belirterek; muris ve davalı arasında geçerli olan yasal mal rejimi gereğince edinilen malların tasfiyesi ile, 1170 ada 244 parsel sayılı taşınmaz üzerinde katılma alacağı olarak şimdilik 4.000,00 TL, davalının tüm bankalarda bulunan hesapları sorulduktan sonra kişisel mal olarak kabul edilecek miktar dışında kalan tüm para ve menkul değerler üzerindeki murisin katılma alacağının tespiti ile katılma alacağı olarak şimdilik 1.000,00 TL alacağın (tespit edilecek para döviz ise döviz cinsinden, menkul değer ise menkul cinsinden ödenmek üzere) dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkilinin miras hissesi oranında davalıdan tahsilini...
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı tarafça sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan asgari zararın 34.070,92 TL olarak belirlendiğini beyan etmiş ise de davalının gerçek zararını ispatlayamadığı ancak hakkaniyet ölçüsü ve denkleştirme kuralları ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.2 maddesi gereği tarafların bir ay önceden feshi ihbarı bildirmesi şartı ile sözleşmeyi feshedilebileceği gözetildiğinde davalı şirkete bir aylık hizmet bedelinin daha ödenmesi gerektiği, mahkemece aldırılan bilirkişi tarafından hesaplanan 22.834,20 TL ücret alacağı ve 79,85 TL ihtarname masrafı ile davalı şirketin fesihten sonraki bir aylık hizmet bedeli olan 7.750,00 TL bedelinde davacıdan talep edilebileceği, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce gözönüne alınacağı, davalının davacıdan 30.664,05 TL asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ......
Yukarıda da ifade edildiği üzere davacının sözleşmeyi feshinde haksız olduğu sabit olduğundan davacının Türk Ticaret Kanunu'nun 122/3. maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı isteyemeyeceği anlaşıldığından davacının denkleştirme tazminatına yönelik davasının reddine, Davacı taraf dava dilekçesi kapsamında itibar ve kar kaybı tazminatı olarak 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep etmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; yetkili servis sözleşmesi kapsamında, sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasından doğan zarar, mahrum kalınan kâr, denkleştirme tazminatı, eksik ödemeden kaynaklı alacak, hizmet sonrası rekabet koşulları gereği uğranılan zarar, KVKK hükümlerini ihlal ettiğinden maddi ve manevi zarar, prim alacağı, zorunlu tamamlayıcı ürün satışından kaynaklanan zarar, Arben641 Ltd. Şti'ye yatırımdan kaynaklanan zarar, hizmet sonrası rekabet koşulları gereği uğranılan zarar, işçilik alacaklarından haksız fesih nedeniyle ödemek zorunda olmasından kaynaklanan zarar ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır....
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı tarafça yapılan feshin haksız fesih olduğu kanaatiyle davacının tazminat alacağı yönünden Mahkememizce raporlar alınmıştır....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacak talepleri için zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili davalının Mogadişu'daki işyerinde günde altışar saatten toplam dört vardiya bulunduğunu, vardiyaların ....00-12.00, 12.00-18.00, 18.00-24.00, 24.00-....00 saatleri arasında olduğunu, güvenlik personelinin bir ... iki farklı vardiya ertesi iki ... sadece ... vardiya şeklinde haftanın 6 günü çalıştığını, davacı ile imzalanan ... sözleşmesinde davacının ücretinin hafta tatili ücreti, ... ... ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti dahil 4,000,00 USD olarak belirlendiğini, bu sebeple davacının talep konusu alacaklara hak kazanamadığını, davacının belirli aralıklarla ...’ye gönderilerek ... zaman/denkleştirme izni kullanmasının sağlandığını, ...’de bulunduğu süre içinde davacının ücretinde herhangi bir kesinti yapılmadığını, ... sözleşmesinde yılda 270 saat fazla çalışmanın ücretin içinde olduğunun kararlaştırıldığını, bu sebeple 270 saat fazla çalışmanın mahsup edilmesi gerektiğini...


