WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, 862 ada 49 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak yapılan 11/10/1990 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile feshedildiğini, yükleniciden sözleşmeye istinaden haricen bağımsız bölüm satın alan kişilerin açtıkları tapu iptal ve tescil davasının da reddedildiğini, ancak davalılardan .... adına 15 nolu bağımsız bölümün, ... adına 1 nolu bağımsız bölümün ve ......

Uyuşmazlığın çözümünde adi ortaklığa ilişkin B.K hükümlerinin uygulanması gerekir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği B.K.nun 535. maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da 538 ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. B.K.nun 535/7. madde ve bendi gereğince mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığın mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir. Tasfiyenin B.K.nun 538. ve devamı maddeleri gereğince yapılması için mahkemece öncelikle tarafların tasfiye hususunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir....

D.İş dosyası ile ihtiyati tedbir konulması sebebiyle tapu devrinin yapılamadığı, bu nedenle iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Yapılan sözleşme incelendiğinde bir kısmının satış, bir kısmının eser niteliğinde olduğu, dolayısıyla karma bir sözleşme niteliğinin olduğunun kabulü gerektiği, sözleşme tarafının davacı ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık olduğu, adi ortaklığın tüzel kişiliğinini olmaması sebebiyle ortaklığı oluşturan davalılar hakkında birlikte takip yapıldığı ve her iki adi ortağa birlikte dava açıldığı bu yönden eksiklik bulunmadığı anlaşılmıştır....

tarafından engellendiğini, yapılan protokolün miras taksim sözleşmesi olmadığını, hukuki şartları tamamlamadığını, açılan davanın miras taksim sözleşmesi gereğince tapu iptali ve tescili davası olduğunu, ancak yapılan protokol şekil şartı olarak miras taksim sözleşmesi olmadığını, ortada iptal olunacak bir tapu kaydı da bulunmadığını, bu protokolün hata nedeniyle taraflarca iptal edildiğini, bunun üzerine iki tane daha protokol imzalandığını, protokol şartlarına uymayan kişinin zaten davacı olduğunu, dava açmakta kötü niyetli olduğunu öne sürerek davanın reddini istemiştir....

Davalılar vekili, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını, sözleşmenin tarafının tapu kayıt maliki olan davalı ... olmadığını, ...’nin eşi olan davalı ...’e de sözleşme yapma hususunda herhangi bir yetki vermediğini, tescil talebi bakımından her iki davalı yönünden de davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, tazminat talebine ilişkin olarak da alacağın on yıllık zamanaşımına uğradığını, şayet aleyhlerine bir alacağa hükmedilecekse davacı 1998 yılından beri davalı ...’ye ait evde kira vermeden oturduğu için son beş yılın kira alacağının aleyhlerine hükmedilmesi muhtemel alacaktan düşülmesini talep etmiştir. Mahkemece, tapu kaydında malik olarak görünen kişinin ... olduğu, adi yazılı sözleşmenin tarafının davacı ... ile davalı ... olduğu, dolayısıyla harici satış sözleşmesinin tarafının tapu maliki olan ... olmadığından tapu iptali ve ödenen bedelin tazmini davasının davalı ...'...

Mahkemece yüklenicinin edimini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmenin geriye etkili feshi ile davalıya devri yapılan tapu hissesinin tapu iptal ve davacılar adına tescili gerekir ise de; ... ili, ... İlçesi ... Mahallesi, 4058 numaralı parsel üzerindeki davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacıların sözleşme gereğince davalıya devrettikleri hisselere göre (mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında) üzerindeki hacizlerin baki kalması kaydıyla iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi hatalı olmuştur....

maddesinde Aile Mahkemelerini Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında yazılı dava ve işlere bakmakla görevli kılmış ise de, Türk Medeni Kanununun İkinci kitabında eşler arasındaki mal rejimlerinin tasfiyesine ilişkin hükümler yer almış olup, eşlerden birinin tasfiye isteyebilmesi için evlilik birliğinin ölüm, boşanma veya iptal sebebiyle sona ermiş olması veya tarafların bir sözleşme ile yeni bir mal rejimini seçmiş olmaları gerekmektedir. Başka bir ifadeyle Aile Mahkemeleri, Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra karı-koca arasında edinilmiş mallar yönünden çıkacak uyuşmazlıklara ilişkin olan davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda; dava satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, satış vaadi sözleşmesine konu olan taşınmazın edinilmiş mal kapsamın da ve Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında yer alan eşler arasındaki mal rejimlerinin tasfiyesi kapsamında bulunduğundan söz edilemez....

DEĞERLENDİRME : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: Dava; davalı şirket ile davacının ortağı olan dava dışı ... arasındaki taşeronluk sözleşmesi gereği alt yükleniciye verilmesi gereken bir kısım bağımsız bölümlerin, davacının adi ortaklıktan çıkarılması karşılığında alacağın temliki olarak davacıya taahhüt edildiği iddiasına dayalı, bu bağımsız bölümlerin tapu iptali ile davacı adına tescili isteğine ilişkindir. Davacı ile dava dışı ..., ... ve ... adlı kişiler arasında, davalı şirketin yükleniciliğini üstlendiği ... İli, ......

Mahkemece; yasaklayıcı hüküm incelendiğinde; davalının çalışma hürriyetini engelleyecek şekilde geniş kapsamlı olduğu hukuk genel kurulunun 22.05.2013 tarih 2012/11-1601 Esas, 2013/752 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi düzenlemenin sözleşme hürriyetini kaldıran kelepçeleme düzenlemesi olduğu bu nedenle hükmün haksız rekabeti önlemeye yönelik bir düzenleme olarak kabulünün mümkün olmadığı bu nedenle öngörülen cezai şartın da geçersiz olduğu bu bakımdan da talebin yerinde olmadığı, kaldı ki taraflar arasındaki davaya konu 31.07.2014 tarihli sözleşme incelendiğinde bir iş yapılmasına dair sözleşme olmayıp adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin olduğu, 7. maddesindeki rekabet yasağıyla ilgili hükmünse tasfiyeye ilişkin düzenleme ile birlikte kaleme alınmasının çok yerinde olmadığının düşünüldüğü, keza taraflar arasında aynı tasfiye işlemlerinin devamı niteliğinde 08.12.2014 tarihli protokolün imzalandığı görüldüğü, davalının çalışma hürriyetini engelleyecek genişlikte ve kapsamda yasağın...

TAPU KANUNU [ Madde 26 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı, davalının sahibi olduğu Ç… … Yapı Ortaklığı'na üye olduğunu, 05.03.2007 tarihli sözleşme ile 529 parseldeki A blok 6 numaralı daireyi satın aldığını, 10.09.2008 tarihinden bu yana dairede oturduğunu, arsanın davalı adına kayıtlı bulunmasına rağmen daireyi kendi adına tescil ettirmediğini belirterek A blok 2. kat 6 numaralı daireyi kendi adına tescilini istemiştir. Davalı, davacıyla yapılan sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde bulunduğunu, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir....

UYAP Entegrasyonu