Esas sermayenin pay sayısına bölünmesi sonucu oluşan ve nominal (itibari) değeri olan her bir birim birer payı oluşturur. Pay sayısının ve nominal değerinin esas sözleşmede gösterilmesi zorunludur. Bir diğer anlamıyla pay; pay sahipliği konumunu yani ortaklık sıfatını ifade eder. Ortaklık sıfatından kaynaklanan hak ve borçlar paya bağlıdır. Pay elde edilirken ortaklık sıfatı da kazanılmış olur. Payın devredilmesi halinde ortaklık sıfatı ve buna bağlı hak ve borçlar da devredilmiş olur. Üçüncü anlamıyla pay; bir kıymetli evrak niteliğindeki pay senetlerini (hisse senetlerini) ifade eder. Hamiline düzenlenmiş paylar hariç olmak üzere, payın bir senede bağlanması zorunluluğu yoktur. Senede bağlanmamış paylar “çıplak pay” olarak adlandırılmıştır (Fatih Bilgili, Şirketler Hukuku, 2.bası, 2012, s.240,241).TTK bünyesinde senede bağlanmamış çıplak payın devri konusunda her hangi bir hükme rastlanılmamaktadır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/04/2022 NUMARASI: 2020/620 E - 2022/407 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 30/01/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile dava dışı müteahhit ... ve davalı ... Ltd. Şti.’nin 2014 yılı Ocak-Şubat aylarında bir araya gelerek, tapuda Kadıköy İlçesi, ... Mah. ... pafta, ... ada, ... parselde bulunan 20 bağımsız bölümden oluşan binanın yıkılarak, yeni bir binanın inşa edilmesi için, davacı ile dava dışı müteahhit ... ve davalılar arasında sözlü olarak adi ortaklık kurulduğunu, sözlü ortaklık anlaşması yapıldıktan sonra, davacının, dava dışı ...’nun ... Bankası hesabına 8 adet toplam 52.500,00 TL ödeme yaptığını, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca Kadıköy ......
Sayılı dosyasında da davalının ortaklık payının tam ve net olarak tespitine elverişli bir delil bulunmamaktadır. " yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığını, TBK'nun 638/3 maddesinde; “Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.” denildiğini, ortakların ortaklığa karşı koymuş oldukları katılma payları ile değil, bütün malvarlıkları ile sınırsız sorumlu olduklarını, burada sözleşmeden değil,doğrudan doğruya kanundan doğan bir sorumluluğun söz konusu olduğunu, bu nedenle alacaklıların alacağın tamamını ortakların tamamından veya her birinden talep ve tahsil edebileceğini, Bu düzenlemeye göre ; davalının icra dosyasına yaptığı ödeme nedeniyle borcun ifa nedeniyle sona erdiği şeklindeki değerlendirmenin yerinde olmadığını, burada bahsedilen ifa üçüncü kişinin alacağı ile ilgili olduğunu , davacı tarafından yapılan fazla ödemenin keyfi olarak...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada; şahıslar arasında kurulun adi ortaklık kapsamında verilen hizmet bedelinin davalı şirketten tahsili, birleşen 2015/116 E. sayılı dosyada, adi ortaklığa ait araç hisse bedelinin tahsili, birleşen 2016/61 E. sayılı dosyada ise, ortaklığa verilen emek bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 620 nci maddesinin birinci fıkrasına göre; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. 2. Kural olarak elde edilen kar veya zararın paylaştırılması bakımından, ortaklar arasında eşitlik ilkesi geçerlidir. Nitekim aynı Kanun'un “Kazanç ve zarara katılma” başlıklı 623 üncü maddesinde; “ Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir....
paylarını da devrettiğini bildirmesine, tevdi mahalli tayin eden mahkemeye her iki mirasçının da müracaat etmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, kar payının serbestçe devredilmesi müktesep hak niteliğinde olduğundan bu hakkın sınırlandırılmasının objektif olarak ortaklık çıkarları, şirketin amacı veya işletmenin amacı açısından hiçbir önemi bulunmadığını, Kasım 2022 yılında davacıya ödenmesi gerekirken .......
Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (katılım paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur. Buna göre adi ortaklığın unsurları; kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba (affectio societatis), katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir. Adi ortaklık sözleşmelerinin kuruluşu bakımından, ortakların esaslı noktalarda uyuşması gerekir (TBK md 2/1) Eş söyleyişle, ortakların şahsı, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba, katılım payının türü ve kapsamı, ortaklık açısından esaslı unsurlar olup, bunlarda uyuşulması ortaklık sözleşmesinin kurulması için yeterlidir. Ortaklar, ikinci derecedeki noktalarda uyuşmamış olsalar bile, ortaklık kurulmuş sayılır....
Kar payı fark tutarı alacağı yönünden ise; kar payı dağıtımına ilişkin genel kurul kararı iptal edilmekle alınan kar payı dağıtım kararının hükümsüz hale geldiği, şirket genel kurulunun yeniden genel kurul toplantısı yaparak kar payını belirlemesi gerektiği, mahkemece şirket yerine geçerek bu hususta karar verilemeyeceği, böylece kar payı fark tutarı alacağı yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Davacının bakiye kar payı talebinin haklı olduğu anlaşılmakla, bu yönden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve tüm yargılama giderinden davalı sorumlu tutulmuştur)....
ın oylamaya sunulan 25/11/2021 tarihli revize projede İİK nun 308/c-1 maddesi uyarınca, tasdik kararının kesinleşmesi şartı ile bu kararın kesinleştiği tarihten başlamak üzere tüm alacaklarını bir yıl ödemesiz, dönem sonunda üç ayda bir ödenmek üzere 12 eşit taksit ile yasal faizi ile birlikte ödenmesi teklifinde bulunduğu, Davacı borçlunun, borçlarını ödeyecek mal varlığı bulunmadığı, davacı borçlu şirketten ortaklık payında kaynaklı kâr payı alacağı dışında geliri olmadığı, davacı borçlu şirketin de kâr payı dağıtımında bulunmadığı, teklifin kaynakları ile doğru orantılı olmadığı, Davacı borçlunun oylamaya sunulan teklifinin toplam 4 alacaklıdan 3 ü tarafından red oyu kullanıldığı, toplam alacak miktarı olan 8.844.486,72-TL alacak miktarının 3.763.197,04-TL (%43) kabul, 5.081.289,68-TL (%57) red oyu kullandığı, İİK nun 302....
ın oylamaya sunulan 25/11/2021 tarihli revize projede İİK nun 308/c-1 maddesi uyarınca, tasdik kararının kesinleşmesi şartı ile bu kararın kesinleştiği tarihten başlamak üzere tüm alacaklarını bir yıl ödemesiz, dönem sonunda üç ayda bir ödenmek üzere 12 eşit taksit ile yasal faizi ile birlikte ödenmesi teklifinde bulunduğu, Davacı borçlunun, borçlarını ödeyecek mal varlığı bulunmadığı, davacı borçlu şirketten ortaklık payında kaynaklı kâr payı alacağı dışında geliri olmadığı, davacı borçlu şirketin de kâr payı dağıtımında bulunmadığı, teklifin kaynakları ile doğru orantılı olmadığı, Davacı borçlunun oylamaya sunulan teklifinin toplam 4 alacaklıdan 3 ü tarafından red oyu kullanıldığı, toplam alacak miktarı olan 8.844.486,72-TL alacak miktarının 3.763.197,04-TL (%43) kabul, 5.081.289,68-TL (%57) red oyu kullandığı, İİK nun 302....
Teknik ve mali bilirkişi heyetinden şirketin rayiç tespitleri ile borca batık olup olmadığı, iyileştirme projesindeki verilerin ve yapılacak iyileştirme çalışmalarının gerçekçi olup olmadığı, iflas erteleme şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda yeniden bilirkişi raporu alınmıştır. ----- tarihli raporunda; ----- tarafından fesh edildiğini, adi ortaklığın kalan ---- herhangi bir ortaklık payı alma hakkının kalmadığını, --- hesaplamaların devam ettiğini, henüz ibralaşmanın gerçekleşmediğini, şirketin fiilen yapmakta olduğu herhangi bir inşaat işi bulunmadığını bildirmiştir....


