WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

-TL olduğu gerekçesiyle; davacı tarafın kar payı ödeme talebi ispat edilemediğinden reddine, ortaklık sermaye payına yönelik talebin ise kısmen kabulü ile 17.570,00’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, süresi içerisinde taraflarca temyiz edilmiştir. 1- Dava konusu uyuşmazlık; adi ortaklıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı için, taraf ehliyeti de yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklığa karşı açılan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Başka bir anlatımla, aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Bu açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Adi ortaklık adına, üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların bütün ortaklar tarafından açılması gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 27.6.2002 tarihinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi ile dava konusu lokantanın %25 ine ortak olduğunu,kalan hissenin ve yönetici ortağın davalı olduğunu,kendisine kar payı ödenmediği gibi yaptırdığı tesbit sonucu kötü idare edilerek zarar ettiğinin tesbit edildiğinin anlaşıldığını bildirerek, öncelikle yönetici ortak olarak kendisinin atanmasını,üç yıllık kar payına mahsuben şimdilik 10.000 YTL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında imzalanan 4.4.2004 tarihli fesih sözleşmesi ile adi ortaklığın feshine karar verildiğini, ayrıca fesih şeklinin de gösterildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir....

Davalı vekili cevabında, davalının ortaklığa sermaye koyma borcunun olmadığı, taşınmazın mülkiyetinin değil kullanımının tahsis edildiği, tesisin kar etmesine rağmen davacının kar vermemek için hileli yollara başvurduğunu belirterek, davacının tüm taleplerinin reddini, haklı sebeple fesih oluştuğundan tesislerin kendilerine bırakılmasını belirtmiş, "birleşen davada" ise; kar mahrumiyeti ve cezai şartın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece; birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Asıl davanın ise; davacı ... ortaklık sözleşmesinin tarafı olmadığından aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davasının reddine karar verilmiş, davacı ........ Tic. San. Ltd....

Her iki tarafında kabulünde olan adi ortaklık ----- taraflar tahkim anlaşması yapmış olup bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümleneceğini kabul ve tahkim yerini, dilini ve uygulanacak hukuku belirlemişlerdir. Davalı yan bu maddeye dayanak tahkim itirazında bulunmuştur. Davacının dava dilekçesinde anlattığı uyuşmazlık taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesi kapsamında kalan ancak davalının bu sözleşmeden önce imzaladığı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle adına tecsili yapılan bağımsız bölümlerin el birliği mülkiyeti korunarak haklı nedenle adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi adi ortaklığa verdiği paranın tasfiye sürecinde dikkate alınarak kendisine ödenmesi yine kar paylarının tespit ve ödenmesi ile tasfiye sonucu tasfiye payı oranında taşınmazların taraflara devrine ilişkindir....

Mahkemece, taraflar arasındaki ilişki de irdelenmek suretiyle davacı tarafın varsa talep edebileceği alacak miktarı ile bu alacağın dosyadaki defterlerdeki durumu, defterlerin yöntemine uygun tutulup tutulmadığı da belirtilmek üzere rapor düzenlenmesi için dosya SMMM bilirkişi ve makina mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş, sunulan rapor hükme elverişli bulunarak, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda; taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. İhtilaf, davacının alacak talebinin neye ilişkin olduğu noktasında toplanmaktadır. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar....

Dava;adi ortaklıktan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi; geçerlilik şekli olarak, herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Somut olayda;21/08/2009 tarihli "Küçükbaş Hayvan Demirbaş Senedidir" başlıklı belgeye göre davacıların murisi ile davalı arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğu,davacıların murislerinin ölmesi sonrasında idareci ortak olan davalının işlerin gidişatı ile ilgili kendilerine hesap vermediği ve kar payı ödemesi de yapmadığını iddia ederek eldeyi davayı açtığı,davalının ise davacıların murisi ile aralarındaki ortaklık ilişkisinin 2014 yılında sona erdiğini ifade ettiği dikkate alındığında,söz konusu ortaklık ilişkisinin sona erdiği sabit olmakla, tasfiyenin de mahkemece bizzat yapılması gerektiği kuşkusuzdur....

Şubesine hesap açıldığını ancak davalının bu hesaptaki paraları çekerek aralarındaki güveni kötüye kullandığını, davacının ortaklıktan kar payı almadığını davacının 25/04/2013 tarihinde .... 1.Noterliğinin 2763 sayılı ihtarnamesi ile ortaklığı feshederek alacağını talep ettiğini, bu ihtarın 26/04/2013 tarihinde davalıya tebliğ olduğunu, ancak halen tarafına ödenmediğini ileri sürerek taraflar arasında kurulu bulunan adi ortaklığın mahkemece haklı sebebe dayalı olarak feshine, kar payının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve feshedilen adi ortaklığın mahkemece tasfiye edilmesine, tasfiye alacağının ve ortaklık için yapılan giderlerin bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/607 Esas KARAR NO:2022/684 DAVA:Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ:08/09/2021 KARAR TARİHİ:20/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle davalılar ile davacı kendi aralarında ticari bir ilişkiye başlamaları üzerine---tarihli ortaklık sözleşmesini imza altına aldıkları, Sözleşmenin 2....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirket adına maliyeye kayıtlı olan internet kafeyi diğer davalı ile birlikte adi ortaklık şeklinde işlettiklerini, işyerinin açılışı sırasında donanım için katkıda bulunduğunu, kendisine kar payı ödenmediği gibi davalı ...'ın kendisini işletmeden kovduğunu ve bu suretle ortaklığın sona erdiğini belirterek yaptığı harcamalar ve kar payı karşılığı 20.000 TL'nın tahsilini istemiştir. Davalı ..., davacı ile bir ortaklığı bulunmadığını, parada almadığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, yemin davetiyesinin davalı ...'a tebliğinin geçersiz olduğu, ...'...

Mahkemece; alınan bilirkişi raporu uyarınca ispat edilemeyen kar payı isteminin reddine, ortaklık sermaye payına yönelik talebin ise kısmen kabulü ile 17.570 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline dair verilen 17/02/2015 tarihli hüküm; tarafların temyizi üzerine, Dairece verilen 07/06/2017 tarihli ve 2016/745 Esas 2017/9233 Karar sayılı ilamla; davacı ile davalı ve dava dışı ... arasında bir adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davanın davaya konu adi ortaklığın diğer ortağı ...'e de yöneltilmesi gerektiği, mahkemece dava dışı ortak ...’in de davaya taraf olarak katılımının sağlanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur....

UYAP Entegrasyonu