DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, adi ortaklık iddiasından kaynaklı ortaklık payı, ortaklık için harcanan masraflar, yıllık ortaklık kar payı ve yıllık kira bedelinden oluşan alacaklarının davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile mahkememiz heyeti yazılı yargılama usulüne göre yargılama tarafından yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığı, davacının delil olarak dayandığı ... tarihli protokolün geçerli olup olmadığı, davacının adi ortaklık kurulurken ödediğini iddia ettiği 650.000,00-TL, adi ortaklık için harcadığını iddia ettiği parayı ve bir yıllık ortaklık karı ile bir yıllık kira bedeli nedeniyle davalıdan alacağı olup olmadığı, eldeki davada mahkememizin görevli olup olmadığı, peşin dava harcının eksik olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır....
Ortakların hak ve borçları 593 vd. maddede, esas sermaye payının geçiş halleri ise 595 vd. maddelerde yer verilmiştir. Davacı tarafın iddiası, davalı gerçek kişi ... ile birlikte şirketin kuruluş aşamasından itibaren eşit hisseli olarak davalı şirketin kurulmuş olduğuna ilişkindir. Buna rağmen kâr payı ve ortaklıktan kaynaklanan alacaklarının kendisine ödenmediğini iddia ederek iş bu davayı açmıştır. Davacı tarafça şirkete ortak olunduğuna ve iddia edilen alacak hakkının bulunduğuna dair herhangi bir yazılı bilgi ve belge ibraz edilmemiştir. Dava dilekçesinde sözü edilen ve davalı tarafça Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/122296 Soruşturma nolu dosyasında atfedilen ifadesine istinaden davacı iddiasını güçlendirmek istemiş ise de soruşturma dosyasındaki ifadenin varlığı ve geçerliliği kabul edilse dahi ifade yasal düzenlemeler karşısında limited şirketten işletme kârının talebine olanak verecek nitelikte değildir....
oldukları sermaye iade edildikten sonra, davacı ve davalıya paylaştırılması gereken miktar belirlenmeli ve yukarıda açıklanan tasfiye hükümleri de değerlendirilerek tasfiye gerçekleştirilmelidir....
Noterliği'nin 07.05.2021 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların, bu durumdan kaynaklı olarak işin süresi içerisinde bitirilmesinin mümkün olmaması ve davalı taraf yetkilisi ...'ın güven sarsıcı hareketleri nedeniyle "alt yüklenici sözleşmesini" feshettiğinin taraflarına bildirildiğini, tek amacı Afganistan'daki Projeyi gerçekleştirmek olan ...'in artık amacını gerçekleştirme ihtimalinin ortadan kalktığını, bu durumun TBK m. 639/7 uyarınca haklı bir sebep teşkil ettiğini, Yukarıda açıklanan nedenlerle ...'in tasfiye edilmesinin gerektiğini, şüp- heye mahal vermemek adına huzurdaki davada, müvekkili şirketin katılım alacağı, sermaye alacağı ya da başka bir ad altında alacak veya tazminat talebinin bulunmadığını, öte yandan şirketi bilançosuna göre ..'...
Bilindiği üzere; adi ortaklık iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK. 620/1 md.). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.Buna göre adi ortaklığın unsurları; kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba, katılım payı(sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir. Bu nedenle, her olayda bu unsurların var olup olmadığının araştırılması gerekir. Ortakların müşterek amaca ulaşmak için birlikte çaba sarf etmek konusunda yükümlülük altına girmeleri, adi ortaklığın varlığı bakımından zorunludur. 6....
Bu konuda atanan tasfiye memuru YMM ...’ün 26.04.2021, 24.09.2021, 24.06.2022, 12.05.2023 ve 28.12.2023 tarihli tasfiye memuru raporlarında taraflar arasındaki 22.08.2019 tarihli ortaklık sözleşmesi gereğince tarafların net gelir miktarlarına ilişkin belge sunulmadığı, adi ortaklığın aktifinin (kasa, banka, alacak v.s) pasifinin (borçlarının) ve adi ortaklık kapsamında elde edilen gelir ve giderleri arasındaki karının tespiti gerektiği, aktif – borçlar = öz varlığı (karda dâhil) yani dağıtılabilir tasfiye tutarının hesaplanması gerektiği, somut olayda hem tasfiye memuru, hem de bilirkişi raporunda aktifle ilgili olarak adi ortaklığın varlık kalemleri olan nakit, banka bakiyesi, alacak (ortaklardan alacak hariç) bakiyesi, stok (hammadde, mamül, ticari mal gibi) bakiyesi, durağan varlığı (taşınmaz, tesis vs) olmadığı, borçlarının bakiyesinin bulunmadığı, gelir gider ve karla ilgili olarak adi ortaklığın kuruluş amacı olan organizasyonda 64.281,28 TL gelir elde ettiği, bununla birlikte adi...
ATM'nin 2016/1185 Esas sayılı davada tespit edildiği üzere, ortağın ödenmeyen müdürlük görevinden kaynaklı alacağı bulunduğu, davalı ortağın ilgili mahkemelerde açtığı davalarda yasanın kendine tanıdığı hukuki korumaları talep etmesinin davacı şirkete ve yönetimine baskı kurmaya ya da şirket yönetimini zorlaştırmaya çalışma şeklinde yorumlanamayacağı, birleşen davada davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması için şirket yönünden haklı neden oluşmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kabulü ile davacı ...'un şirket ortaklığından çıkmasına, davacının çıkma payı talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir....
Şti. bünyesinde kaldığı ve orada vergilendirildiği düşünüldüğünde net karların kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutar olduğunun dikkate alınması gerektiği bu nedenle Birleşen dosya Davacısı ...'a ödenecek tutarın (157.169,40 % 25-) Kurumlar Vergisi 39.292,35 TL düşüldükten sonra kalan (157.169.40- 39.292,35 ) 117.877,05 TL kar payı alacağı olduğu anlaşılmış, anılan durum karşısında taraflar arasındaki Adi Ortaklığın davalının kusuru ile eylemli olarak sona erdiğinin tespiti ile Taraflar Arasındaki 01/10/2017 tarihli Adi Ortaklığın fesih ve tasfiyesine, karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine karar verilerek aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur....
Maddesine devir dışında ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacaklarının o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verileceği belirtilmektedir. Davalı 2017 yılında kooperatiften istifa ettiği ve bunun davacı kabul ettiği için çıkma payı alacağı 2017 yılı genel kurulun yapıldığı tarihten (29/04/2018) 1 ay sonra ( 30/05/2018 tarihinde muaccel olacaktır. Davalının davacı kooperatife toplam 69.650 'TL ödeme yapağı, söz konusu tutardan 6.094,23 TL genel gider payı kesildiği ve bakiye 63.555,77 TL alacak hesaplandığı, davalının da bu tutarı davacıdan talep ettiği dolayısıyla yapılan ödeme ve talep edilen tutar konusunda tarafların mutabık oldukları anlaşılmaktadır. 1163 sayılı Kanun'un 17/2. Maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle ödemelerin 3 yıl geçmemek üzere ertelenmesi mümkündür....
Buna göre adi ortaklığın unsurları; kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba (affectio societatis), katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir. Bu nedenle, her olayda bu unsurların var olup olmadığının araştırılması gerekir. Ancak, adi ortaklığın, bazı komşu hukuksal müesseselerden, özellikle ürün (hasılat) kirası sözleşmesinden ayırt edilmesini sağlayan temel kriterler; müşterek amaç ve müşterek amaç uğruna birlikte çaba unsurudur. Zira, ortaklığa sermaye olarak yalnızca emeğini koyan ortağın zarardan muaf tutulabileceğini öngören TBK'nın 623/3 maddesi hükmünün karşıt anlamına (argumentum a contrario) başvuran Türk doktrininde, ortaklığa sermaye olarak salt emeğini koyan ortak dışında hiçbir ortağın zarardan muaf tutulamayacağı, müşterek amacın ve sonuçta adi ortaklığın varlığından söz edebilmek için bütün ortakların hem kazanca ve hem de zarara katılmalarının gerekli olduğu görüşü egemendir....


