WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Bu tanımlardan adi şirketin –ortaklığın- unsurları; kişi, sözleşme, katılım payı, amaç, affectio societatis (müşterek gayeye ulaşmak için birlikte çalışmak unsuru) şeklinde belirtilebilir (Barlas, Nami, Adi Ortaklık Temeline Dayalı Sözleşme İlişkileri, İstanbul, 1998 s.13). Bir adi ortaklığın varlığından bahsedilebilmesi için bu unsurlara ilaveten, ortakların müşterek gayeye ulaşmak için birlikte çaba ve özen göstermek zorunluluğu bulunmaktadır.Adi ortaklık bir kişi birliği olmakla, temel unsuru kişidir. Adi ortaklık sözleşmesi iç ilişkide karşılıklı güvene ve iyiniyete dayanmaktadır....

Davalı, davacı ile % 50'şer hisse oranında adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, davacının ortaklık işleriyle ilgilenmediğini savunarak; haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 6.000 TL’nin 26.10.2006 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. Somut olayda, taraflar arasında adi ortaklık kurulduğuna ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Dava konusu sözleşmenin, BK.'nun 520 (TBK 620) ve devamı maddelerinde düzenlenen "Adi Ortaklık Sözleşmesi" niteliğindedir. Bir ortak tarafından kar payının istenmesi, aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyeyi de kapsar. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....

sermaye iadesi değil kar payı olduğunu belirterek, kar payından 600.000.000 TL ile davalı elinde bulunan sermayeden 438.564 doların tahsilini talep etmiştir....

Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan kar payı alacağına ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. Davacı, davalı ile 03.02.1999 tarihli noterde yaptıkları ortaklık sözleşmesi ile %50'şer oranda kâr ve zarar ortağı olduklarını, davalının 2002-2006 yılları arasında kâr payı ödemesi yaptığı halde 2007 ve 2008 yılları için herhangi bir ödemede bulunmadığı gibi işletme faaliyetleri ve geliri konusunda da bilgi vermediğini ileri sürerek hissesine düşen kâr payının tahsilini istemiştir....

Adi ortaklığın tasfiyesinde, borçlar ödendikten sonra kalan ortaklık malvarlığından önce ortaklardan herbirinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç payları oranında ortaklara paylaştırılmalıdır. Bu husus dikkate alınmadan, davacının ortaklığa koymuş olduğu sermayenin tasfiye yapılırken ortaklık malvarlığından düşülüp sonra kazanç payı belirlenmesi gerekirken sermayeye alacağına ve kara ilişkin alacağa ayrı ayrı hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur. B....

Bölge adliye mahkemesince; taraflar arasındaki 31/08/2015 tarihli sözleşmenin bazı hükümlerini tadil eden 22/01/2016 tarihli protokolün 4. maddesinde teminat olarak davacının, davalıya 01/04/2017 tarihli 260.000,00 TL senet vereceğine dair hükmün bulunduğu, aynı sözleşmede teminatın adi ortaklık anlaşmasına istinaden verildiğinin açık olduğu, tarafların ortaklık fesih beyanlarının bulunduğu da görülmekle, bunun adi ortaklık fesih edilse bile, fesih sonrası tasfiye işlemlerinden sonra değerlendirilmesi gerektiği, adi ortaklıkta teminat amaçlı olarak davacının aldığı paraya karşılık ortaklığa ilişkin davalıya verdiği bononun teminat fonksiyonunun halen devam ettiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, taraflar arasında düzenlenen ortaklık sözleşmesi kapsamında verilen bonodan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir....

Davacı eldeki dava ile, davalının bu ortaklık payı için ödemiş olduğu ortaklık katılım (sermaye) payını, kar payı alacağını ve işletme yeri için ödenen depozito bedelini talep etmekte olduğundan, artık taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin sona erdiğinin kabulü gerektiği kuşkusuzdur. Nitekim dava konusu adi ortaklığın yaklaşık üç aylık bir işletme süresi sonunda iş yerinin kapatılması suretiyle sona erdiği ve iş yerindeki demirbaşların davalı tarafça satıldığı her iki tarafın da kabulündedir. buna göre fiilen sona eren adi ortaklıkta davacının talebinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir ve tasfiyenin mahkemece bizzat yapılması gerekmektedir. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen adi ortaklıktan kaynaklanan tespit ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalılar ile arasındaki adi ortaklık sözleşmesi gereği ödenmesi gereken kar payının davalılarca ödenmediğini ileri sürerek, adi ortaklıktaki payının tespiti ile ödenmeyen ortaklık payı alacağının tahsilini, bunun mümkün olmaması halinde ise adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile tasfiye payı alacağının tahsilini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 10....

1.317.863,12 TL olduğunu belirttiğini, sözleşme kapsamında yıl sonunda kendilerine % 50 ortaklık payı-kar ödenmesi gerekli iken bu kapsamda hiçbir ödeme yapılmadığını, davalının kar payı ödememek için giderleri afaki olarak yüksek gösterdiğini, kar payı ödenmemesine rağmen davalı şirket yetkililerinin şahsi hesaplarına 2.000.000 TL den fazla para aktardıklarının öğrenildiğini, taraflar arasında kar payı ve ortaklık dışındaki diğer alacakları ile ilgili ... 6....

ya gittiğini, davalının...yı ortaklık adına işletmeye devam ettiğini, vergi kaydını sildirdiği 11/09/1995 tarihine kadar... prim ödemelerini yaptığını, 2002 yılında işletme ruhsatının yenilenmemesi nedeniyle...nın kapatılması üzerine yeni ruhsat alınması için davalıyı vekil tayin ettiğini, ancak 2011 yılında yurda döndüğünde...nın ruhsatının davalı adına düzenlendiğini öğrendiğini, ayrıca davalının ortaklıkla ilgili hesap vermediği gibi kendisinin ...'ya gittiği tarihten itibaren kar payı da ödemediğini ileri sürerek; adi ortaklığın tespiti ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL kar payının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise iddia edildiği gibi taraflar arasında bir adi ortaklığın bulunmadığını,...i olan davalının 1985 ila ...'ya gittiği 1989 yılları arasında yanında çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu