"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.11.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptal tescil talebinin reddine alacak talebinin kabulüne dair verilen 15.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, davalı yüklenicinin adi yazılı 21.06.2006 tarihli temlik işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek satış bedeli olarak ödenen 152.919 TL ile sözleşmede kararlaştırılan gecikme tazminatı tahsili istemlerine ilişkindir. Davalı savunmada bulunmamıştır....
A.Ş.’nin icra mahkemesine verdiği dilekçe ile Adi Ortaklıklar hakkındaki takiplerin adi şirketin tüzel kişiliği olmadığı gerekçesi ile icra mahkemesince 14.01.2014 tarihinde iptal edildiğinden adi ortaklık adına yapılan haciz işlemlerinin iptalini, bu yöndeki haczin fekki taleplerinin reddine ilişkin 04.02.2014 tarihli icra memurluğu kararlarının iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır. İcra mahkemesince şikâyetin reddine karar verildiği karar gerekçesinde, adi ortaklık hakkında takip iptal edilse bile takibe konu borcun adi ortaklığın bizzat ticari ilişkisinden kaynaklandığı, adi ortaklığın malları üzerinde ortaklığı oluşturan özel ya da tüzel kişilerin elbirliği mülkiyeti olduğundan adi ortaklığa ait mallar üzerine haciz konulabileceğini beyan ettiği, şikâyetçi borçlu şirket vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12....
Ortaklığı kurulduğunu, İşbu ortaklığın ... Mah. ... Ada ... Parsel Bakırköy-İstanbul adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, davacı alacaklı tarafından, Adi Ortaklığın cari hesapta belirtilen bedeli ödemediği iddiası ile ......
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, yükleniciden temlik alınan taşınmazlara ilişkin tapu iptali tescil olmadığı taktirde tazminat istemine ilişkin olup uyuşmazlığın, davalılar arasında aktedilen sözleşmelere göre aralarındaki hukuki durumun niteliği, taraflara yüklenen hukuki edimler, davacı ile davalılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, davacının satış bedelini ödeyip ödemediği, tapu iptali ve terditli olarak tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı, davacının davalılardan müştereken ve müteselsilen talepte bulunup bulunamayacağı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Taraflarca karşılıklı edimlerin ifa edilip edilmediği, taşınmazın tescile uygun olup olmadığı, inşaatın tamamlanma oranı, kat irtifakı kurulup kurulmadığı, davacının mali yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği hususlarında bilirkişi raporu tanziminine karar verilmiştir....
Maliyetlerin ayırmanın mümkün olmadığı, karşı davacıdan üretim maliyetleri istenilmiş ise de, karşı davacının somut olaydaki maliyet reçetesi paylaşmasının dava konusu olan başlangıç üretim ürünlerinin maliyeti ile örtüşmeyeceğini beyan ettiği, sektörel olarak yapılan incelemede üretilen ürünlerin maliyetlerinin tespitinin yapılmasının olanaklı olmadığının mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce bildirilmiş olduğu anlaşıldığından, TBK 19.maddesinde bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerinin esas alınmasını gerektirdiği, bu durumda ortak amaçla hareket ettikleri, her iki ortağın çaba gösterdiği, ortaklığın adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin yasal şartların ve iadeye ilişkin şartların da oluşmadığından karşı davanın reddine karar vermek gerekmiş, asıl davanın kısmen kabulü ve karşı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...
Taraflar arasında kararlaştırılan doğalgaz istasyonu kurulumu ile ilgili sözlü sözleşme içeriğine göre TBK 620 vd maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisi olduğu ve adi ortaklığın 13/08/2009 tarihinde feshedildiği ve eldeki davanın adi ortaklığın feshine ve tasfiyesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle adi ortaklığın bozma kararındaki usulle tasfiyesi için tasfiye memurları atanmıştır. Tasfiye memurlarına yargıtay bozma kararındaki 3 aşamalı usule göre tasfiye işlemleri yaptırılmıştır. Tasfiye memurları sunmuş oldukları 14/03/2023 tarihli raporlarında,tasfiye adi ortaklığın zararının 374.144,97 TL olduğu belirtilmiş olup, bu zarardan ortaklar 1/2 oranında (187.072,485 TL) sorumlu olup, zararın tamamı ... A.Ş bünyesinde kaldığından , ......
Arsa sahipleri ile yüklenici ... arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandıktan sonra, ... ile birleşen dava da davacı ... arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan tüm hak ve borçlarla ilgili adi ortaklığın kurulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. BK’nın 337/.... maddesi yorumlandığında adi ortakların birlikte hareket ederek talepte bulunabileceği, asıl ve birleşen davada adi ortakların aynı taleple dava açtıkları, asıl davada adi ortak ....’ın edimlerini yerine getirmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş iken; birleşen davanın da husumetten reddedildiği, oysa adi ortaklık ilişkisi gereği Kemal’in husumetinin bulunduğunun kabulünün gerektiği ancak diğer ortak Cihan gibi yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 5.9.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ortaklığın tasfiyesi sonucu 21.08.1996 günlü sözleşme ile mülkiyeti davacıya verildiği iddia edilen 107 ada 18 parsel üzerindeki yapının 28 numaralı bağımsız bölümündeki davalı paylarının iptal ve tescili istemiyle açılmıştır. Mahkemece istek hüküm altına alınmış, kararı davalılar temyiz etmiştir....
, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL cezai şart, 1.000,00 TL maddi zararın ve 1.000,00 TL alacağın davalı şirketten tahsiline, 24.02.2014 tarihli sözleşmenin feshi ile 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Cümlesi uyarınca, dava adi ortaklığın tasfiyesine” ilişkin kar payına ilişkin olduğu dikkate alındığında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun TBK.m.642 ve devamında düzenlenen yeni hükümlerinin dava uygulanması gerektiğinden, takdiri Mahkemenize ait olmak üzere, a. TBK.m.639b b.1 uyarınca adi ortaklığın amacını gerçekleştirdiğinden sona erdiğinin tespiti, b. TBK.m.644 f.II uyarınca ortakların anlaşamaması durumunda, tasfiye işlerini yürütmekle görevli tasfiye memurunun atanması, c. Adi ortaklığın tasfiyesinin tasfiye memurunun aracılığıyla yapılmasını, tasfiye sonrasında ortağa dağıtılacak paya ilişkin bir uyuşmazlık varsa, bu aşamada TBK.m.644 son fıkra uyarınca ortaklar arasında bir uyuşmazlık varsa, hakimliğini tarafından bu uyuşmazlığın çözülmesi gerektiği, d. Heyetimizin yaptığı mali ve teknik incelemede, Davacı------- Şti. firmasının hesaplanan kar payının 1.305.806,07 TL (Birmilyonüçyüzbeşbinsekizyüzaltı-TL-Yedi-KRŞ) olduğu" sonucuna varılmıştır....


