Davacılar vekili asıl davada; davacıların murisi Ercüment'in 01.06.1978 tarihinde davalı ... ve dava dışı ...ile bir araya gelerek, “Hürkar Pide Kebap Salonu” adı altında bir müesseseyi, düzenlenen yazılı ortaklık sözleşmesi hükümlerine uygun bir şekilde işletmek üzere adi ortaklık tesis ettiklerini, Ocak 1995 tarihinde vefat eden Ercüment'in kanuni varislerinin asli ortak olarak ortaklığa devam ettiklerini, diğer ortak Yaşar'ın sonradan hissesini davalıya devrettiğini, işyerinin yüksek cirolu ticari işletme olduğunu, muris Ercüment'in kalp hastası olması nedeniyle, gerçek kar miktarı ve marjını araştırmadan davalının tek taraflı hesaplarla belirlediği rakamlar doğrultusunda ortaklık kâr payını almak zorunda kaldığını, ayrıca davalının 10.07.1996 tarihinden itibaren ortaklık kar payı ödemesini yapmadığını, buna karşılık ortaklıktan elde ettiği ve dağıtmadığı kâr payları ile ticari deposu olan bir dükkan satın aldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ticari...
Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Yine TBK'nın 622 ve 623. maddesinde (818 sayılı mülga BK.'un 522. ve 523. maddesinde) ortakların ortaklığa ait bütün kazançları aralarında taksim etmekle yükümlü oldukları, aksine bir anlaşma olmadıkça her ortağın, kâr ve zarardan hissesinin eşit olacağı belirtilmiştir. Buna göre, adi ortaklıkta, ortağın kişisel alacaklıları borçlu ortağın şirketteki kâr payını veya adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payını haczettirebilir. Ayrıca adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla, bir ortağın alacaklıları haklarını ancak o şerikin tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler, ancak şirket sözleşmesinde bu kuralın aksi de kararlaştırılabilir....
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan 24.03.2011 tarihli protokolde büfe toplam bedelinin 70.000,00 TL olarak belirlendiği, ortaklığın yarı yarıya olduğu, davalının 35.000,00 TL vereceği, büfe açılmadan önce ortakların her birinin 5.000,00 TL mal alacağı, davacının alacağı 5.000,00 TL'lik malı da davalının davacı adına alacağı, davalının davacıya vereceği 35.000,00 TL'den alınan 5.000,00 TL'lik mal bedelinin düşüleceği ve davalının davacıya 30.000,00 TL borcu kalacağı, büfenin maliye kaydının davalı adına olacağı, eğer ortak tarafından kabul edilmezse verilen 10.000,00 TL'nin iade edilip ortaklığın feshedileceği, davacıya davalı tarafından ödenecek olan 30.000,00 TL'nin 15.000,00 TL'sinin kredi çekildiğinde geri kalan 15.000,00 TL'sinin parça parça yıl içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, söz konusu sözleşmenin "Adi Ortaklık Sözleşmesi" niteliğinde olduğu, bir ortak tarafından kâr payının...
Yönetimde %1 iş ortaklığında ortaklık payı olduğu, Davacı tarafından tasfiyesi istenen iş ortaklığı için açılan dava tarihi 13.08.2020 olmakla beraber, İş ortaklığının tasfiye tarihi itibari ile en yakın tarihli (tasfiye sürecine girilen) 30.09.2021 tarihli Son Bilançoya göre taraflar arasındaki iş ortaklığındaki sermaye oranlarına göre ... Ltd. Şti'nin payına düşen tutarın 262.630,13 TL ve diğer ortak Yönde Yönetime düşen payda düşen tutarında 2.652,83 TL olacağı," şeklinde değerlendirmelerini yapmışlardır. Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olup, haklı sebeplerin bulunması halinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla ortaklığın sona erebilecektir. Adi ortaklık sözleşmesinin haklı sebeple feshi için ortaklık süresinin önemi bulunmamaktadır....
Mahkemece taraflar arasında adi ortaklık bulunduğu,bu ortaklığın 1993 yılında son bulduğuna göre alacağın ortaklığa ilişkin olması halinde BK 126/4 maddesi gereği 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu,senette yazılı alacağı ispatlaması gereken davalının alacağını kanıtlayacak yazılı belge sunamadığı gibi davacıya yemin de teklif etmeyeceğini bildirdiğinden davalının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında Muğla İli Kazıklı Koyu'nda balık çiftliği işletme hususunda 18/04/1992 tarihli ön sözleşme ile ortakların hisse oranlarını gösteren 02/05/1992 2010/18103 2011/13177 tarihli mukavelelerin imzalandığı ve buna göre taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, davalının da 1993 yılında ortaklıktan ayrıldığı ve takibe konu senedin boş olarak düzenlenip davalıya verildiği ve davalı tarafından doldurularak icra takibine konulduğu dosya kapsamı ile sabittir....
Hukuk Dairesin'nin 16.06.2011 tarih ve 2010/18511 Esas-2011/9629 Karar sayılı ilamı ile ".... taraflar arasında mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, Borçlar Kanununun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir adi ortaklık ilişkisinin olduğunun kabulü gerekir. Davacı, ortaklığın feshi nedeni ile ortaklığa ait gelirin paylaştırılmasını eldeki dava ile talep ettiğine göre, bu talebi ortaklığın feshinin yanında tasfiye istemini de kapsamaktadır. Adi ortaklığın ise ne şekilde sona ereceği B.K.nun 535. maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da 538 ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. B.K.nun 535/7. madde ve bendi gereğince mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığın mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir. Tasfiyenin B.K.nun 538....
Talepte bulunanın kar payının tahsiline ilişkin açacağı davanın aynı zamanda adi ortaklığın tasfiyesi talebini de içereceği, adi ortaklık sözkonusu olduğundan adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesi halinde, tasfiyenin TBK.nun 642. ve devamı maddelere uygun şekilde gerçekleştirilmesinin temini için adi ortaklık malvarlığının muhafazası yönünden gerekli tedbirlerin alınması zorunludur.Ancak somut olayda ; davacı, davalı şirketlerde hissedarlığının tespiti ve hisselerin kendi adına tescili veya alacak talep etmektedir. Taraflar arasında adi ortaklık bulunduğu iddiası ileri sürülmekle, adi ortaklığın malvarlığının korunması için her ne kadar tedbir kararı verilmesi mümkün olabilmekte ise de ,davada tedbir kararı verilmesi istenen hisselerin bu anlamda adi ortaklık malvarlığına dahil olduğu şeklinde bir iddia sözkonusu olmadığı gibi, mahkemenin ara karar gerekçesinde yazılı hususların tesbiti gerektiği, ayrıca Adi Ortaklık Sözleşmesinin içeriğini oluşturan davalı ... Tic. Ltd....
Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesi de göz önüne alındığında davacı ile davalı ... şirketi arasında adi ortaklık sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerekir. Bu halde, ilk derece mahkemesince, davalı ... şirketi yönünden davanın pasif husumetten reddi kararı hatalıdır. 2-b) Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi, ortaklığın faaliyetlerinden dolayı uğranılan zararın veya kar payının talep edilmesi; aynı zamanda ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturulmalıdır. Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639. maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir....
Karar tarihine ne yakın değerler üzerinden yapılan hesaplama sonucunda alınan 12/11/2021 tarihli tasfiye ek raporunda; davacının adi ortaklıktan 25/08/2009 dava tarihinde %50 hissesine 53.645,43 TL kar payı dava tarihine en yakın 05/11/2021 tarihinde 321.037,49 TL güncel değere ulaştığı kanaatini bildirmişlerdir. Son ek rapor oluşa ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Asıl ve birleşen davalar, adi ortaklığın tasfiyesi, ortaklık/kar payı, cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında su bayisi işletmesine ilişkin 17/06/2008 tarihli protokol ile adi ortaklık kurulduğu, davacının 21/05/2009 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini beyan ettiği, ortaklık/kar payının ve cezai şartın tahsili amacıyla eldeki asıl davayı açmış, birleşen davada da diğer ortak birleşen davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile uğranılan zararın tahsilini talep etmiştir....
Adi ortaklığı oluşturan diğer ortakların muvafakati de bulunduğu ve taraflar arasındaki ortaklık payı devir sözleşmesinde davalının adi ortaklıktaki payının tamamının hiçbir istisna olmaksızın devredildiği gözetildiğinde, bu taşınmazlar, taraflar arasındaki ortaklık payı devir sözleşmesinin içeriğine dahildir. ... Ortaklığı ile ... arasında imzalanan 05/01/2016 tarihli protokol ile aynı taraflar arasında imzalanan 14/01/2016 tarihli ek protokol hükümleri, adi ortaklardan ... ve ...'in adi ortaklık hesabına ancak kendi adlarına taşınmaz edindikleri hususu değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazların adi ortaklığa dahil olduğu sonucunu değiştirmeyecektir.Davalı tarafından sunulan mütalaa ile bilirkişi raporu arasında çelişki olduğu ileri sürülmüş ise de, öne sürülen çelişki özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir hususa ilişkin olmayıp, hakimin hukuki bilgisi ile taktir edilebileceğinden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmamasında bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır....


