WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Sayılı ilamı: "...Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesine ilişkin alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tarafça katılım payının iadesinin istenilmesi adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır. Dairemiz kaldırma kararında adi ortaklığın fesih tasfiyesine ilişkin hükümlerin uygulanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçelerine yer verilmiştir." şeklindedir. Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillere göre taraflar arasındaki hukuki ilişkinin vasfı adi ortaklık ilişkisidir. Adi ortaklığın TBK 620 ve devamı maddelerinde belirlenen usul ile tasfiye edilmesinden sonra varsa davacının alacak miktarı tespit edilmelidir. Takip tarihi itibariyle alacak miktarının tespitinde de gayrimenkul icra satış dosyasından yapılan satış bedelinin ödenmesinin takip tarihinden sonra olması halinde TBK 100. Maddesi gereğince mahsup işlemi de yapılarak davacının varsa alacağının tespiti gerekir....

sorumlu olmadığı ve bu sebeple feshin davacıyı bağlamadığı şeklindeki değerlendirmenin kabul edilemeyeceğini; mahkeme tarafından bu hususa ve diğer davalı ...’ın “adi ortaklık” iddiası hakkında hiçbir şekilde yeterli değerlendirme yapılmadığını, adi ortaklığın TBK. m. 620 vd. hükümlerinde düzenlenen unsurlarının mevcut olup olmadığının araştırılmadığını, hukuki mütalaalarda yer alan, adi ortaklığın mevcut olmadığına dair hukuki değerlendirmelerin yok sayıldığını, hiç dikkate alınmadığını; bununla birlikte, diğer davalı ... tarafından “adi ortaklık” iddiasının ileri sürülmüş olması nedeniyle buna ilişkin açıklamalarını arz etmekte fayda gördüklerini, Diğer davalı ..., müvekkili ... ile ... arasında bir adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, adi ortaklığın TBK. m. 620 vd. hükümlerinde düzenlenen unsurlarını dikkate almadan ileri sürdüğünü; oysaki, müvekkili ... ile diğer davalı ... arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin hükümleri incelenip, TBK. m. 620 vd. hükümlerinde adi ortaklık konusunda...

Dava, haksız karışma alacağı başlığı altında kar payı alacağı, şirket tablosundaki davacı payının düzeltilmesi talebi, davacının komanditer sıfatının komandite olarak düzeltilmesi taleplerine ilişkindir. Davacı taraf komanditer sıfatının komandite olarak düzeltilmesi iddialarını, komanditeye dönüşmesinde Eski TTK'nın 195 maddesi, şirket esas sözleşmesinin 10. maddesine dayandırmaktadır. Sonradan komanditere dönüştürülmesi işlemlerine karşı da, hata ve hile hükümlerine dayanak bu işlemlerin geçersiz olduğu ve aynı zamanda -davacı tarafın ibraz ettiği uzman görüşünde ise- tarafların gerçek iradelerinin "komandite" olduğu hususlarına dayandırmaktadır. Davacının, davalı adi komandit şirketindeki ortaklığının başlangıcının, miras nedeniyle kendisine düşen pay nedeniyle ortak olması değil, daha önce 25/12/1968 tarihli ek tadil mukavelesi uyarınca komanditer ortak sıfatıyla ortaklık sıfatını kazanması iledir....

Kurumu’ndan 750.000,00 TL + KDV. tahsilat yaptığı, ortaklık sözleşmesine göre bu tutarların yarı yarıya paylaşılması gerekirken, söz konusu bu iki kalem tahsilattan davalı tarafa ödeme yapıldığına dair dosya kapsamında bir dekont veya makbuzun bulunmadığı, davalı tarafın ibraz ettiği harcama belgeleri üzerinde yapılan incelemede belgeli 508.885,00 TL harcama yapıldığının anlaşıldığı, böylelikle adi ortaklığın toplam gelirinin Kültür Bakanlığından alınan 1.054.000,00 TL ile ...’ye eserin mali haklarının satış bedeli olan 750.000,00'nin toplamı olan 1.804.000,00 TL olduğu, davacı ...’in hesabına gelen bu 1.804.000,00 TL. tutardan ...-... tarafından yapılan belgeli harcamaların toplamı 508.885,00 TL düşüldüğünde net gelirin 1.295.115,00 olarak tespit edildiği ve 1.295.115,00 : 2= 647.557,50 TL olarak her bir ortağın alacağı olduğu, bu kapsamda davalı tarafın yapılan belgeli harcamaların toplamının 508.885,00 TL+ ile % 50 kar payı 647.557,50 TL=1.156.442,50 TL olduğu, davacı ... tarafından...

Adi Ortaklığı" nın iki ortağı olduğunu, davaya konu 04.05.2017 tarihli "Jet Yakıtı Helikopter Yakıtı Tedarik Ve Teslim Hizmetleri" sözleşmesinin işbu adi ortaklık ile müvekkil şirket arasında imzalanmış olduğunu, işbu anlaşma iİle müvekkilinin Tüpraş vb....

Serbest Bölge ve Vergi Denetim Raporlarına göre böyle bir ihracatın yapılmadığının da tespit edildiği, adi ortaklık ilişkisinin gerçekleşmediği, adi ortaklık adına herhangi bir kazanç bulunmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

payı ile birlikte ödenmesini talep ettiğini, diğer ortakların ise davacıya kar payı vermeyeceklerini ve sadece ---para vereceklerini, bu şekilde davacının ortaklıktan ayrılmasını kabul edeceklerini söylediklerini, davacının kendisine diğer ortakların toplam ---- ödemesi durumunda, ortaklıktan ayrılmayı kabul ettiğini, tarafların ---- imzaladığını, imzalanan bu protokole göre, davacının ortaklıktan ayrılmasına karşılık olarak diğer ortaklar tarafından davacıya -----ödeneceğini, yapılan binanın ---katında bulunan ve dava dışı ortaklardan ---- adına kayıtlı olan --- numaralı dairenin değerinin taraflarca ---olarak kabul edildiğini, --- --- tarafından davalı şirket yetkilisi ----oranında hisse ile devredileceğini, dairenin devri ile davacıya ortaklıktan ayrılma payı olarak verilecek olan ---- bedelin ödenmiş sayılacağının kararlaştırıldığını, yine anılan protokole göre, dava dışı ----- davalı şirket ve yetkilisi ---- arasındaki ortaklık ve alacak borç ilişkisinin devam edeceğini, tarafların...

ve taraflarının aynı olması nedeniyle Adana 2....

ın müvekkili ile ortaklık kurduktan sonra da müvekkili, şirketin % 50 ortağı olmasına ve kendisiyle aynı pay oranına sahip olmasına rağmen, şirket müdürü olarak şirketi tek başına ve münferit imzası ile yönetmeye devam ettiğini, müvekkilinin 2018 yılından beri davalı şirketin %50 ortağı olmasına rağmen, şirketin yönetim ve idaresine hiç katılamadığını, yönetimde söz sahibi olamadığını, aradan geçen bu yaklaşık 5 yıllık sürede davalı şirket hiç genel kurul toplantısı yapmadığını, kar payı dağıtmadığını, kazanç paylaşmadığını, şirketin diğer ortağı olan dava dışı ...'...

nin şirket yönetiminde söz sahibi olmaması itibariyle davalı ile davac arasındaki ilişkinin adi ortaklık (gizli ortaklık) olmadığı, kâra katılmalı ödünç sözleşmesi olduğu değerlendirilmiştir....

UYAP Entegrasyonu