Sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığı ve işbu dava neticesinde davacının 15.000 TL manevi tazminat ödemesine hükmedildiği, davacı, mahkeme ilamına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş olmasına rağmen manevi tazminat tutarını dosyaya teminat olarak yatırmak yerine dosyanın kesinleşmesini beklemeksizin dava dışı ...'e ödediğini, konu dosyaya ilişkin istinaf incelemesi halen devam etmekte olduğu, manevi tazminata ilişkin hükmün henüz kesinleşmediği, Buna rağmen davacı icra tehdidi altında ödeme yaptığını iddia ederek müvekkil aleyhine İzmir 28. İcra Müdürlüğünün ......
Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun’un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.” 3....
Hukuk Mahkemesinin 2004/98, 1992/665 ve asliye 2. hukuk mahkemesinin 1994/42 sayılı dosyalarına gelen belgelerden çekişmeli taşınmazın 75 ada 42 sayılı parselin ifrazından oluştuğu ve 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükmüne göre yapılıp kesinleşen Sığırlık ve Taşkaldıran Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1982 yılında Orman İdaresince yapılan aplikasyon işleminin kesinleştiği ve bundan sonra çekişmeli 75 ada 76 numaralı parselin beyanlar hanesine orman olduğu konusunda şerh konulduğu, 6831 sayılı Orman Kanununun 16. maddesi gereğince "Devlet Ormanları hudutları içinde, mevzu hükümlere göre maden ocakları araştırma veya işletme ruhsatnamesi ve imtiyazı verilebilmesi için Ziraat Vekaletinin (şimdi Çevre ve Orman Bakanlığı) mufavakatının alınmasının şart olduğu, ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, alacak olanların işe başlamadan evvel çalışma sahalarını Orman İdaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, Orman İdaresinin göstereceği tedbirleri almaya mecbur...
Somut olayda davacılar ... ... ve diğerleri dava dilekçelerinde, kökte 198 ada 106 parsel olup daha sonra mahkeme kararlarıyla yapılan ifrazlar neticesinde dava konusu 198 ada 1114, 1116, 1144,1035 ve 1128 parsel sayılı taşınmazlara dönüşen taşınmazın murisleri ... ... adına kayıtlı iken hükmen Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu 1128 parselin 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılmış olması nedeni ile bedelsiz iadeye ilişkin 6292 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında Hazine adına olan tapusunun iptalini davacıların miras payları oranında davacılar adına tescilini olmadığı takdirde ise tazminat ödenmesini talep etmektedir. Dolayısıyla, eldeki davanın hukuki dayanağı ve sebebi 6292 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki bedelsiz iade müessesesidir. Nitekim davacılar, dava dilekçesinde dava öncesinde bu istemle idareye başvurduğunu ancak sonuç alamadığını dile getirmektedir....
İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tapu ve kadastro çalışmaları sonucunda 1981 yılında davacı adına tescil edildiği ve tapusunun düzenlendiği, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bunun kesinleştiği, dava konusu taşınmazla ilgili açılan dava konucunda verilen sulh hukuk mahkemesi kararıyla taşınmazın hazine adına tesciline karar verildiği, 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre, bu şekilde hazine adına tesciline karar verilen taşınmazların ilgilileri tarafından iki yıl içinde idareye başvuru yapılması durumunda bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine ve kanuni mirasçılarına iade edileceğinin belirtildiği, davacı adına kayıtlı iken hazine adına tescil edilen dava konusu taşınmazın bu kapsamda olduğu, dolayısıyla kanuni süresi içinde başvuruda bulunan davacıya söz konusu taşınmazın bedelsiz olarak iade edilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı...
Şu durumda; anılan davalının kastının bulunmaması, olay tarihindeki mevsim koşulları ve davalının yangını söndürmek için çabalaması gözetildiğinde hükmedilecek tazminattan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. maddeleri gereğince uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2/a-b-c) bentlerinde açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince davalılardan ... yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalılardan ...’in diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e geri verilmesine 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şu durumda; anılan davalının kastının bulunmaması, olay tarihindeki mevsim koşulları ve davalının yangını söndürmek için çabalaması gözetildiğinde hükmedilecek tazminattan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. maddeleri gereğince uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2/a-b-c) bentlerinde açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince davalılardan ... yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalılardan ...’in diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e geri verilmesine 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi karşı davacı ... ve karşı davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Orman Yönetimi tarafından sunulan 31.10.2013 havale tarihli dava dilekçesi ile; dava konusu ... köyü 52 parsel nolu taşınmazın 1950 yılında koru ve fidanlık vasfı ile senetsizden haksız iktisap yoluyla gerçek şahıslar adına tescil edildiğini, idarelerince yapılan teknik inceleme neticesinde söz konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit tutanak ve haritalarına göre orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini, taşınmazın içinde bulunduğu alanda ilk orman kadastro işleminin 6831 sayılı Kanun gereğince 124 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1996 yılında yapıldığını ve itiraz edilmeden kesinleştiğini, mezkur taşınmazın...
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman alanı dışında bırakılmıştır. Mahkemece, davacıların tutunduğu 1289 Yoklama tarih 367 numaralı 2757 m2 yüzölçümündeki, sınırları; Nehir, Dere, Kurt Geçeceği ve ... olan tapu kaydı taşınmaza uysa bile kaydın değişir sınırlı olduğu, bazı sınırların 106 ada 1 parsel sayılı orman içinde kaldığı ve tapunun 4785 sayılı Kanun karşısında hukuki değerinin bulunmadığı doğru olarak belirlenmişse de; diğer yönlerden yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir....
Maddesine göre üyeler arası hak ve vecibelerde eşitlik ilkesini sağlamada şüpheden uzak, anlaşılır, kesin ve güvenilir bir şekilde uygulanmasını sağlayacak kura çekiliş işlemi mevcut olmadığından kooperatifler ulamasına göre tazminat talebinin doğabileceği, bu durumda teknik değerlendirme bölümünde verilen hesaplamalar dikkate alınarak tazminat hesabının ----- bilirkişi tarafından yapılabileceği hususunun ------ takdirinde olduğu, ancak--------- itirazı, üyelerin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde yapmadığı, ----- tarihinde davacıların da katıldığı genel kurul toplantı tutanağına muhalefet şerhi düşülmediği ve iptali amaçlı dava açılmadığından şerefiye kararının verildiği genel kurul kararı tüm ortakları bağladığından İtiraz amaçlı dava açma süresi yönünden tazminat talebinin verinde olup olmayacağının kanun ve ana sözleşme yönünden hukuk değerlendirmesini tamamen sayın mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir....


