Borçlu şirkete yapılan ödeme emri tebligatının, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerine aykırı olduğu ve dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmış olup, mahkemece de tebligatın usulsüzlüğü kabul edildiğine göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekirken, HMK'nun 26. maddesine de aykırı olarak, talep olmadığı halde icra takibinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Sanayi ve ...Şirketi aleyhine lan işbu takip nedeniyle şikayetçiye, İİK'nun 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiğini ve takibe borçlu olarak eklendiğini, oysa şirket ortağının, borçlu şirket yönünden üçüncü kişi sayılamayacağını ileri sürerek haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/1. maddesine göre; hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna lan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi...
Haciz İhbarnamesi gönderildiğini, müvekkili Banka tarafından, ekteki cevabi yazılar ile süresi içerisinde 1. Haciz İhbarnamesine cevap verildiğini, cevabi yazıda; dosya borçlusu ... 'nun tüm şubeler nezdinde herhangi bir hak ve alacağı olmadığı gerekçeli olarak bildirildiğini, birinci haciz ihbarnamesi cevabını 18/05/2022 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına gönderdiğini, müvekkili bankanın ekli cevabi yazısına rağmen müvekkili bankaya 2. Haciz İhbarnamesi gönderildiğini, müvekkili bankaya gönderilen bu haksız ikinci haciz İhbarnamesine karşılık müvekkili banka yine ekte sunulduğu üzere 28/06/2022 tarihli cevabi yazıda dosya borçlusu olan ......
araca haciz işlendiği, tüm bankalara da haciz ihbarnamesi gönderildiği öğrenildiğini, usulüne aykırı olduğu yönünde 15.06.2021 tarihinde .......
Gıda A.Ş'den olan alacağına karşılık olarak aldığı çekler nedeniyle ihtiyati haciz kararları sonucu takipler başlatıldığını, borçlu şirketin alacaklı olduğu .... Grossmarket Ltd. Şti.'ne haciz ihbarnamesi gönderildiğini, daha sonra üçüncü kişi ....Grossmarket'in, 363.453,33 TL'yi alacaklı K.. Ö..'ın dosyasına gönderdiğini, paranın, sıra cetveli düzenlenmeden çekildiğini, daha sonra gönderilen 392.453,13 TL için sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetvelinde, henüz kesinleşmeyen dosyaların kesinleştirilmiş gibi gösterildiğini, ayrıca yapılan sıra cetvelinde 316.896,90 TL'nin alacaklısı K.. Ö.. olan 2012/4886 sayılı dosyadan kalan 75.493,23 TL'nin ise aynı alacaklıya ait olan ve 7. sırada yer alan 2012/4887 sayılı dosyadan ödenmesine karar verildiğini, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, öncelikle K.. Ö..'a ilk gelen paranın ödenmesine ilişkin işlemin iptaline, Antalya 13....
- K A R A R - Davacı vekili dava dışı borçlu şirkete ait taşınırların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalının ödeme emri tebligatının usule aykırı biçimde yapıldığını, haciz ve muhafaza için 1.484.-YTL. masraf yapmalarına rağmen davalı yana satış masrafı olarak gösterilen 1.005.35 YTL. ayrıldığını ileri sürerek usulsüz tebligatın, fahiş satış masrafının ve garamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ödeme emrinin usulüne uygun biçimde tebliğ edildiğini, haczin davacı ile aynı yerde ve zamanda yapıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İcra Mahkemesi'nce usulsüz tebligata ilişkin şikayetin kabulüne, ıttıla tarihinin 28.10.2003 tarihi olarak tesbitine; hukuka uygun bulunan sıra cetveline itirazın kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, icra dosyası kapsamda müvekkili şirkete birinci haciz ihbarnamesi gönderilmiş ve gönderilen birinci haciz ihbarnamesi müvekkili şirkete 01.07.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, birinci haciz ihbarnamesine süresinde beyanda bulunulduğunu, anılan haciz ihbarnamesinin müvekkili şirkete ulaşması üzerine müvekkili şirket yetkilileri borçlu davalı yetkilileri ile irtibata geçildiğini, müvekkili şirket ile aralarındaki iş ilişkisinin bozulmasından çekinen davalı borçlu, işbu icra dosyası kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesinin fek edileceğini müvekkiline bildirdiğini, bunun üzerine davalı alacaklı 21.07.2020 tarihinde Ankara ... Müdürlüğü' nün ......
a 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnameleri gönderildiği, şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunda; 89/1 ihbarnamesine şikayetçi tarafından süresinde itiraz edilmesine rağmen 89/2 ihbarnamesi gönderilmesinin usulsüz olduğunu ileri sürerek 89/2 ihbarnamesinin iptalini talep ettiği, mahkemece 89/1 ihbarnamesine süresinde itiraz edilmiş olduğundan 89/2 ihbarnamesi gönderilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile 89/2 ihbarnamesinin iptaline karar verildiği görülmüştür. HMK'nun 165/1. maddesine göre; bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına kadar yargılama bekletilebilir. Somut olayda; .......
Bu hükümle, üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi tebliğ edilmek suretiyle söz konusu mal, alacak ve hakların haczine imkân tanınmış, tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine üçüncü kişinin itiraz yolu açık tutulmuştur. Kendisine birinci haciz ihbarnamesi gönderilen kimsenin, bu haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi halinde, mal yedinde ve borç zimmetinde sayılır. Üçüncü kişinin ihbarnameye süresi içinde itiraz etmesi halinde, usulüne uygun bir haczin varlığından bahsedilemez. Elinde borçluya verilmesi gereken bir mal ya da para bulunan üçüncü kişinin, gerçeğe aykırı itirazı halinde dahi hacizden söz edilemez ve alacaklının hakları ancak aynı yasanın 89/4 ve 120/2. maddeleri çerçevesinde korunabilir. İİK’nın 89. maddesi, kural olarak, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki bir hukuki ilişkiden kaynaklanacak (müstakbel) alacaklar için de uygulanabilir....
Alacaklı, borçlunun üçüncü kişi nezdindeki alacaklarının haczini İİK 89. maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi ile talep edebileceği gibi üçüncü kişiye haciz müzekkeresi çıkarılmasını talep etmesinde de yasal bir engel söz konusu değildir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca şikayetçi 3. kişinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21....


