"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesine dayalı alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkil ..., davalı ..., dava dışı ... ve ... arasında 05.05.2000 tarihinde, damacana su dolum tesisi kurup, işletmek üzere adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiğini; kurulacak şirkette, müvekkiline, %2' si karşılıksız, %2' si şirket kuruluşundaki harcamalara katılmak kaydıyla ortaklık payı verileceğinin kararlaştırıldığını; bu doğrultuda, davalının, ...'...
ile ortaklığının bulunduğunu, ... ’ın istihsal işlerinin alınmasında kendisine yardımcı olduğunu, ortak kamyon alındığını, ... bitince davacının ortaya çıkarak kâr payı istediğini, esasında kendisinin ...’den alacağı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, olayda tanık dinlenemeyeceği, davacının yemin deliline de dayanmadığı ve taraflar arasındaki ilişkiyi gösteren bir belge bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Kanunu’nun adi şirkete ilişkin 520 ve onu izleyen maddeleri gereğince adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil şartı gerekli değildir. Adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir. Tarafların Orman İdaresi ile ayrı ayrı sözleşme yapmış olmaları da, iddia edilen 2010/4687-14961 ortaklığın reddi için yeterli değildir. Davalının, dava dışı orman muhafaza memuru ... ’ı ......
Davalı ise, iş makinasının satış bedelinin kararlaştırdıkları bedelden yüksek olması nedeniyle alınamadığını bildirmiştir. Bu durumda, ortaklık amacının elde edilmesi imkansız hale gelmiştir. Dolayısıyla, taraflar arasındaki ortaklık, 818 sayılı BK'nun 535/1. (6098 sayılı TBK'nun 639/1.) maddesi gereğince son bulmuştur. Davacı tarafça adi ortaklığın varlığı ve son bulduğu ispat edildiğine göre, mahkemece yapılacak iş; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümlerini dikkate almak ve 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerini taraflar arasındaki adi ortaklığa uygumak olmalıdır....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, demirbaş ve kar payı bedeli olarak 1.500,00 YTL’nin tahsiline , fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacı, davalının aralarındaki adi ortaklığı haksız olarak fesih ettiğini belirterek, sözleşme gereğince cezai şart bedeli ile adi ortaklıktaki payına düşen demirbaş bedeli ve kar payının tahsilini istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı ise feshin haklı nedenlere dayandığını savunarak 2007/2811-8784 davanın reddini dilemiştir....
İkinci bozma ilamının ardından mahkemece; bilirkişi raporları doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulü ile davalı ile davacıların murisi arasındaki adi ortaklığın tasfiyesine, 1994-2001 yıllarına ilişkin olarak 9.668,30 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2002 -2003 yıllarına ilişkin alacak talebinin feragat nedeniyle reddine, fazlaya dair kar payı ve kullanım bedeli taleplerinin reddine, dava konusu ... parsel üzerindeki maddi varlıklar ( muhtesatlar) ve zemin ( arz değerine ilişkin taraflar arasında ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ......
ın tek başına hissedarı olduğu sürücü kursunu 3.bir kişiye satarak devrettiğini, bu nedenle şirketi davalı göstermediklerini, zira kar payını zamanında dağıtmayan davalının müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. 07/09/2020 tarihli adi ortaklık sözleşmesi uyarınca tarafların dava dışı şirkette hissedar oldukları, davacının daha sonra %34'lük hissesini peyderpey davalıya devrettiği, davacının kar payı isteminde bulunduğu, ancak davayı dava dışı limited şirket aleyhine açmayarak davalı diğer hissedar olan gerçek kişi ...'a yönelttiği anlaşılmaktadır. Davanın açılış biçimine göre limited şirkette 3 ay 15 günlük süre boyunca devam eden hissedarlığı uyarınca kar payı isteminde bulunan davacının davasını dava dışı Özel ... Eğitim ... Ltd. Şti.'ne yöneltmesi gerektiği değerlendirildiğinden, davalının pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle öncelikle dava şartları bakımından davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir....
Saç ve Kişisel Bakım Hizmetleri Güzellik Salonları Itriyat Kozmetik Bujiteri Tasarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited şirketini akit tarihi olarak gösterilen 13/03/2020 tarihinden 2 gün önce 11/03/2020 tarihinde kurarak adi ortaklık ilişkisinin iş bu şirketin faaliyetlerine dayandırıldığını, davacıya hile ile imzalatılan 13/03/2020 tarihli sözleşmeye davacı tarafça noter aracılığı ile itiraz edildiğini, davalının adi ortaklığa ilişkin kar payı dağıtımını gerçekleştirmediğini, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin davalının haksız ve kötüniyetli davranışları sebebiyle çekilmez hale geldiğini, belirterek adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine, davacı lehine fesih bedeli, kar payı bedeli ve cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve alacak isteminden ibarettir. Dosyanın Bursa 10....
Hafriyat ticaret ünvanı altında işletmek üzere adi ortaklık kurduklarını, bu ortaklığa davacının 26.282.00 TL, davalının ise 12.098.00 TL sermaye koyduğunu, aralarında yaptıkları protokol ile tarafların hakları ve borçlarının belirlendiğini, protokol gereği aracı çalıştıran davalının bugüne kadar hiç hesap görmediği gibi borçlu bulundukları ...Kiralama A.Ş. tarafından aleyhine icra takibi dahi yapıldığını, adi ortaklığın bu şartlar altında devamı imkansız hale geldiğini belirterek, ortaklığın feshi ile fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere kar payı dahil ortaklıktan hissesine düşen paranın tahsilini talep ve dava etmiştir....
Sözleşme de ortaklar için sermaye payı koyma yükümlülüğünün öngörülmüş olması, birlikte çaba gösterme yükümlülüğüne de yer verildiği anlamına gelmez. Bu unsurun sözleşmenin içeriğinde yer alması gerekir. (N.Barlas 38, O.H.Ş.117.sy) Diğer bir deyimle, taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık olarak kabul edilebilmesi için sözleşme, sözleşmeyi yapacak kişiler, sermaye payı, ortak amaç ve işbirliği unsurları bulunmalıdır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme; bu açıklamalar ışığında incelendiğinde; TBK.620. maddesinde tanımını bulan adi ortaklığın unsurları bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek taraflar arasında sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....
KARAR Davacı, davalı ile elti olduklarını, davalı adına 20.10.2009 tarihinde kiraladıkları yerde internet cafe açtıklarını, masrafların çoğunu kendisinin karşılaması nedeniyle malvarlığı ve karın %75 kendisine, %25'i davalıya ait olmak üzere adi ortaklık kurduklarını, işyerinin işletilmeye başlamasından sonra 2009 yılı temmuz ayı içinde davalının kendisini işyerinden kovduğunu, adi ortaklık kapsamında davalıya 25.000 TL havale ettiğini ayrıca kredi kartıyla harcama yaparak sermaye borcunu fazlasıyla ödediği halde kar payı da ödenmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla %75 hissesine karşılık gelmek üzere sermaye bedeli için 15.350 TL, aylık kazancı için 5.000 TL olmak üzere 25, 350 TL'nin davalıdan ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir....


