WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Sağ kalan eş mirasçı ise; miras paylaşımında, mal rejimindeki hakları dışında, aile konutu ve ev eşyalarının kendisine özgülenmesini isteyebilecektir. Ancak bu özgüleme ve alım hakkı bedelsiz değildir. Türk Medeni Kanununun 652. maddesinde yer alan tereke mallarından birinin mirasçılardan birine miras hakkına mahsuben özgülenmesi, paylaştırma niteliğinde olup, özgüleme kararı, o mal üzerindeki mirasçıların "elbirliği" şeklindeki ortaklığının izalesi sonucunu hasıl eder. Somut olayda; ... 4. Aile Mahkemesinin 2015/24 Esas, 2015/668 Karar sayılı ve 19.02.2016 tarihinde kesinleşen kararı ile dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine karar verilmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2020 tarihli, 2013/464 esas, 2020/78 karar sayılı ilamı ile dava ve ıslah dilekçesinde asıl iddianın aile konutuna yönelik olduğu, hangi taşınmazın aile konutu olduğunun tespitinin ise aile mahkemesi tarafından yapılması gerektiği, yani aynı dava dilekçesinde hem özel görevli hem de genel görevli mahkemenin görevli olduğu, ancak talep sonucunun niteliği itibariyle bölünemeyeceği, davacının asıl iddiasının taşınmazların Aile Konutu olduğu iddiasına yönelik olduğu, bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğu, aile mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili hükmün tümü yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; ... Bölge Adliye Mahkemesi 3....

Davalı ------ verilen ipoteğin geçersiz olduğunu, taşınmazın aile konutu olduğu, eş rızasının bulunmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Konuya ilişkin TMK194.maddesinde; "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz----- konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir...."şeklinde düzenleme içermektedir. Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi konulmuş olmasa da eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, emredici niteliktedir....

Aile Mahkemesi nezdinde ... esas sayılı dosyasında taşınmaz üzerinde banka lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılması ve taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti için davacı banka ile ... Uluslararası Nakliyat Tic. Ltd. Şti. Ve taşınmaz maliki olan ...'ın vefat etmesi üzerine mirasçıları aleyhine davanın ikame edildiğini, karar sonrası ... tarafından ilamın icrası amacıyla Kayseri ... Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyası ile müşterek borçlu müteselsil sorumlu borçlular aleyhine müvekkili banka, ... Uluslararası Nakliyat Tic. Ltd. Şti....

/İzmir adresindeki konutun) taşınmazda davacı ve müteveffanın vefat ettiği 19.02.2018 tarihine kadar birlikte oturdukları davaya konu taşınmazın davacı ile müteveffa ... tarafından aile konutu olarak kullanıldığı, tarafların başkaca bir aile konutlarının bulunduğunun davalılar tarafından ispatlanmadığı gerekçesi ile dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 6397 ada 5 parsel, 20/700 arsa pay ve paydada kayıtlı, 4. kat 21 numaralı, mesken niteliğinde bağımsız bölümün muris ... tarafından 29.12.1997 tarih ve 2480 yevmiye numaralı senetle edinilen (... Mahallesi, ... sokak, ... Apartmanı, No:8 Kat:4 No:21 .../İZMİR adresindeki konutun) taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalılar ... ve ......

tesisi esnasında aile konutu şerhi bulunmadığına göre Bankanın kazanımının korunması gerektiğini ve fakat davalı eşin imzasının davacıya ait olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, taşınmaz üzerine aile konutu şerhinin işlendiği tarihin bankanın taşınmazın satış işlemlerinin başladığı tarihten çok sonra olduğunu, eşlerin birlikte ve kötü niyetli olarak hareket ederek ... niyetli 3. kişilerin haklarını zarara uğratmaları engellendiğini, Yargıtay kararı doğrultusunda davacı ... niyetli 3....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/554 Esas sayılı dosyası ile müteveffa ile davalı arasında açılmış ve halen devam eden boşanma davasının bulunduğunu, tarafların miras pay oranları bakımından boşanma davasının bekletici mesele yapılmasını talep etiklerini, dava konusu yapılan 470 ada 5 ve 34 parselde kayıtlı gayrimenkulün davalı ile müteveffanın aile konutu olup boşanma davasının derdest olması nedeniyle aile konutu niteliğinde olduğunu, bu taşınmaz için müvekkilinden ecrimisil talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca aile konutu olarak kullanılan evin orta katının da mühürlenmiş olup davalının kullanımında bulunmadığını, 1191 parselin ise sadece giriş katının kullanıldığını, taşınmazlara yönelik ecrimisil taleplerini kabul etmediklerini, yapılan hesaplamaların da yanlış olduğunu savunarak, boşanma davasının bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddini istemiştir Mahkemece, “... davalı ile davacıların murisi arasındaki boşanma davası halen devam etmektedir....

Temyiz Sebepleri Davacı-davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu ve tarafların evlilik birliği süresince oturulduğunun dosya kapsamı ile ispatlandığı, taşınmazın aile konutu olarak kullanılması sebebiyle tahliye edilmediği ve 11.11.2019 tarihine kadar taşınmazın aile konutu vasfında olduğu, bu süreçte kadının aile konutunda oturmasının en doğal hakkı olduğu, muvazaa iddiasının ispatlandığı belirtilerek; her iki dava ve fer'îleri yönünden temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; tapu iptal tescil, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olup uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın tarafların evlilik birliği süresinde aile konutu olarak kullanılıp kullanmadığı, muvazaa iddiasının ispatı noktasında toplanmaktadır. 2....

Davalı----- verilen ipoteğin geçersiz olduğunu, taşınmazın aile konutu olduğu, eş rızasının bulunmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Konuya ilişkin TMK194.maddesinde; "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, --- ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya --- üzerindeki hakları sınırlayamaz.-------- olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir...."şeklinde düzenleme içermektedir. Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi konulmuş olmasa da eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, emredici niteliktedir....

Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, taşınmazın aile konutu olduğunun açık olduğu, davalı banka tarafından davacının ipotek tesisine rıza gösterdiğinin iddia edildiği, rızaya ilişkin belgenin sahte olduğu Adli Tıp kurumu raporu ile sabit olduğu, bu durumda davalı bankanın taşınmazın aile konutu olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, bu durumda davalı bankanın iyiniyet iddiasının dinlenmesinin mümkün olmadığı, öte yandan bu davada taşınmazın ekonomik karşılığının ödenmesi talebinin de bulunduğu, davalı bankanın taşınmazın satılarak paraya çevrilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı yönündeki savunmasına da itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davasının kabulüne 212.754,00 TL'nin davalılardan ortaken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

UYAP Entegrasyonu