Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır....
dava dışı ortaklar ile davacı arasında geçerli bir pay devir sözleşmesi bulunmadığı, Davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin ödünç sözleşmesi olarak kabul edilebileceği, Davacının davalı şirkette ortak sıfatı bulunmadığından kar payı talep edemeyeceği, Davacının ödünç sözleşmesi kapsamında davalı şirketten kalan tutarı ve davalı bakımından ticari iş niteliğinde olan bu sözleşme nedeniyle ticari işlere uygulanan faizi talep edebileceği, davacı tarafından 11.01.2021 dava tarihi itibariyle davacının davalı şirketten alacağı; 59.248,96 TL asıl alacak ve ( 1.448,31 * 3.110,57 * 634,05 ) - 5.192,93 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 64.441,89 TL tutarınca alacağının bulunduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla mahkememizin 02/06/2023 tarihli duruşmasında davalı vekiline yemin metnini sunması için iki haftalık kesin süre verildiği ancak davalı vekilinin yemin metnini mahkememize sunmadığı anlaşılmıştır.6102...
ın üzerine kayıtlı ... konutun üzerindeki ipoteğin kaldırılması, yurt dışına yerleşmek isteği ve ipotek-kefalete ortak olmamak gerekçeleri ile ortaklıktan ayrılmak istediğini tanıklar üzerinde ısrarla belirtmesi ve ...’a hisselerini satmak için ciddi baskı ve taciz uygulaması neticesinde kabullenmek durumunda kaldığını, davacı tarafın ortaklık hissesini devretme konusundaki ısrarlı talebi ve baskısı neticesinde tanıklar ve şirket ortakları huzurunda toplantılar yapıldığını ve bu toplantılarda şirket kar payı ve değerinin tespitine yönelik olarak şirket muhasebe kayıtları ve belgelerinin davacı tarafça incelenmek suretiyle değerlendirmeye tabi tutulduğunu ve yine bizzat davacı tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda şirketin pasifinde kayıtlı kar payı olarak 255.000.00 TL'nin şirketin toplam sermaye değeri olarak da 45.000.00 TL tespit edildiğini, şirketin kar payı tespitinde mali piyasa, şirket borçlarının dikkate alındığını ve tespitin bu doğrultuda yapıldığını, kaldı ki aynı toplantıda...
in şirket yöneticisi olarak yapmış olduğu ve şirkete verdiği zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik oluşan 50.000,00 TL şirket zararının işbu davalıdan; davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan adi ortaklık sözleşmesinin feshinden sonra davacı şirket adına tahsil edilen ve şirket kayıtlarına resmi olarak yansıtılmayan tutar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 50.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte her iki davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili yargılama aşamasında 50.000,00 TL'lik alacak talebini atiye terk etmiş, adi ortaklığın feshi sebebi ile oluşan alacak talebini ise 5.570.500 TL'ye yükseltmiştir. II....
İcra takibine konu edilmiş alacak cevap dilekçemizde ve 2. Cevap dilekçemizde defalarca izah ettiğimiz üzere, 6736 Sayılı Kanun 6/1-b maddesi ile 7143 Sayılı Kanun'u kapsamında stok affından kaynaklanan ve ortağa doğrudan bir alacak hakkı bahşetmeyen bir kayıttır. Söz konusu rakam, Vergi Usul Kanunu’nun ve 6736 ve 7143 sayılı Kanunlar’ın gereği olarak hesaplara geçirilen, ancak kâr dağıtımı kararıyla pay sahiplerine dağıtılabilen, sermaye artırımında kullanılabilen ya da tasfiye bakiyesi olarak ortaklara dağıtılabilen bir tutardır. Bu alacak, Bilanço Hukuku’nun gereği olarak bilançoya yansıtılan ve ortaklara kâr payı alacağının doğması dışında doğrudan bir talep hakkı bahşetmeyen bir likit olmayan kalemdir. Ayrıca, mahkeme ilamına esas alınan bilirkişi raporu eksik inceleme ürünü olup itirazlarımız kapsamında da değerlendirilmediğinden bozma talebimize konu edilmiştir" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur....
Davacı icra takibinde alacağın sebebini bakiye fatura alacağı, ödenmemiş işçilik alacağı, kar payı ve ek iş- işçilik bedelleri olarak göstermiştir. Asıl alacak olarak 938.000,00 TL talepte bulunmuş, ancak hangi alacak kalemi için hangi bedelde talepte bulunulduğunu ayrı ayrı göstermemiştir. Davacı icra takibini başlatırken dayandığı vakıaları ortaya koymadığı ve itirazın iptali davasında kendisini sınırlayacak borcun doğum sebeplerini göstermediği, vakıaları somut olarak belirtmediği ve delillerle bağlantı kurmadığı anlaşılmakla talebini açık anlaşılır ispata elverişli şekilde ortaya koymamıştır. Ayrıca, icra takibinden birden çok alacak kalemi talep edildiğinde hangi alacak kalemi için ne kadar talepte bulunduğu belirgin değildir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nun 31., 119/1-e-ğ ve 194 maddeleri hükümleri uyarınca uyuşmazlığın aydınlatılması ve taleplerin belirlenmesi için davacı vekiline süre ve imkan tanınması gerekmektedir....
Öğrenci Yurdunu işletme amacını güttüğü, defterlerde dava konusu ödemeye ilişkin kayda rastlanmadığı, davacının adi ortaklık sözleşmesi gereğince 150.000,00 TL ödemiş olduğunun kabul edildiği, adi ortaklık konusu olan ............ Yurdunun mülkiyetinin ......................... ....... Ltd. Şti'ne ait olduğu, adi ortaklık sözleşmesinde ...'nun % 50, ..., ......................... Ltd. Şti.'nin % 50 paylarının olduğunun kararlaştırıldığını, sözleşmede ......................... Ltd. Şti.'nin imzası ve kaşesinin bulunmadığı, sözleşmede davalı şirketin payı ve taahhüdüne ilişkin bir düzenleme olmadığı, bu nedenlerle davalı şirketin adi ortaklık sözleşmesinden borçlu bulunmadığının kabulü gerektiği, davalı ...'in 150.000,00 TL asıl alacak ve 25.000,00 TL faiz olmak üzere 175.000,00 TL.'ye itirazının iptali ve takibin bu miktar üzerinden devamı gerektiği kanaatine varılmıştır. . 04.06.1958 gün .../... sayılı ......
ın dinlenmesi ile yetinilmiş, 03/09/2021 tarihli duruşmada 1 nolu ara karar ile diğer tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmiştir. Dosya kapsamına göre; taraflar arasında kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba (affectio societatis), katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı yönünden adi ortaklık unsurlarını içerir bir sözleşme ilişkisinin varlığı yazılı delil ile ispat edilememiş olup beyanına baş vurulan tanık beyanı ve dosyaya ibraz olunan e-maillerin de iddiası ispata elverişli olmadığı değerlendirilmiştir. Gelinen aşamada; davacı, davalı taraf ile adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde akdi/ve hukuki ilişkisinin varlığını yazılı delillerle ispatlayamamıştır....
Ortaklığı Genel Prensipleri isimli belgede, müvekkilinin sermaye payı borcunu kar payından ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, bu hükümden hareketle müvekkilinin sermaye borcunun ödenmesinin şirketin kar payı dağıtması şartına bağlanmış olduğunun anlaşılması gerektiğini, şirketin bu günü kadar kar payı dağıtmamış olması nedeniyle borcun ödenmesinin mümkün olmadığını ve ayrıca müvekkilinin hiçbir kar payı alamadan şirketle olan iş akdinin haksız şekilde fesh edildiğini, anılan prensip anlaşması uyarınca müvekkilinin payına düşün sermaye borcunu ödeyememesinin kar payı dağıtılmamasından kaynaklı olup, buna bizzat ...'nun sebebiyet verdiğini, müvekkilinin şirketteki çalışmasına engel olunduğunu, TBK 175/2 maddesi uyarınca şartın gerçekleşmesine engel olan birleşen dosya davacısının birleşen davadaki talebinin dinlenemeyeceğini, prensip anlaşması uyarınca ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/492 Esas KARAR NO: 2021/639 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ: 03/06/2020 KARAR TARİHİ : 07/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı------ sermaye ile ortak olduğunu, davalı --- iştigal alanını, --------- olduğunu, bu kapsamda üretimler ve---------- noktasında satışlar yapmakta olup, Davalılar adına kayıtlı onlarca gayrimenkul ve araç bulunduğunu, davalı Şirketlerin ------ olup, --------- azınlık pay sahiplerinin ise,----- kardeşleri ve yakın akrabaları olduklarını, müvekkili------ sonrasında fikir ayrılıkları başlamış ve -------- sonrasında fikir ayrılıkları derinleşerek devamında husumet oluşmuş olduğunu,------...


