Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/447 E., 2022/340 K. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, adi ortaklık ilişkisine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa alacak istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 25.01.2023 tarihli ve 2023/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermek gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 19.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.04.1995 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, adi ortaklığın feshi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının ortaklık payı olan 1.145,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen 10.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren...
Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/426 E., 2021/202 K. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, adi ortaklık ilişkisinin tasfiyesi kapsamındaki tapu iptali, tescil ve tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 18.01.2024 tarihli ve 2024/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermek gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine anılan karar, Dairemizin 24/04/2018 tarihli, 2018/2485 Esas ve 2018/4396 Karar sayılı ilamında " ....Somut olayda taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu, davacının ortaklık katılım (sermaye) payını, kar payı alacağını ve işletme yeri için ödenen depozito bedelini talep etmesi nedeniyle artık taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin sona erdiğinin kabulü gerektiği, fiilen sona eren adi ortaklıkta davacının talebinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin olduğu ve tasfiyenin mahkemece bizzat yapılması gerektiği, tasfiyenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 642 ve devamı maddelerinde düzenlenen sıra ve yöntem izlenmek suretiyle yapılması gerektiği, birinci aşamada; ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm malvarlığının (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmesi, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmesi, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı...
İddia, savunma ve dosya kapsamından da açıkça anlaşılacağı gibi davacı, davalılar ve dava dışı bir kısım şahıslar arasında adi ortaklık şeklinde bir tatil köyü kurmak amacı ile dava dışı arsa sahibi ... 768,769 ve 973 parsel sayılı taşınmazların satın alındığı bu taşınmazlardan 768 parselin davalı ..., 769 parselin diğer davalı ... 973 parselinde dava dışı ortaklardan ... adına kaydının yapıldığı, ne varki bu taşınmazların tapuda olduklarından çok daha m2 olarak fazla gösterilmesi ve gerçek miktarlarının yansıtmaması nedeniyle ortak amacın gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, ancak taraflar ve dava dışı diğer ortaklar arasında bu şekilde bir adi ortaklığın kurulduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki bu tür adi ortaklıkların tüzel kişilikleri bulunmadığından taraf ehliyetleri de bulunmamaktadır. (BK 520 vd) o nedenle bir ortak tarafından bu tür davalılar açılırken iştirak kuralları da gözetilerek davada ortakların tamamının davalı olarak gösterilmesi gerekir....
Gayrimenkul tarafından davacıya verilen dava konusu taahhüdün bu adi ortaklık ve müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, davalılar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin davacı ile ... arasında yapılan satış sözleşmesinden 12 gün sonra imzalanmış olması nedeni ile müvekkilini bağlamadığını, davalılar arasında akdedilen adi ortaklık sözleşmesindeki yükümlülüklerin ... gayrimenkul tara- fından yerine getirilmediğini, adi ortaklığın amacı olan projenin başlatılamadığını, ... gayrimenkule adi ortaklığı temsil yetkisi verilmediğini, bu sebeple adi ortaklığı bağlayıcı işlem yapmasının mümkün olmadığını, ... gayrimenkulün hiç bir şekilde plot ortak yahut temsil selahiyeti olan bir ortak olmadığım, adi ortaklık sözleşmesinin temsil ve ilzam maddesinde "her üç ortağın temsilcisinin imzasının olmadığı bir taahhüdün ortaklığı borç altına sokmayacağı"nın belirtildiğini, resmi şekilde yapılmayan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'nin geçersiz olduğunu, ... gayrimenkulün müvekkilini de mağdur ettiğini...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT : Dava, ---sözleşmesi nedeniyle verilen hizmet bedelinin ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ...--- Taraf ehliyeti bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, ---- medeni haklardan yararlanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır. Buna göre medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek yada tüzel kişi davada taraf ehliyetine sahip kabul edilmelidir. 6098 sayılı TBK 620 vd.maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Adi ortaklığa karşı açılacak davaların ise adi ortaklığın bütün ortaklarına karşı açılması gerekmektedir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.03.2013 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asli müdahale talep eden ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: KA R A R Dava, 08.08.1993, 21.04.1992, 04.05.1992 ve 02.04.1992 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalıların duruşmaya gelmedikleri ve beyanda bulunmadıkları anlaşılmıştır. Mahkemece, davalıların dava konusu taşınmazdaki paylarını davacıların murisi ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/315 Esas KARAR NO:2024/301 DAVA:Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/04/2022 KARAR TARİHİ: 02/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ taşınmazın sahibi olduğunu, ----arasında ------ imzalandığını bu sözleşmeye göre arsa sahibi olan şirket tarafından hasılat paylaşımı yapıldığını, ---- adi ortalığı ticari işletmesi inşaatını tamamladığını, davacı asilin inşaat alanında bulunan satış için yetkili kılınan kişiler ile görüşerek ---- mahallesi --------Sözleşmesi ile satın aldığını, gerekli ödemenin gününden önce bankaya ödeme yaptığını ancak arsa sahibinin diğer tüm alıcılara ihtarname göndererek gerçeğe aykırı sözleşme yapmak ile suçladığını ve suç duyurusunda bulunacaklarını ve tapu devrini yapmayacaklarını belirttiğini arsa sahibinin ve yüklenicinin...
Tescil bütün ortaklar adına yapılmalıdır. Tapu Sicil Tüzüğünün 28/V. hükmü de, el birliği mülkiyette el birliğini doğuran neden, malik olmasının ortak paranteze alınmasından sonra belirtilir şeklindedir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından Ticaret Siciline tesciline de imkân bulunmamaktadır. Ticari işletmeyi bir adi ortaklık olarak işleten gerçek kişiler tacir sıfatına sahip olacağından (TTK 12/3 ve TTK 40/1) gereğince her adi ortaklık ortağının ticari işletmeyi kendi adına ayrı ayrı ticaret siciline tescil ettirmesi gerekir (Bkz. Adi Ortaklık Doç. Dr. Oruç Hami Şener Loof sy. 155 ve devamı). Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 44. maddesine göre Katma Değer Vergisi gerçek veya tüzel kişi mükellefler adına tarh olunur. Eş söyleyişle, vergi mükellefiyetliği açısından tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklıkta her bir ortağın ayrı olarak vergi mükellefliği bulunmaktadır....


