WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

in şirket ortaklığından çıkarılması, şirket hesaplarının çıkartılarak davalının fazladan aldığı kısmın iadesi, davalı ile yapılan TUS sözleşmesi ve fenni mesuliyet sözleşmesinin iptali; aldığı ücretlerin davalıdan tahsili; 13 nolu dairenin ve sadakat ve özen yükümlülüğüne uymadığından, davalı Günay adına tescil edilen ........ nolu dubleks dairenin tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescili ve dava sonucunda oluşacak alacakların tahsilini talep ve dava etmiştir....

geçersiz olan 23/10/2007 tarihli adi taşınmaz sözleşmesine dayalı olarak cezai şart veya kira kaybı gibi taleplerin istenemeyeceği, eksik iş bedeli yönünden ise yargılama sırasında dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesi ile davacının davalı aleyhine açtığı tapu iptal ve tescil davasının vazgeçme nedeni ile reddine, eksik iş bedeline ilişkin talep yönünden dava konusuz kalmakla bir karar verilmesine yer olmadığına, cezai şart ve kira kaybına ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

T. tarafından imzalanmış olup, sözleşmede yüklenicilerle ilgili ayrı ayrı yükümlülükler düzenlenmediğine göre, adi ortaklık niteliğiyle sözleşmenin imzalandığının kabulü gerekir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK'nın 520. vd. maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği bulunmamakta olup, adi ortaklığın davacı olduğu hallerde adi ortaklığı oluşturan ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, davanın ortaklar tarafından birlikte açılması, sadece biri tarafından açılan davanın hemen reddedilmemesi, diğer ortağın HMK'nın 59. ve 60. madde hükümleri gözetilerek, davaya dahil edilmesi için davacı yana önel verilerek taraf teşkili sağlanması gerekirken, taraf teşkiline ilişkin bu yön üzerinde durulmadan esasa girilerek karar verilmesi hatalı olmuştur. 2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....

İcra Müdürlüğü'nün 2014/68 E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın ana para yönünden 3.947,43 TL'lik kısmının iptali ile 11/06/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline; fazlaya ilişkin istemin reddine; icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava; adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmeler olup, (TBK. 620/1 md.) bu sözleşme türü Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu nedenle, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevi de genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerine aittir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir ve taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz....

varlığı ihtilafsız olup bu kapsamda adi ortaklığın sorumluluğu iyiniyetli 3. kişi konumunda olan müvekkilimize karşı devam ettiğini, Davacı taraf, adi ortaklığın sona erdiğini ve bu sebeple adi ortaklık yönünden birlikte hareket etme zorunluluğunun olmadığı iddia ettiğini, ancak öncelikle tekrar belirtmek isteriz ki hukuken adi ortaklık devam ettiğini, adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin bir belge davacı tarafça sunulmadığını, her ne kadar davacı taraf ortaklığın sona ermesine ilişkin ------------ E....

Hal böyle olunca adi şekilde yapılmış ve düzenlenmesi konusunda ihlitaf bulunan "feragatname" başlıklı ve davacının iş ortaklığı sözleşmeleri uyarınca yürütülen işlerle ilgili maddi ve manevi haklarından feragat ettiğine dair sözleşmelerde imzası olan vekilinin imzaladığı belirtilen belgelerin dikkate alınması olanaklı değildir. Kaldı ki, sözkonusu kişi şirket yetkilisi veya temsilcisi olmadığından sadece vekil olduğundan vekaletten azlinin de Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına gerek yoktur. Bu haliyle taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi sabit olup, davacının icra takibindeki istemi kâr payı alacağına ilişkin olup, aynı zamanda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır. Davanın bu şekilde hukuki nitelendirmesinin yapılmasının gerekliliği karşısında mahkemece adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, itirazın iptali isteminin de bu çerçevede değerlendirilmesine karar verilmelidir....

Davacı tarafın alacak iddası davalı adi ortaklığa yöneliktir.Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından her bir ortak ayrı ayrı borçlu gösterilerek takip başlatılmalı ve akabinde dava açılmalıdır.Nitekim icra takibi olması gerektiği şekilde her bir adi ortaklığın ortağı şirket ayrı ayrı borçlu gösterilmek suretiyle başlatılmıştır.Ancak itirazın iptali davasına ilişkin dava dilekçesinde adi ortaklığın da 3.davalı olarak gösterildiği görülmekle adi ortaklığın tüzel kişliliği bulunmadığından ,usul ekonomisi çerçevesinde ------ tarihli duruşmada adi ortaklık yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek tefrik edilen dosya üzerinden ehliyet yokluğuna ilişkin dava şartı eksikliğinden adi ortaklık yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.Nitekim davalı ---- hakkında --------- tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçici mühlet verilerek hiçbir takip başlatılmamasına karar verildiği,takibin konkordato davasındaki ara karardan sonra başlatıldığı gözetilerek,davalı ----- yönünden dosyanın...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.11.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı, tapulu taşınmazların satışının resmi şekle tabi olduğunu, adi yazılı sözleşmenin geçerli olmadığını bu nedenle tapu iptal ve tescil istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir....

Şekil zorunluluğunun birinci istisnası; “sözleşme adi yazılı şekilde olsa bile, yüklenici edimini (bina meydana getirme borcunu) tamamen veya reddolunmayacak oranda yerine getirmişse, arsa sahibi artık bu sözleşmenin geçersizliğini ileri süremez” kuralıdır. Zira böyle bir davranış, TMK’nun 2.maddesinde tanımlanan “Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” kuralına aykırı düşer. İkinci istisnası ise; “sözleşmeyle yükleniciye bedel olarak verilmesi kararlaştırılan taşınmazın devrine ilişkin yüküm, taşınmaz tapuda yükleniciye devredilerek gerçekleşmişse, başlangıçta geçersiz olan sözleşmenin geçerli hale gelmesidir.” Zira karma nitelikteki sözleşmenin diğer kısmı, yani “inşaat sözleşmesi”, zaten biçim koşuluna bağlı değildir....

Taraflar arasında akdedilen ''Ortaklığın Bitirilmesi'' konulu sözleşme, davacı ile davalılardan ... arasındaki gizli ortaklığın tasfiyesine ilişkin olup, davalı tarafça sözleşme inkar edilmiş ise de, yine kendisi tarafından sunulan ve sözleşmenin bazı maddelerinin iptal edildiğine ilişkin kendi imzasını taşıyan sözleşmenin ikinci sayfasının ibrazı karşısında, davalının sözleşmenin geçersiz olduğu savunmasına itibar edilemez. Yerel mahkemenin bu kabulü isabetlidir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, taraflar arasında yapılan bir sözleşmedeki edimlerin büyük bölümü taraflarca karşı çıkılmaksızın yerine getirilmiş ise, sözleşmenin geçersiz olduğu ileri sürülerek, sözleşmedeki diğer edimlerin ifasından kaçınılamaz. Bu davranış, MK 2 'ye aykırıdır. Somut olayda, sözleşmenin (A) maddesinde dava dışı şirkete devri öngörülen muhtelif taşınmazların devri gerçekleştirilmiş, ancak (K), (B), (C), (H) maddesinde öngörülen edimler yerine getirilmemiştir....

UYAP Entegrasyonu