WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

ESAS SAYILI DOSYASINDA ESAS NO : 2018/172Esas KARAR NO : 2018/197 DAVA : Alacak (Alacağın Temliki Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2018 KARAR TARİHİ : 11/10/2022 KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/11/2022 Davacı -birleşen dosya davalılar vekili tarafından açılan istirdat davasının ve davalı-birleşen dosya davacı vekili tarafından açılan alacak davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı...... A.Ş. ile müvekkili arasında davalı şirketten kumaş temin edilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, alınan kumaşların karşılığında ödenmesi gereken bedelin ödenmemesi durumunda kullanılmak üzere müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 09.09.2016 tarih ve ...... no....

- K A R A R - Dava, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan bakiye borcun karşılığında çekler verilmesi nedeniyle temel ilişkiye dayanılarak alacak talebinde bulunulamayacağını, çeklerin alacağın temliki yoluyla devredilemeyeceğini, temlikin geçersiz olduğunu, temlik esnasında verilen çeklerin icra mahkemesince iptal kararı verilen icra dosyasında (kasada) bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2017/493 Esas KARAR NO :2024/65 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/01/2013 KARAR TARİHİ:08/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf vekilince sunulan 17.01.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkillerin babası olan muris ... davalı şirketle alacağın temliki sözleşmesi yaparak 13.113,00 USD ve 13.071,18 EURO karşılığında ......

Alacağın temlikin söz konusu olabilmesi için, evvelemirde temlik edilecek bir alacağın mevcut olması gerekir. Kural olarak, bütün alacaklar temlik edilebilir. Böylece hâlen iktisap edilmiş (kazanılmış) bir alacak kadar ileride iktisap olunacak bir alacak da; keza muaccel bir alacak kadar bir vadeye veya şarta bağlanmış olan alacaklar da temlik olunabilir. Alacağın hukukî muameleden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden veya doğrudan doğruya kanundan doğmuş olmasının da bir önemi yoktur. Alacağın temliki bir tasarruf işlemi olduğu için bunun geçerli olması, her şeyden önce alacaklının temlik ettiği alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmasına bağlıdır. Alacaklının tasarruf yetkisi, ilke olarak temlik işleminin yapıldığı anda mevcut olmalıdır. Alacaklının temlike konu olan alacak üzerinde tasarruf yetkisi yoksa temlik işlemi de hüküm ve sonuç doğurmaz. Bu bakımdan devredilen alacağın birden çok alacaklısı varsa, hepsinin tasarruf yetkisine sahip olması gerekir....

Dava dilekçesi içeriğinde ve gönderme kararı veren mahkemece gönderme kararında açıkça ifade edildiği üzere, eldeki dava; alacağın temliki sözleşmesi kapsamında alacaklı haline gelen banka tarafından borçlu olduğu ileri sürülen davalıya karşı açılmış alacak davası niteliğindedir. Davacı banka ile davalı arasında aktedilmiş kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir dava bulunmamaktadır. 30/11/2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı gereğince 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan kaynaklanan (142. maddesi hariç) uyuşmazlıklara 15/12/2021 tarihinde itibaren ...6. 7. ve 8. Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla birlikte eldeki davanın Bankacılık Kanunu kapsamında kalmadığı anlaşılmakla, dosyanın esasının kapatılarak ...13.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere yeniden tevzi bürosuna iadesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....

Borçlar Kanunu'nun 162 vd. maddeleri ile düzenlenen alacağın temliki işleminin konusunun alacak hakları ile sınırlandırılmış olması karşısında, alacak niteliği taşımayan hakların, ayni hakların ve yenilik doğurucu hakların devri alacağın temliki hükümlerine tabi değildir. Aynı şekilde bir borç ilişkisinin doğurduğu bütün haklar, borçlar ve yetkilerle birlikte devredilmesi de (borç ilişkisinin devri) alacağın temliki hükümlerine tabi değildir. Buna göre, bir borç ilişkisinin diğer tarafın rızası dışında bir üçüncü kişiye devredilebilecekken, o ilişkiye taraf olma durumunu karşı tarafın rızası dışında devretmesine imkan yoktur. Bir sözleşmenin tarafı olan kişi bu sözleşmeden doğan tüm alacaklarını temlik etmiş olsa bile, sözleşmenin tarafı yine de kendisidir; sözleşmeden doğan borçlarla bu kişi yükümlü olduğu gibi, sözleşme ilişkisine bağlı yenilik doğrucu hakların sahibi de yine aynı kişidir(Yrd.Doç.Dr.Baki İlkay Engin, Alacağı Temlik Edenin Garanti Sorumluluğu, s.23 vd)....

. - DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/05/2018 KARAR TARİHİ : 27/09/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davalı ile sözleşme imzalandığı dönemdeki unvanı Şefkat Elektronik İnş....

Tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının kayıt ve defterlerine göre davacının 31.12.2017 tarihi itibariyle 188.469,74 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın davalı tarafından Ankara ... Noterliği'nin 06/01/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile de 188.487,74 TL olarak ikrar edildiği anlaşıldığından davacının alacağının sabit olduğu, davacının kendi kayıtlarında yer alan ve temlik sözleşmesinden sonraki tarihli yevmiye kapanışına göre alacağının 188.469,74 TL olarak kabulü gerektiğinden, likit ve belirlenebilir alacak yönünden icra inkar tazminatına da hükmedilerek, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/48 Esas KARAR NO : 2022/146 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/02/2020 KARAR TARİHİ : 24/02/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ,----dosyanın alacağını,------- söz konusu temliğin bedelini peşin olarak davalı tarafa ödendiğini, Alacağın devri sözleşmesinden sonra müvekkil takip dosyasında takip konusu araç için gerekli işlemler yaptığını ve aracı ihale yoluyla satışa hazır hale getirdiğini, Müvekkilinin aracın satışı için yetkili icra müdürlüğüne talep de bulunduğunu ve icra müdürlüğünce aracın satışına karar verildiğini, Ancak davalı tarafın müvekkile verdiği beyanında, aracın ---- çalındığını beyan ettiğini, takip dosyası konusuz kaldığından dolayı aracın satışı gerçekleşmediğini, Aracın satışı gerçekleşmediğinden dolayı müvekkilinin, davalı--- temlik bedelinin...

temliki olarak yorumlanması gerektiğini, bu durumda davacı bankanın müvekkilleri aleyhine başlattığı takibin sebebinin tamamen değişeceğini, borcun sebebinin artık kredi sözleşmesi olmayacağını, zira müteselsil kefil konumundaki kurum kredi sözleşmesinden doğan borcu ödediğini ve borcun sona erdiğini, ilgili sözleşme hükmüne göre takibe koyulacak borcun sebebinin artık alacağın temliki sözleşmesi olacağını, bu durumda müvekkiline yeni defi sürme imkanı doğacağını, şayet borç Kredi Garanti Fonu tarafından ödenmişse artık devamı istenen icra takibi üzerinden takibin devamının mümkün olmadığını, eğer kısmi ödeme söz konusu ise yine ödenen kısım açısından davanın reddi gerektiğini, alacağın likit olduğundan sebeple müvekkilleri aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, zira hem KGF ödemesi hakkındaki itirazları hem de davanın kısmen kabul edilmesi dikkate alındığında alacağın müvekkilleri tarafından belirlenebilir olduğunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek ilk...

UYAP Entegrasyonu